|
Spor Haberleri
|
|
Bal Ligini 2. olarak tamamlayan Emirdağ Spor, 2. yarı liderliği hedefliyor.
Bölgesel Amatör Lig'de ikinci yarının ilk iki haftasını soğuk havalar nedeniyle, macsız geçiren Emirdağ Spor 5 Şubat Pazar günü saat 13:30'da deplasmanda oynanacak Selçuklu Belediyespor maçını kazanarak ikinci yarıya üç puanla başlamak istiyor. İkinci yarıya henüz başlayamadıklarını, bu durumun da kendilerini sıkıntıya soktuğunu bildiren Teknik Direktör Aydın Yalabık, “Artık lige dönmek istiyoruz” dedi. Devre arasında Ispartaspor’dan renklerine kattıkları Ufuk’tan sonra transferin son günlerinde Sincan’dan santrafor Mustafa ile Uşak Belediyespor’dan orta saha özellikli forvet oyuncusu Önder’le de anlaşma sağladıklarını bildiren Aydın Yalabık, bu saatten sonra hedeflerinden en ufak bir sapma olmadan yollarına devam edeceklerini söyledi.
Maçlara bu kadar uzun süre ara verilmesinin hedefi olan takımları olumsuz yönde etkilediğini hatırlatan Yalabık, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Devre arasında ve ertelenen maçlar sonrası ciddi anlamda hazırlık maçı yapamadık. Şu anda da çalışmalarımızı karla kaplı bir sahada sürdürüyoruz. Bence maçların ertelenmesi bizim aleyhimize oluyor. Artık bir an önce lige dönmek istiyoruz. Takım ciddi anlamında çalışamadığı zaman ben de evime giderken büyük huzursuzluk duyuyorum.”
Emirdağ Spor'un maç programı şu şekilde:
5 Şubat: Selçuklu Belediyespor - Emirdağ Spor
8 Şubat: İhsaniye Belediyespor - Emirdağ Spor
15 Şubat: Emirdağ Spor - Burdur Şekerspor
|
|
Haftanın Hutbesi
|
|
Yüce Rabbimizin bütün alemlere rahmet olarak gönderdiği Peygamber Efendimiz(s.a.s.)’in bir mevlid-i şerifine daha ulaşmanın haz ve mutluluğunu yaşamaktayız.
Efendimiz’in doğumu, öteden beri mümin gönüllerde sürûr, veçhelerde beşâret, lisanda ise;
“Bu gelen ilm-i ledün sultanıdır
Bu gelen tevhid-i irfan kânıdır
Bu gelen aşkına devreyler felek
Yüzüne müştak durur ins ü melek.”
dizeleriyle tezahür etmiştir.
İnsanlığın yaratılış gayesini unuttuğu, insani erdemlerden uzaklaştığı, cehalet ve zulmün karanlığının ortalığı kapladığı bir dönemde Mekke ufkundan kainata bir güneş olup doğmuştu Efendimiz. “Bir müjdeci, bir şahit, bir uyarıcı, Allah’ın izniyle kendi yoluna çağıran bir davetçi ve aydınlatıcı bir kandil”1 olarak göndermişti Yüce Rabbimiz onu…
O, bir melek olmadığı gibi, sıradan bir beşer de değildi. Yüce Mevla’dan vahyi alan, insanlara anlatıp öğretendi. O; “Ey örtüsüne bürünen kalk ve anlat.”2 emrine muhatap olmuş, bu kudsi görevi yerine getirebilmek için gecesini gündüzüne katmıştı. Efendimiz bu çileli yolda kınanma, hakaret, itham, boykot ve hicret gibi nice güçlüklere karşı büyük bir sabır göstermişti. Tıpkı Nebi kardeşleri Yunus, Hud, Salih, İbrahim ve diğerleri gibi.
