‘Kaostan Kosmosa Türk Düşüncesi’ konferansı ilgi gördü
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Haberler

Kaos ve kosmos kelimeleri daha çok fen bilimlerinde kullanılan iki terim iken sosyal bilimciler tarafından da toplumsal olaylar için gündeme getirilmiştir. Kaos; düzensizliği, kosmos ise düzenliliği ifade etmektedir. Konferansa: Davetliler ve izleyiciler katıldı.
Eskişehirli eğitimci Ahmet Urfalı Kızılelma Turan Derneği’nde düzenlediği konferansta şunları söyledi:''Milletlerin hedefleri düşünüldüğünde kaosun Batılılar, kosmosun ise Türkler tarafından sağlanmaya çalışıldığı görülür. Azerbaycan Milli Bilimler Akademisi Folklor Enstitüsü Mitoloji Bolüm Başkanı Doç. Dr. Seyfeddin Rzasoy,’’Oğuzlarda ‘kosmos’, ‘Oğuz’ diye adlandırılmıştır. