| 17 Ağustos Depremini Yaşadım |
17 Ağustos 1999,Ankara Altındağ İlçesi Karakum Mahallesi, Saat 02.59 Bilgisayarımın başında, yazı yazıyor ve televizyonda ATV'de Tayfun TALİPOĞLU'nun hazırladığı Bamteli programını izliyordum. Bir anda elektrikler kesildi. Televizyon ve bilgisayar kapandı. Oturduğumuz bina bir beşik gibi sallanmaya başladı. Hiç yerimden kıpırdamadan oturup, Ayetü'l-Kürsî'yi okumaya başladım. Ayete'l-Kürsî'yi nasıl okuduğumu anlatamam. Ardından dua etmeye başladım."Allah'ım affet, Allah'ım kurtar! " Diye dua etmeye başladım. Sarsıntının kesildiğini hissettiğimde:"Eşim Ümmü Gülsüm hanıma: " Deprem oldu, Deprem oldu." Kalk dedim. İnanamadı. Yemin ediyor: " Sabah duyarsın."diyordum. Çakmakla saate baktık Saat,03.00’ü gösteriyordu. Balkona çıktık. Gözümüzün görebildiği Saat 04.50 civârında, eşim beni uyandırdı. Herkes evlerinden dışarı çıkıyor, silâh atıp, korna çalıyorlar."dedi. Kızlarımız Nûr Betûl ve Rumeysâ Nûr'u alelacele giydirdi. Minder, paspas alarak, binamızın kuzeyinde yer alan Doğu Caddesi'nin kaldırımına inerek 40-45 dakika oturduk. Sabah ezanı okunduktan sonra:" Allah'ın dediği olur." Diyerek eve girdik. Sabah namazımızı edâ ettik. elektrikler kesik olduğu için depremle ilgili yeterli bilgi alamamıştık. Deprem sabahı, elektrikler olmadığı için küçük radyoma pil takarak dinlemeğe başladık.22.20'de canlı bağlantıdan 6.7 şiddetinde bir deprem meydana geldiğini, depremin merkez üssünün İzmit olduğunu ölenlerin sayısının 1174, yaralıların ise 6000'a yakın olduğunu öğrendik. Depremin zuhûr ettiği geceden sonraki gece bir iki titreme daha hissettik. Geceyi, eşimin babasının evinde geçirdik. 18 Ağustos 1999 Çarşamba Günü, TGRT Gölcük ilçesini gösteriyor, binalar, yıkılmış, yan yatmış, birbirine yaslanmış haldeydi ve hâlâ çoğu binanın altında insanlar vardı. Kanal 6 Haberine göre, 4000 ölen olduğu haber veriliyordu. Depremden en çok etkilenen İzmit İli Gölcük ilçesi idi. Haber merkezlerinin helikopterden çektiği görüntüler korkunç bir manzara sergiliyordu. Sadece büyük bir otelde binanın altında kalanların sayısı 300 ile ifade ediliyordu. Aynı ilçede, Deniz kuvvetlerine bağlı tesisler çökmüş, 250-300'e yakın asker de yıkılan tesislerin altında kalmıştı. 19 Ağustos 1999 saat 01.00'de Deprem'de Ölenlerin sayısı,4400'e ulaştı. Tüpraş'ın (Türkiye Petrolleri Anonim Şirketi ) üç deposu 3 gündür yaklaşık 45 saattır cayır cayır yanmaya devam ediyordu. Fransa'dan Almanya'dan ekipler gelerek enkaz altındakileri kurtarma çalışmalarına devam ediyorlardı. Çeşitli devletler maddî yardım kararı aldıklarını açıkladılar. 20 Ağustos 1999, Kanal 7'nin 15.00 haberlerinde, İHA görüntülediği manzaralar, insanın kanını donduracak bir hadîseyi ortaya koyuyordu. Tırlarla getirdikleri cenâzeleri kepçelerle çukurlara atıp, dozerlerle üzerlerini kapatıyorlardı. Haber spikeri, Zahit AKMAN:"Müslüman bir memlekette,83.000 görevlisi olan Diyanet Teşkilatı, bu işleri organize etmekten âciz mi ?"diye soruyor, Din Görevlileri Kültür Vakfı Başkanı ve Ankara Merkez Vâizi İsmâil KARAKAYA zaruretlerin bazı şeyleri mübâh kıldığını izâh etti. Ayrıca depremin Allah'ın kudret ve kuvvetini ortaya koyduğundan ve Allah'ın mülkünde mutlâk mutasarrıf olduğunu ifade etti."Yaratıcısının Allah olduğunu kabul ederse "Tabiat Kanunu" demesinde, bir sakınca yoktur, diye ifade etti. Efendim o bölgenin insanları azmıştır, Allah bunun için o bölgeyi cezalandırmıştır." Demek doğru olmaz. Zira o bölgenin insanlarından daha azgın bölgeler olabilir. Allah, bunlara mühlet veriyor demektir. 20 Ağustos 1999 Kanal 7, İskele Sancak Programı'nda açıklandığına göre, Devletin saat 20.00 itibariyle ölenlerin sayısı 10.009,Yaralıların sayısı 34.300 Ankara Altındağ İlçesi Karakum Mahallesi'nde, depremzedeler için açılan yardım kampanyasında,325.000.000 Lira para yardımı yapıldı. Eşim Ümmü Gülsüm hanım, kızlarımız Nûr, Betûl ve Rumeysâ Nûr'a,hiç giydirmediği elbiselerini hazırlarken : " Acaba bu elbiseleri hangi çocuk giyecek ?" diye düşündüm ve hüzünlendim. Mahallemizden ayrıca kuru gıda ve giyecek yardımı Zaman Gazetesi aracılığıyla Deprem Bölgesine gönderildi. 