|
Özü Gitti Kaldı Siyaset 12 Eylül Halk Oylaması ile ilgili yapmış olduğum açıklamaları olumlu bulanlar olduğu gibi yazıyı tenkit edenlerde oldu. Genel olarak tenkit etmiş olduğum vesile Anayasa değişiklik paketini siyasetin tam ortasına yerleştirmeye çalışanlar da oldu. Devletimizi temsil makamında olan insanların bile taktir ettiği ve önemsediği yurt dışında yaşayan Bakanlarımız, Milletvekillerimiz, Başkanlarımız vs değerlerimizi tebrik etmemiz sadece Evet demiş olmaları hasebi ile yapılmış gibi lanse edilmeye çalışıldı. Hatta bu arkadaşlarımıza yapılan aforoz hareketini devam ettirip tehditlerini yenilemeye kadar vardılar. Ben bu arkadaşların yaptığı gibi siyasi bir malzeme olarak görmediğim bu arkadaşları ( ki;yurtdışına çıkışlarda kullanılan oyların dağılımını gördüklerinde yurt dışındaki vatandaşların teveccühlerinin hangi yönde olduğunu net bir şekilde tespit edebilirler ve tehditlerinin ne kadar boş olduğunu görebilirler lakin ben yine de bu konudan değerli temsilcilerimizin incinmemeleri için uzak duracağım) devletimizin bütün birimleri özümsemişken bir bunlara yaranamamasını anlamış değilim. Lafın özü bizim parti olarak geçmişte olduğu gibi bu gün de yurt dışında belli konumlara gelmiş olan insanları hangi görüş ve ideolojide olursa olsun destekleme politikasının tezahürü evet desinler hayır desinler tebrik ve taktir etmeye devam edeceğimi bildiriyorum. Anayasa değişikliğinin sadece kendimiz için yaptığımızı ve Başbakanın kendisini yargılayacak olan mahkemeyi ayarlamak için yaptığını söylemek gafletinde bulunanlar oldu. Ben anayasa değişikliği ile ilgili maddeyi açıkça okumak zahmetinde bulunmayanlara maddeyi kısaca anlatmak istiyorum. Anayasa değişikliğinde Anayasa Mahkemesinin üye sayısını 17 ye çıkartılmıştır. Yedek üyelerin de asil üye olacağı geçici madde ile belirtildiğine göre 11 üyeye 4 yedek üye dâhil olunca üye sayısı 15 olacaktır. Bu 15 üyenin seçiminde hükümetin veya başbakanın hiçbir tasarrufu olamayacaktır. Anayasa mahkemelerinin hizmet süresinin 12 yılla sınırlandırılması mevcut üyelere kazanılmış haklara saygı çerçevesinde uygulanamayacağına göre, Yüksek Mahkemeye sadece 2 üye seçilecektir. Bu üyelerin bir tanesi Barolar birliğinin göndereceği üyeden 1 tanesi de Sayıştay’dan seçilen üyeden olacaktır. Bu şekilde seçilecek olan Anayasa Mahkemesine Başbakanın yaslanmayacağı aşikardır. Öküz altında buzağı arayanlara değişikliği bir daha yavaş yavaş anlayarak okumalarını tavsiye ederim. Yazıma en sert tepki ‘gerçek ülkücülerin çoğu evet diyor ve bundan dolayı da kınanmıyorlar’ dediğim kısma geldiğini gördüm. Ben şimdi soruyorum başbuğ Alpaslan Türkeş ten daha ülkücü ve milliyetçi olduğunu iddia edecek birisi var mıdır? Başbuğ bundan tam 18 yıl önce verdiği bir demeçte 82 Anayasasının değiştirilmesi, kalıntılarının silinmesi ve istikrarın sağlanması amacı ile SHP ve Doğru yol Partisi koalisyon hükümetlerine destek vereceğini açıkça anlatmıştır. Şimdi milliyetçiliği kendi ipoteklerine almış olan azınlık üst perdedeki Ülkücüler haricindekilerin referandumda evet diyecekler dememin asıl sebebini aşağıya eklediğimiz videoya tıklayanlar tüm çıplaklığı ile göreceklerdir. Videoya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Lafın özü bütün Emirdağlılardan isteğimiz daha önce hangi partiye oy atmış olurlarsa olsunlar, şimdi hangi ideolojik veya siyasi fikre sahip olurlarsa olsunlar, önümüzdeki genel seçimlerde hangi partiyi destekleyeceklerse desteklesinler 12 Eylül 2010 tarihindeki referandumda millet için geleceğimiz için EVET desinler. Emirdağ Ak Parti İlçe Başkanlığı AV. ABDÜLKADİR YILMAZ
 |
Yeni yorum eklemek için yeterli yetkiniz yok. Siteye kayıt olmanız gerekebilir.
Yorumlar
emekli yaşının 70 dayandıgı bir ülke emekli maaşları 33 de 23 indigi hasta katılım payının her geçen gün artıgı bir ülkeye hayır diyorum sayın avukat