Haberler
İslam’da Çalışmanın Önemi
- Ayrıntılar
- Gösterim: 1139
Yeryüzünde yaşayan bütün canlıların rızkı Allah’a aittir. Ondan başka rızık verici de yoktur. Ancak Allahu Teala, her canlı için takdir ettiği rızkı, o canlının kendisinin arayıp bulmasına bağlamıştır. Kuran-ı Kerim’de: “Allah dinlenmeniz için geceyi, lütfedip verdiği rızkı aramanız için gündüzü meydana getirmiştir. Bunlar Onun rahmetinden ötürüdür. Belki artık şükredersiniz?” (1) buyrulmaktadır. Cenab-ı Allah bu ve benzeri ayetlerde bize ayrılan rızkı arayıp bulmamızı ve bir takım sebeblere yapışmamızı, dolayısıyla çalışıp kazanmamızı emretmektedir.
Yüce Dinimiz İslam, miskinliği, tembelliği ve zamanı boşa geçirmeyi doğru bulmaz. Bir kimsenin gücü-kuvveti yerinde olduğu halde el açıp dilenmesi ve başkalarına yük olması dinimizin hoş görmediği davranışlardandır. Hz. Ömer (r.a.) boş oturan bir grup insana hitaben: “Çalışmadan boş oturup da “Ya Rabbi, bana rızık ver” demeyin. Çünkü gökten ne altın ne gümüş yağar” diyerek çalışmayı teşvik etmiştir. Yüce Kitabımız Kuran-ı Kerim’de: “İnsan için kendi çalışmasından başka bir şey yoktur ve çalışması da ileride görülecektir. Sonra ona karşılığı tastamam verilecektir” (2) buyrularak, dünyada ve ahirette herkese çalıştığının karşılığının eksiksiz bir şekilde verileceği bildirilmektedir. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) de: “İnsan, elinin emeğinden daha hayırlı bir lokma yememiştir” buyurarak bizleri çalışmaya teşvik etmektedir.
İslam’da Allah’ın rızasına uygun yapılan her çalışma ibadet sayılmıştır. Müslümanın çoluk-çocuğu için meşru yoldan çalışıp kazanması ibadet olduğu gibi, çiftçinin tarla ve bahçesinde, işçinin fabrikasında, memurun dairesinde çalışması da birer ibadettir. Dinimiz çalışmayı, sadece teşvik ve tavsiye etmemiş bilakis emretmiştir. Cenab-ı Hakk ayet-i kerimesinde: “Allahın sana verdiği şeylerle ahiret yurdunu gözet, dünyadaki payını da unutma. Allah’ın sana iyilik yaptığı gibi sende iyilik yap” (3) buyurmak suretiyle hem dünya için çalışıp kazanmamızı hem de Ahiret yurdu için hazırlık yapmamız gerektiğini bizlere hatırlatmaktadır.
Öyleyse ibadetlerimizin makbul, dualarımızın kabul olmasını istiyorsak, helal yoldan çalışıp kazanmanın gayreti içinde olmalıyız. Alın terimizle helalinden kazandıklarımızı ise yine israf etmeden, harama girmeden hayırlı yerlere sarfetmeye çalışmalıyız.
(1) Kasas, 73
(2) Necm, 39-41
(3) Riyasu’s-Salihin Tercümesi, I/569.
(4) Kasas, 77
panorama
Arşiv
- Aralık, 2011
- Kasım, 2011
- Ekim, 2011
- Eylül, 2011
- Ağustos, 2011
- Temmuz, 2011
- Haziran, 2011
- May, 2011
- Nisan, 2011
- Mart, 2011
- Şubat, 2011
- Ocak, 2011
- Aralık, 2010
- Kasım, 2010
- Ekim, 2010
- Eylül, 2010
- Ağustos, 2010
- Temmuz, 2010
- Haziran, 2010
- May, 2010
- Nisan, 2010
- Mart, 2010
- Şubat, 2010
- Ocak, 2010
- Aralık, 2009
- Kasım, 2009
- Ekim, 2009
- Eylül, 2009
- Ağustos, 2009
- Temmuz, 2009
- Haziran, 2009
- May, 2009
- Nisan, 2009
- Mart, 2009
- Şubat, 2009
