Abdullah’ın yetimi, Amine’nin emaneti Halilürrahman İbrahim(a.s.)’ın duası ve müminlerin gözbebeği Yüce Nebi, Rabbimizin insanlığa en büyük ikramıdır. Bu hakikat; “Andolsun Allah müminlere, kendi içlerinden, onlara ayetlerini okuyan, onları arıtıp tertemiz yapan, onlara kitap ve hikmeti öğreten bir peygamber göndermekle büyük bir lütufta bulunmuştur...”3 ayetiyle duyurulmuştur.
Efendimiz cehlin yerine bilgi ve hikmeti, zulmün yerine hak ve adaleti getirmiştir. “Ben Muhammed’im, ben Ahmed’im, ben rahmet peygamberiyim”4 diyen Kutlu Nebi(s.a.s.); nefret ve kinle paslanan yürekleri, körelmiş vicdanları muhabbet ve merhametle yeniden inşa ve ihya etmiştir.
Kur’an’ın ifadesiyle O, “bizim içimizden bize gelmiş”5 bir elçidir. ‘İçimizden biri’ olması, O’nun örnekliğinin ve örnek alınmasının da bir gereğidir. O’nun gibi bir kul, O’nun gibi bir evlat, O’nun gibi bir eş, O’nun gibi bir baba, O’nun gibi bir arkadaş, O’nun gibi bir komşu, O’nun gibi bir yönetici olmanın imkânı sunulmuştur bizlere…
Kerim Kitabımız, Allah’ı sevmenin ve sevgisine erişmenin Resulümüze uymakla mümkün olacağını beyan etmiştir.6 Asr-ı Saadetten bugüne değin bütün müminler bu ilahi çağrıya uyarak, gönüllerini Efendimizin muhabbetine adamışlardır. İsimlerine, düşünce ve davranışlarına, şiir, musiki ve sanat eserlerine kısaca tüm hayatlarına bu sevgiyi gergef gergef nakşetmişlerdir. Efendimizin adını andıkları ya da işittiklerinde salavat getirmeyi ona saygının bir gereği kabul etmişlerdir. Veladet bahrinde; “Doğdu ol saatte ol Sultan-ı din / Nura gark oldu semavat u zemin” kısmı okunurken oturmayı edebe aykırı görmüş, sanki Resulullah’ın manevi şahsiyetleri meclisi teşrif edercesine O’nun kudümünü ayakta karşılamışlardır. Aziz Mahmud Hüdai hazretleri bu teşrife duyduğumuz minnettarlığı ne güzel dile getirmiştir: “Kudümün rahmet u zevk u safadır Ya Resulallah / Zuhurun derd-i uşşaka devadır Ya Resulallah.”
Kardeşlerim!
Efendimize sevgimiz O’nu çok iyi anlamak, getirdiği mesajı benimsemek ve hayatımıza aktarmakla tezahür etmelidir. O’nun bizzat Rabbimiz tarafından meth u sena edilen ahlakını örnek alabildiğimiz, merhamet, şefkat, adalet, hoşgörü ve daha nice güzel vasıflarını ilke edinebildiğimiz, kısacası bizler de O’nun gibi canlı birer Kur’an haline gelebildiğimizde Resulümüze sevgi ve bağlılığımızı göstermiş olacağız.
Yüce Mevlamız, gönlümüzden Efendimizin sevgisini hiç eksik etmesin. Bugün bu kutlu mabedi dolduran siz kıymetli cemaatimizin mevlid kandilini tebrik ederken, Habib-i Kibriyanın manevi huzurunda kemal-i edeple deriz ki:
“Ey velâdeti yeryüzünün baharı, insanlığın bayramı olan, gönüller sultanı, canda canan Yüce Resul! Sizi tanımış ve size iman etmiş olmaktan dolayı biz, erişilebilecek en büyük nimete ermenin idrakiyle Rabbimize sonsuz hamd ve sena ediyoruz. Ruhu tayyibenize gönül dolusu salat ve selam olsun. Allahümme salli alâ seyyidina Muhammed..”
1. Ahzab, 33/45-46
2. Müddessir, 74/1-2
3. Al-i İmran, 3/164
4. Müslim, Kitâbul-Fedâil, 126
5. Tevbe, 9/128
6. Al-i İmran, 3/31
|
|
Yaşam
|
|
Nerde yanlış yaptık biz, neden düştük bu hale.
