Ulaşım
Ulaşım
Emirdağa Ulaşım
Konaklama
Konaklama
Nerede Kalınır
Nerede Yenir
Nerede Yenir
Yemeklerimiz
Yemeklerimiz
Tarihimiz
Tarihimiz
Emirdağ Spor
Emirdağ Spor

Sıvasız evlerde hüzün dolaştırır karayel. İnsanların çehresi yel yanığıdır ve bu yüzden esmerdir bakışları. Soyludur yoksullukları, istemeyi bilmezler asla. Onların dilekleri yalnızca Allah’adır, yakarışları içlerinde kalır:
 Kadir Mevlâm senden bir dileğim var
Beni muhannete muhtaç eyleme
Eğer muhannete muhtaç eylersen
Akan deryalara gark eyle beni
    Can verirler vatanlarının dar vakitlerinde düşmana karşı. ‘’Vatan sağolsun.’’ sözünü sadece sıvasız evlerin anneleri söyler. Başka bir lisanda yoktur bunun karşılığı. Onun içindir ki, türlü badireler atlatılmış, fetret dönemlerinden dirlik düzenliğe geçilmiştir.
   Sıvasız evlerden yükselir ağıtlar, ölüm acısı yürekleri kanatır, feryatlarla buğunalır gözler.

    Yiğitler yetişir sıvasız evlerden, destanları söylenir uzak vatanların şehitliklerinde. Ve onların eşleri, çocukları kalır geride. Onlar sabırlıdır, gururludur, dilsizdir. Tıpkı şehit anaları babaları gibi. Düşmana karşı topyekûn savaşılır, yenilgi tanımazlar, yılmazlar, korkmazlar. Karacaoğlan’ın deyişiyle:
‘’Ordusu yıldızdan çoktur sayılmaz.’’
   Ve son merhalede  düşmanın üstüne ‘’ yer götürmez ordu ile yürürler.’’
 Sıvasız evler dıştan yoksul, sade görünse de içlerinde bin sarayın görkemi bulunur.
  Sıvasız evler sahiplerine benzer, onların içine maddiyatla girilmez .Bir tatlı söz, bir güler yüz cihanı fethetmelerinin yolunu açar.
   Sıvasız evlerin insanları da dıştan ; kuru, sıska ve durgundur. Onların içindeki ruh derinliğini görünce nice ihtişamın kaynağını bulunur.
   Sıvasız evlerin zenginliğinde kahramanların ve uluların dualı nefesleri hissedilir her dem. Gönül sermayesi bağışlanmıştır onlara; harcadıkça çoğalan, çoğaldıkça taşan, taştıkça dünyayı güzelleştiren.       İşte bu sebepten Türk milleti hâlâ ayaktadır.
  Sıvasız evlerin kapısı muhtaç olanlara her zaman açıktır. Sofrasında katığı sevgi, kardeşlik ve hoşgörü olan ekmekler bölüşülür burada. Barışın yeşerdiği Anadolu yaylasıdır, göçmenler yurdudur bu topraklarda sıvasız evler.
Bu vatan nice kahramanlık anıtlarıyla doludur. Ve destanları yankılanır yerin altından göğün doruklarına.
    Sonra gözünü kan bürümüş hain caniler sıvasız evlerin yetiştirdiği Nejdet Aydoğdu’yu arkadan vurarak yere düşürürler. Yer ağlar, gökyüzü ağıt yakar, vatan hüzünlenir.
    Acı haber tez yayılır. Bir yiğit ses gelir Fransa'nın Vienne kentinden. O ses,Ali Dal’ındır, Emirdağlıdır. Onun memleketinde vatan-millet sevgisi yüce bir değerdir. Sıvasız evin yetimine kıt-kanaat tasarrufuyla aldığı  evini bağışlar gözyaşlarıyla. Çünkü  Ali, mertliğinin yanında duyguludur .
  Eskilerin ‘’numune-i misal’’ dedikleri bir insandır Ali Dal.