15 Temmuz Etkinliklerle Anılıyor
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Haberler

15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü etkinlikleri kapsamında Kaymakamı Adem Topaca, şehit aileleri ve gazilerimizi ziyaret etti.
Ziyaretlerde şehitlerimiz rahmet ve minnetle anılırken, kahraman gazilerimize sağlıklı ve huzurlu bir ömür temennisinde bulunuldu. Devletimizin her zaman şehit aileleri ve gazilerimizin yanında olduğu vurgulandı.
Kaymakam Adem Topaca, Emirdağ Belediye Başkanı Serkan Koyuncu ve Gömü Belediye Başkanı Ramazan Eryıldız ile birlikte ilçe esnafını ziyaret ederek esnaflarla tanıştı, hayırlı işler ve bereketli kazançlar diledi.
Ardından, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü etkinlikleri kapsamında düzenlenen resim sergisini ziyaret ederek sergiyi gezdi
Kaymakamımız Adem Topaca Görevine Başladı
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Haberler

17 Haziran 2026 tarihli ve 2026/148 sayılı Cumhurbaşkanlığı Mülki İdare Amirleri Atama Kararnamesi ile Emirdağ Kaymakamlığı görevine atanan Kaymakam Adem Topaca, görevine resmen başladı.
Kaymakam Topaca, Hükümet Konağı'nda kurum amirleri tarafından karşılanırken, karşılama programının ardından ilçede yürütülen kamu hizmetlerinin değerlendirildiği kapsamlı bir koordinasyon toplantısı gerçekleştirildi.
Toplantıda; ilçede devam eden yatırımlar, planlanan projeler, kamu hizmetlerinin mevcut durumu ve kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesine yönelik çalışmalar ele alındı. Vatandaşlara sunulan hizmetlerin daha etkin, hızlı ve verimli bir şekilde yürütülmesi amacıyla yapılacak çalışmalar hakkında görüş alışverişinde bulunuldu.
Toplantıda kurum amirlerine hitap eden Kaymakam Adem Topaca, kamu hizmetlerinde uyum, koordinasyon ve ekip çalışmasının önemine dikkat çekerek, tüm kurum müdürlerine görevlerinde başarılar diledi. İlçenin gelişimi için ortak akıl ve iş birliği içerisinde çalışacaklarını ifade eden Topaca, vatandaş odaklı hizmet anlayışıyla hareket edeceklerini vurguladı.
Yeni görevine başlayan Kaymakam Adem Topaca'nın önümüzdeki dönemde eğitim, sağlık, altyapı, sosyal hizmetler ve kalkınma projeleri başta olmak üzere Emirdağ'ın gelişimine katkı sağlayacak birçok çalışmaya öncülük etmesi bekleniyor.
Emirdağ 19. Buluşmaya Hazırlanıyor
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Haberler

Yıllardır hasretin, özlemin ve kardeşliğin buluşma noktası olan Emirdağ Gurbetçi Festivali hazırlıkları
başladı. 26 Temmuz - 2 Ağustos 2026 tarihleri arasında Emirdağ Otogarı’nda gerçekleştirilecek
festivalin 19. Düzenleniyor. Bir hafta boyunca birbirinden değerli sanatçıları, renkli etkinlikleri ve
unutulmaz anları Emirdağlılarla buluşturacak.
Yurt içinden ve yurt dışından binlerce vatandaşın bir araya geleceği bu büyük buluşmada; müzik,
eğlence ve memleket hasreti aynı sahnede yaşanacak. Festival boyunca her akşam saat 19.30’da Ezgi
& Oralat sahne alırken, merakla beklenen ana sahne programı ise şu şekilde açıklandı:
Bir Gurbetçimizin Serzenişi
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Haberler

-- Eskiden kapısını çaldığımız komşular vardı.
-- İnsanımızın yeniden güzelleşmesini istiyorum.
Ben Türkiye'de doğdum.
Bu topraklarda yürümeyi öğrendim. İlk arkadaşlıklarımı burada kurdum. Çocukluğumun kokusu, annemin sesi, babamın nasırlı elleri, mahallenin sokakları hep bu memlekete ait.
Sonra hayat beni genç yaşta Belçika'ya götürdü.
Neredeyse elli yıl geçti...
Ömrümün büyük kısmı gurbette geçti ama kalbim hiçbir zaman Türkiye'den ayrılmadı.
Her bayramda, her ezan sesinde, her Türk bayrağını gördüğümde içimde tarifsiz bir özlem büyüdü.
"Bir gün memleketime döneceğim..." diye yaşadım.
Yıllarca bunun hayalini kurdum.
Ama bugün anlıyorum ki insan bazen doğduğu yere dönebiliyor; çocukluğuna ise asla...
Her gelişimde sokaklar aynı sokaklar gibi görünüyor.
Dağlar aynı dağlar...
Deniz aynı deniz...
Ama insanlar...
İnsanlar sanki başka insanlar olmuş.
Eskiden kapısını çaldığımız komşular vardı.
Şimdi kapısını çalmaya çekindiğimiz insanlar var.
Eskiden güven vardı.
İlker DURAN
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Haberler