Baklavayla lokuma Yunan sahip çıkıyor.
Rengarenk bir döneme ismini veren lale,
Bilmem ama nedendir, Hollanda'da kokuyor.
Ben açarım demez mi çıkıp bir Allah kulu,
Sanırsın Ayasofya, Vatikan'a tapulu,
Mahzun Ayasofya'nın bağlanmış eli kolu,
Sultanahmet nuruna gıpta ile bakıyor.
Asırlarca o bana kol ve kanat germişti,
Şanlı Türk tarihini gözleriyle görmüştü,
O sevgilimin adı marşlarıma girmişti,
Neden sevgilim Tuna, el koynunda akıyor.
Kabe'yi savunmuştu, Osmanlı’nın kalesi,
Bizler saygı beklerken saldırı neyin nesi?
Bugün neden Suud'lu kralın ailesi,
Dedemin Hicaz'daki mirasını yıkıyor.
Bu ecdat değil miydi üç kıtaya hükmeden,
Bir mektupla susturmuş Fransa'yı bu deden.
Bugün torun çıkıyor, öz dedesini neden?
İngiliz ağzı ile hain ismi takıyor.
Hakiki Kabakçı
|
|
İlçeden Haberler
|
|
24 Ocakta Emirdağ Belediyesi tarafından yapılan ihale sonuçlandı. İhale sonuçuna göre önümüzdeki günlerde çalışmalar başlayacak. Buna istinaden Emirdağ Belediye Başkanı bir açıklamada bulundu. Cengiz Pala Yaptığı açıklama da
"İlçemizin daha modern ve layık olduğu görünüşe kavuşabilmesi için belediyemiz tarafından 24.01.2012 tarihinde yapılan meydan düzenlemesi işi ihalesi kapsamında Emirdağ Meydanında ve bağlantılı cadde ve ara sokaklarında kaldırım ve yol çalışması yapılacaktır. İlkbahar ayları içersinde bu çalışma detaylı olarak başlayacaktır. Çalışma başlamadan 1 hafta öncesinden halkımıza duyurulacaktır. Başladıktan sonra vatandaşlarımızın mağdur olmaması için en hızlı şekilde tamamlanacaktır.
Bu çalışma esnasında dükkân ve ev sahipleri bazı sıkıntılar yaşayacaktır. Vereceğimiz rahatsızlıktan dolayı şimdiden özürlerimiz iletiyoruz.
Bu proje kapsamında meydan ve çevresinde bir bütünlük sağlamak ve gereksiz görüntü kirliliğini kaldırılacağını şahsınıza şimdiden bildirmek istiyoruz. Bu kapsamda geçmiş yıllarda kaldırımlara döşenmiş olan mermer, mozaik, beton, parke ve benzeri bütün döşemeler kaldırılacaktır. Kendi imkânları ile döşeme yapmış vatandaşların şu an kendi malzemelerini almalarında bir mani yoktur. Belediye Fen işleri dairesine haber verilerek gerekli söküm işlemi yapılabilir. İş başladıktan sonra bu malzemelerin alınması için iş durdurulmayacaktır.
Bu işin yapılacağı bütün cadde ve sokaklarda bulunan dükkânların ve evlerin önünde bulunan tente, merdiven, uygunsuz reklam levhaları, isim tabelaları, bütünlüğü bozan işaret ve yapılara izin verilmeyecektir. Bu malzemelerinde iş başlamadan önce kaldırılması işin yapılıp en hızlı şekilde bitirilmesi için önemli bir husustur.
Düzenleme işi başladıktan sonra bazı yollar inşaat ve söküm için ulaşıma kapatılacak. Kapatılacak yollar 1 gün öncesinden meydan ilan servisi tarafından ilan edilecek. Salı günleri düzenlenen Pazar yeri bu cadde ve sokakların bazılarını da kapsamaktadır. İnşaat esnasında Pazar yeri dikkate alınacak ve çalışmalarda en az mağduriyet göze alınacaktır.
