Kadir Gecesi ve Kur’an
Haftanın Hutbesi

Pek çok hayır ve bereketi bünyesinde barındıran, manevi haz ve vecdin doruğa ulaştığı Ramazan ayının son günlerine yaklaşmanın hüznünü yaşarken, bin aydan daha hayırlı olan Kadir gecesine kavuşuyor olmanın sevinç ve heyecanını yaşıyoruz.

Zaman ve mekânlar, kendilerinde meydana gelen önemli olaylarla değer kazanırlar. Kadir gecesini bu derece değerli kılan önemli sebep de Kur’an-ı Kerimin bu gece de indirilmiş olmasıdır. Kur’an-ı Kerimin nüzulü dünya tarihinin en önemli hadisesidir. Kur’an-ı Kerimde bu gece hakkında şöyle buyrulmaktadır: “Biz Kur’ân’ı kadir gecesi indirdik. Bilir misin nedir kadir gecesi? Bin aydan daha hayırlıdır kadir gecesi! O gece Rab’lerinin izniyle Ruh ve melekler, her türlü iş için iner de iner... Artık o gece bir selamettir gider...Tâ tan ağarana kadar....”(1)

Kadir gecesini gereği gibi anlayıp hakkıyla değerlendirmenin yolu, Kur’an-ı Kerimin eşsiz mesajlarını anlamaktan geçer. Bu itibarla, Kadir gecesi; Kur’an-ı öğrenme ve Rasulullah-ı tanıma vesilesi kabul edilmelidir. Zira insanlara dünya ve ahiret mutluluğunu sağlamayı hedefleyen ve manevi varlığımızı karartan her türlü olumsuzluktan arındırarak, bizi üstün ahlaki değerlere yönelten Kur’andır. Onun getirdiği ilke ve prensiplerin özünde aydınlık, hoşgörü, dostluk ve kardeşlik vardır.
O, İnsanlar arasında sevgi, uzlaşma, yardımlaşma, kardeşlik ve istikrarı sağlayacak, fert ve toplum planında pek çok ahlaki ve sosyal problemin hak ve adalet çerçevesinde çözülmesine ışık tutacak bir kitaptır. İnsanlara gelişme yollarını göstererek onları geleceğe hazırlayacak ilahi ölçüleri içeren bir hidayet kaynağıdır.. Kur’anın bu özelliği “Gerçekten bu Kur’an en doğru olan yola götürür ve iyi işler yapan mü’minler için büyük bir mükâfat olduğunu müjdeler”(2) ayetiyle dile getirilmektedir.

Sayısız manevi güzelliklerin yaşandığı ve mükâfatların sınırsız olarak verildiği bu gecede; özümüze dönerek gaflet içinde geçen günlerimizi sorgulamalı, kendimizle hesaplaşmalı, iyi ve güzel davranışlarımızı artırmaya, kötü davranışlardan uzaklaşarak kalbimizdeki manevi kirleri temizlemeye çalışmalıyız. Bu gece, Yüce Allah’ın bizlere bilgi, anlayış ve ihlâs vermesi, doğruyu bulduktan sonra kalplerimizi saptırmaması ve bizi affetmesi için dua edelim. Acı ve sıkıntı içindeki yüzlerin gülmesi ve gözyaşı dökerek yaşamak zorunda kalan insanların kurtuluşu için neler yapabileceğimizi düşünelim. Sevgili Peygamberimiz, faziletine inanarak ve sevabını da yalnız Allah’tan bekleyerek bu geceyi ihya edenlerin, geçmiş günahlarının bağışlanacağı müjdesini vermiştir. Hutbemi, Peygamber Efendimizin Hz. Aişe annemize bu gecede çokça yapılmasını tavsiye ettiği dua ile bitiriyorum: “Allah’ım sen affedicisin, affetmeyi seversin, beni affet.”(3)


(1) Kadir, 1-5

(2) İsra, 9

(3) Tirmizi, Deavat, 84

Share/Save/Bookmark
 

Yorumlar

 
#1 DEMİRCAN KÜÇÜKKÖR 23-11-2010 14:02
SELAMUNALLEYKUM ALLAH YENİLERİNE ERİŞMEK NASİP ETSİN TÜM MÜSLÜMANLARI.
Alıntı
 

Yeni yorum eklemek için yeterli yetkiniz yok. Siteye kayıt olmanız gerekebilir.