Haberler

Cumhuriyetin Fazileti

CumhuriyetBir toplumun geçmişten aldığı güçle geleceğe en sağlam şekilde ilerlemesini sağlayan ve toplumu toplum yapan temel ilkeler, milli ve manevi değerlerdir. Milletimiz bu iki değeri gerçek anlamda özümsemiş, yaşantısının bir parçası haline getirmiştir. Bu anlayış ile dinini, vatanını ve namusunu hiç kimseye çiğnetmemiştir.

Ecdadımızın gerçekleştirdiği son şanlı destan Kurtuluş Savaşı olmuştur. Dünyanın birçok yerinden gelmiş ordulara karşı “Ya istiklal ya ölüm” ilkesiyle mücadele etmiş ve aziz vatanımız düşmana bırakılmamıştır. Kurtuluş Savaşının sonunda kazanılan zafer neticesinde Devletimiz kurulmuş ve yönetim şekli olarak da Cumhuriyet ilan edilmiştir.

Cumhuriyetimiz, vatandaşların devlet yönetimine eşit olarak katılımını sağlamaktadır.  Temel hak ve hürriyetimizi güvenceye almaktadır. Ayrıca milli birlik ve beraberliğimiz açısından da birleştirici bir özellik taşımaktadır. Cumhuriyet, yönetimde halk ile istişare yapmanın adıdır. Çünkü Ülke yönetiminde söz sahibi olanlar kendi görüşlerini halka arz etmekte, halk ise kendisiyle istişare eden ve kendisinin istediği kişileri tercih etmektedir. Kur’an-ı Kerim inananların arasında bulunması gereken bu işleyişi şöyle bildirmektedir: “müminlerin işleri aralarında danışma iledir.”(1)
 Bir başka ayette ise Yüce Rabbimiz, bu konuda Hz. Peygamber (sav)’e ve bize, şöyle emreder: “İş konusunda onlarla müşavere et. Bir kere de karar verip azmettin mi, artık Allah’a tevekkül et, (Ona dayanıp güven). Şüphesiz Allah tevekkül edenleri sever.”(2)

Peygamber Efendimizin hayatında ve daha sonra dört Halife döneminde işlerin hep istişare ile çözüldüğü görülmektedir. Mesela, Bedir savaşında ordunun konuşlandırılacağı yer, ashap ile istişareden sonra belirlenmiştir. Bedir Savaşı’nda alınan esirlerin fidye karşılığında serbest bırakılması istişare ile karara bağlanmıştır. Yine Uhud savaşına çıkılması kararı istişare sonucunda alınmıştır. Peygamber Efendimizin vefatından sonra Devlet Başkanlığı seçimi de yine istişare ile olmuş, dört halifenin tamamının seçimi hep insanların seçimiyle gerçekleşmiştir.”(3)

Cumhuriyet halkın yönetime katılımını sağlamakta, seçimle iş başına gelenleri ehil bulmadığı zaman yine seçimle görevi başka insanlara vermektedir. İslam Dini de işin ehline verilmesini istemektedir. Hutbemin başında okuduğum ayette mealen şöyle buyrulmaktadır: “Şüphesiz Allah size emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor?“(4) Bugün huzurla yaşamımızı sürdürdüğümüz cennet vatanımız atalarımızın var güçleriyle düşmanlara karşı savunup, düşman işgalinden kurtarıp bizlere bırakılan bir emanettir. Bu emanete sahip çıkmak ve bir sonraki kuşağa aktarmak ise hepimizin boynunun borcudur.

 


(1) Şura Süresi, 42/38
(2) Al-i İmran, 3/159
(3) Hz. Muhammed ve Hayatı, Sh. 435, DİB Yay. Ankara, 1996.
(4) Nisa Süresi, 4/58
 

Yorum ekle

Küfür ve Hakaret içeren yorumlar, aynı ip den aynı habere gelen yorumlar eklenmeyecektir.