21 Ağustos 1999 Kanal 7 haberlerinin Başbakanlık Kriz masasından aldığı bilgiye göre ölenlerin sayısı 12.018,yaralıların sayısı,33.300,Prof. Dr. Beşir ATALAY'a göre, organizasyon eksikliğinden, depremzedelerde sessizlik, umutsuzluk hâkim. Kurtarabildikleri eşyalarını alıp oradan ayrılanları müşahede ettik. Show Haber'in Saat 11.00'de bildirdiğine göre 85 saat sonra Özge adlı küçük bir kız hiç bir yerinde bir çizik dahi olmadan kurtuldu. Emin İlhan Adlı bir genç tam 96 saat sonra Canlı kurtuldu." Dışarıdaki sesleri, kamyon seslerini, her şeyi duyuyordum. Sanki yanımda birileri vardı, onlarla konuşuyordum. Allah'a şükür kurtuldum." diyordu. Show Haber'in bildirdiğine göre cenazelerin üzerindeki altın, bilezik ve yüzükleri çalan 41 kişi yakalandı.Bu tip alçak adamlar,ölülerin üzerinden geçinmek istemektedirler. Ece adlı 4 aylık bir bebeğin deprem altından kurtulmasından sonra, torunlarının İstanbul'da hastanede olduğunu öğrenen dedesi ve ninesinin torunlarına kavuşması "Baban, annen yok kanadımız kırık kızım." demesi karşısında eşimle gözyaşlarımızı tutamadık. Rumeysâ Nûr'a ne kadar da benziyordu. Yüksel Er, 97 saat sonra sağ olarak kurtuldu. Gölcük'te iki kız kardeş 110 saat sonra sağ olarak kurtuldu. STV Şimdi Yardım Zamanı programında, saat 11.50" Keşke Kâinatın sahibini hatırlayabilsek." Diyorlar. Bu arada STV Barınma, Misafir Etme vb. yardımları organize etmeye çalışıyor depremzedelerle, yardımseverleri telefonla konuşturmak istiyor. Yardımseverlerin barınma konusunda depremzedelere tahsis ettiği evleri ve yerlerini kaç kişilik olduklarını ekrana getiriyor. Bunlardan en yüksek rakam ise Şefkat Derneğinin 5500 kişiyi istedikleri yerde barındırmak istemeleriydi. Çocuk bakmak isteyenler ve burs vermek isteyenlerin adları ekrana geliyordu. Gölcük'te, Semâ hemşire 85 saat sonra eşiyle beraber kurtuldu. 22 Ağustos 1999 Kanal 7 18.30 haberlerinin Başbakanlık Kriz Masası'ndan aldığı bilgiye göre,12.040 ölü, 33.495 yaralı olduğu açıklandı. Bugün Elazığ Karakoçan'da bu depremlerden bağımsız 4.3 şiddetinde bir deprem yaşandı. Adapazarı ve Sakarya civarında artçı deprem denen 5 sarsılma tespit edildiği bildirildi.
Gölcük'te,57 yaşında Felçli kadın Adalet ÇETİNÖZ 131 saat sonra enkaz altından çıkarıldı. Damla ÖZKAN adlı bir kız çocuğu 6 gün sonra sağ olarak çıkarılmış, anne babası aranıyor.7-8 yaşlarında enkaz altında kalan bir kız, durumunu:" Susamış ve acıkmıştım sürünerek gezerken Kur'ân-ı Kerîm'i yanımda buldum. Boynuma astım, artık açlık ve susuzluk hissetmedim." diyerek anlattı. Gölcük Derince'de Deniz 200-300 metre içeri girerek otel ve kahvehaneleri yutmuştur. Dalgıçların haber verdiğine göre Dipte cesetler mevcût.5 katlı bir otel'i yutmuş. Denizcilerin haberlerine göre:" Ağlarına, taşlar takılmış ve balıklar kavrulmuş." ATV Haber 22.00 Canlı yayında, Denizaltı görüntüleri ekrana geldi. İzmit, Kavaklı'daki Fay Hattını gösterdi.( Derince açılmış bir arabanın içine sığabileceği geniş çukur, uzun bir şekilde uzayıp gidiyor. Metresi belli değil.)Mehmet Akif KALABALIKOĞLU ve Ziya KALABALIKOĞLU'nun evleri deniz altında kalmış, ev sâhiblerini zillerinde yazan isimlerinden anlayabiliyoruz. |
Site Eklentiler
Arşiv
- Aralık, 2011
- Kasım, 2011
- Ekim, 2011
- Eylül, 2011
- Ağustos, 2011
- Temmuz, 2011
- Haziran, 2011
- Mayıs, 2011
- Nisan, 2011
- Mart, 2011
- Şubat, 2011
- Ocak, 2011
- Aralık, 2010
- Kasım, 2010
- Ekim, 2010
- Eylül, 2010
- Ağustos, 2010
- Temmuz, 2010
- Haziran, 2010
- Mayıs, 2010
- Nisan, 2010
- Mart, 2010
- Şubat, 2010
- Ocak, 2010
- Aralık, 2009
- Kasım, 2009
- Ekim, 2009
- Eylül, 2009
- Ağustos, 2009
- Temmuz, 2009
- Haziran, 2009
- Mayıs, 2009
- Nisan, 2009
- Mart, 2009
- Şubat, 2009
bütün semtlerin elektriklerinin kesilmiş olduğunu müşahede ettik. Huzursuz bir şekilde istirâhata çekildik. 
