1967 yılında Emirdağ ilçesinde doğan Dr. İlker Duran; bilimin gücünü, stratejik yönetim vizyonuyla birleştiren çağdaş bir girişimci profilini temsil etmektedir. 1991 yılında Gazi Üniversitesi Kimya Fakültesi’nden mezun olan Duran, teorik bilgisini ticari deha ile harmanlamak adına İşletme alanında yüksek lisans ve doktora (Ph.D.) derecelerini tamamlamıştır. Akademik birikimini sahaya yansıtarak, bilimi sanayiye dönüştüren vizyoner bir yolculuğa imza atmıştır.
İlker Duran adı, sıfırdan küresel markaya yükselen ve kurduğu ‘’İlkom’’’la bir girişimcilik serüveninin hikâyesidir.
İlker Duran, mezun olduğu 1991 yılında büyük bir cesaretle kendi kimya şirketini kurarak girişimcilik dünyasına adım atmıştır. Sektördeki açıkları ve geleceğin trendlerini doğru analiz ederek, tek bir ürünle başladığı serüvende İlkom’u bugün Türkiye’nin gurur duyduğu ulusal ve uluslararası bir marka haline getirmiştir.
İlklere İmza Atan Yenilikçi (İnovasyon) Ruhu: Girişimciliğin temel taşı olan "fark yaratma" ilkesiyle hareket eden Duran, Bursa’da ilk hijyenik ıslak mendil tesisini kurarak öncü olmuştur. Değişen pazar dinamiklerini ve kurumsal ihtiyaçları öngörerek yine Bursa’da bir ilk olan özel logo baskılı hijyenik el temizleme mendili üretim tesisini hayata geçirmiş ve sektöre yeni bir soluk getirmiştir. Dr. İlker Duran'ın girişimcilik anlayışının temelinde; değişimi önceden görebilmek, cesaretle yatırım yapmak ve sürekli yenilik üretmek yer almaktadır. İnovasyon, sürdürülebilir kalite ve müşteri memnuniyetini temel alan yönetim anlayışı sayesinde İlkom, ulusal ve uluslararası pazarlarda güvenilir bir marka haline geldi.
İlkom, küresel pazarda bir Türk markasıdır. Sınırları aşan bir vizyonla hareket eden İlker Duran, İlkom çatısı altında bugün 20 ülkeye ihracat gerçekleştirmektedir. Kolonyadan dermo-kozmetiğe, antibakteriyel ürünlerden medikal temizlik havlularına kadar geniş bir inovatif ürün yelpazesiyle, aylık ortalama 3 milyon adet ürünü dünya pazarlarıyla buluşturmaktadır.
Bu ezber bozan girişimci başarı, 2010 yılında Tüketici Akademisi tarafından düzenlenen 23. Uluslararası Tüketici Zirvesi’nde "Tüketici Kalite Ödülü" ile taçlandırılmıştır.
KERBELÂ’NIN HÜZNÜ
- Ayrıntılar

Bir gün Cebrâil gelmişti nûrlu huzura
Hüzünler düştü bir anda Fahr-i Kâinat’a
Dedi Yâ Resûlallah sabret duyduğun sırra
Hüseyin’in yolu düşer Kerbelâ çölüne
Öptü kokladı torununu bağrına bastı
Mübarek gözlerinden inci yaşları aktı
Ashabı hayret etti gönülleri de şaştı
Hüzünler çökmüştü Nebî’nin nûrlu yüzüne
Bu canım yavrum buyurdu şehit düşecektir
Susuz çöller içinde canları verecektir
Ümmetimde ne yazık onlara kıyacaktır
Kanı güle dönecek Kerbelâ’nın yurdunda
TÜRK EDEBİYATINDA KERBELA
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Ahmet Urfalı

Kerbela; üzüntü gam, bela, belalı yer, kahramanlık makamı anlamındadır. Kerbela, Hicri 10 Muharrem, Miladi 10 Ekim 680’de 73 canın zalimler tarafından hunharca şehit edildiği yerin adıdır. Âşıkların matem günü olarak anılan Kerbela, İslam’ın önemli kırılma noktalarından biri olarak tarihte yer almıştır.
Türk Edebiyatında Kerbela matemini ve Ehl-i Beyt sevgisini işleyen şiirlere; muharremiye, maktel, firkatname, taziyetname, mersiye, ağıt ve sagu denilmektedir. Kerbela hadisesi; Maktel-i Hüseyin, Vaka-yi Kerbela, Kitab-ı Kerbela, Kerbela-name, Dastan-ı Kerbela ve Muharrem-name adlarıyla kitaplara başlık olmuştur.
Kerbela Olayı, Türk Edebiyatında 1362’de Kastamonulu Şazi tarafından Dasitan-ı Maktel-i Hüseyin adiyle ilk defa yazılmıştır. Türk halk ve divan edebiyatında pek çok şair ve yazar tarafından ele alınan bu konu, günümüzde de işlenmektedir. Kerbela, sadece edebiyatta değil, sanatın pek çok alanında konu olarak seçilmektedir.
Barış ve esenlik manasında bulunan İslam, maalesef gözünü hırs, intikam, kin, nefret bürümüş, iktidar zalimleri tarafından kana bulanmıştır. Türk edebiyatında mazmun, halk dilinde kalıp olarak yer bulan Hüseyin masumiyetin, Yezit ise zalimliğin sembolü olmuştur.
Kerbela, zulme biat etmek değil başkaldırmaktır. Kerbela, ihanete karşı sonu ölüm de olsa bağlılık göstermenin yeridir. Kerbela, aç ve susuz bırakılmaktır.
Türklerin müslüman olmadan önce cereyan eden Kerbela olayı, Müslüman olduktan sonra milletimizi derinden etkilemiştir. Mazlum ve masum olanların yanında yer almayı her zaman önde tutan atalarımız, bu olayda da Hz. Hüseyin’den yana davranışını göstermişlerdir. Türk milleti, ‘’İnsan sevdikleriyle beraberdir.’’ ilkesi uyarınca Ehl-i Beyt sevgisini izhar etmişlerdir.
Bu cümleden olarak Divan Edebiyatımızın büyük şairi Fuzuli;
’’ Benem Fâris ol Türk-i hancer-güzâr













