Haberler

Mevlid Kandili

Kainatın ve bizlerin yegane sahibi olan Yüce Allah (c.c.), Kainatı bizlerin emrine vererek sonsuz nimetlerine karşılık O’na kul olmamızı istemektedir. Biz kullara düşen, sonsuz kudret ve merhamete sahip yaratıcımızı tanımak ve O’na hakkıyla kul olmaktır.

Rabbimiz bu dünya imtihanında, kullarını yalnız bırakmamış, doğru yolu bulabilmeleri için akıl vermiş ve vahiy göndermiştir. Akıl; doğru yolu bulmada tek başına yetmediği için vahyi, Peygamberler göndererek izah etmiştir. Peygamberler dini yaşama, anlatma görevlerini bütün zorluklara rağmen, en iyi şekilde yerine getirmişlerdir.

Takvimler 571 yılını gösterdiğinde son Peygamber Hz. Muhammed (s.a.s.) Mekke’nin bağrında “İnsanlığa sevgi ve rahmet olarak” dünyaya teşrif etmiş; haksızlıkların kol gezdiği, yetim hakkının yendiği, kız çocuklarına ve kadınlara ikinci sınıf insan muamelesi yapıldığı, karanlıklar içerisinde bunalan insanlığın ufkuna ve her türlü ahlaksızlığın olduğu yeryüzüne bir güneş gibi doğmuştur. Ve Yüce Yaratıcı, insanlığın yüz akını, umudunu bizlere “En güzel örnek” olarak göndermiştir.


Bir insanın hayatı boyunca yaşayabileceği birçok sıkıntıyı Peygamberimiz (s.a.v.) yaşamış, doğmadan 2 ay önce babasını, 6 yaşında biricik annesini, 8 yaşına geldiğinde en büyük destekçisi dedesini kaybetmiş, yetim ve öksüz kalmıştı. Peygamberlikle görevlendirildikten sonra 23 yıl boyunca, dini yaşama ve anlatma uğrunda baskı, işkence ve gurbetlere katlanmış, öz yurdundan ayrı yaşamak zorunda kalmış ve yaşadığı sıkıntılar, ömrünün sonuna kadar devam etmiştir.


O Rahmet Peygamberi, insanlığın doğru yolu bulabilmesi için yorulmadan, bıkmadan,  çabalamış ve insanüstü bir gayret göstermiştir. Bizlere düşen görev, O’nun yaşadığı gibi yaşamaya çalışmak, Allah’ı sevmenin bir gereği olarak O’na uymaktır.(1)

Bu vesileyle, 14 Şubat Pazartesi akşamı idrak edeceğimiz Mevlid Kandilinizi şimdiden tebrik ediyor,  hutbemi bir şiirle bitiriyorum:



Neler duydu şu dünyada Mevlidine hayran kulaklarımız;

Ne adlar ezberledi ey Nebi! Adına alışkın dudaklarımız..

Artık yolunu bilmiyor, artık yolunu unuttu ayaklarımız…

Kabe’ne siyahlar yakışmamıştır ya Muhammed! Bugünkü kadar!

……

Konsun – yine - pervazlara güvercinler,

“Hu hu” lara karışsın aminler...

Mübarek akşamdır;

Gelin ey fatihalar, yasinler...(2)





1 Al-i İmran, 31

2 Arif Nihat Asya, Naat

Yorum ekle

Küfür ve Hakaret içeren yorumlar, aynı ip den aynı habere gelen yorumlar eklenmeyecektir.