Bu yukarıda belirttiğimiz önlemler harici iş başlangıcın detaylı bilgilendirme yeniden yapılacaktır. Fakat bizler ne kadar önlem alsak ve hızlı yapsak da yine meydan düzenlemesi esnasında halkımız ve ilçemiz sıkıntı çekecektir. Bu sıkıntılara beraber sabrederek en kısa sürede bu işin altından kalkmayı hedeflemekteyiz.
İhalesi yapılan meydan projesi kapsamında meydanımızın daha modern bir görünüşe sahip olması ve özellikle meydandaki ticaret hanelerin tente ve isim tabela panolarının farklılıklarının ortadan kaldırılması için bu tente ve isim tabela panoları kaldırılacaktır. İnşaat sonrasında esnaflar ile görüşülüp dükkânların boyutlarına göre uygun ölçüler ve tek bir tip tente tipi seçilecek ve sadece bu tente tipine izin verilecektir. Bunun yanı sıra tabela uygulamalarında dükkân büyüklüklerine göre orantılı bir ölçü belirlenecek ve bu ölçülerde tabela kullanımına izin verilecektir.
Bu inşaat esnasında verdiğimiz rahatsızlıktan dolayı özür dileriz." dedi.
|
|
İçimizden Biri
|
|
1969 yılında Emirdağ’da doğdu. İlk ve orta tahsilini Emirdağ’ da, lise tahsilini Eskişehir’de tamamladı.
Aktif spor hayatına Eskişehir Spor Futbol takımında başladı. Daha sonra Selçuk Üniversitesi Spor Kulübü ve Konya Şeker Spor Kulübünde futbol oynadı.
Ayrıca 2. ligde voleybol oynadı. Futbol branşında faal hakemlik yaptı. Futbol Alt Yapı Antrenörlüğü yaptı. TÜFAD Muğla Eğitim Kurulu Üyeliği ve Spor Bilimleri Derneği Üyeliği devam etmektedir. 1994 yılında Selçuk Üniversitesi BESYO’da lisans, 1996-97 yıllarında Muğla Üniversitesi Yabancı Diller Bölümünde İngilizce Hazırlık, 1999 yılında Muğla Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü BES Anabilim Dalı’nda yüksek lisans ve 2003 yılında Marmara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Beden Eğitimi ve Spor Anabilim Dalı, Spor- Sağlık Bilim Dalında Fiziksel Aktivite ve Fiziksel Uygunlukalanında Doktora Eğitimini tamamladı. 1994-95 yıllarında Beden Eğitimi ve Spor Öğretmeni olarak görev yaptı.
1995 yılından bu yana Muğla Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulunda çalışmaktadır. Bilimsel yayın olarak SCI, SSCI – Expanded kapsamında ve TUBİTAK grubu dergilerde 10, uluslararası ve ulusal dergilerde 40 makale, uluslararası kongrelerde 36, ulusal kongrelerde 8 bildirisi bulunmaktadır. Alanıyla ilgili 3 kitap ve 1 bölüm yazarlığı vardır. 9. Uluslararası Spor Bilimleri Kongresinden kongre genel sekreterliği, I.Dünya Adli Bilim ve Spor Kongresinde kongre sekreterliğinde ve 22. Dünya Herkes İçin Spor Kongresinde organizasyon komitesi üyeliğinde görev yaptı. Herkes İçin Spor Federasyonu Yönetim Kurulu üyeliği yapmaktadır. Ulusal ve uluslararası dergilerde Spor – Sağlık alanında hakemlik, bilim kurulu ve danışma kurulu üyeliği yapmaktadır. Hareket ve Antrenman Bilimleri, Spor-sağlık, fiziksel uygunluk ve fiziksel aktivite alanları üzerine çalışmaktadır.
Halen Muğla Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu’nda Doç.Dr. akademik unvanı ile Antrenörlük Eğitimi Bölüm Başkanlığı görevini yapmakta ve İngilizce bilmektedir. Evli ve iki çocuk babasıdır.
|
|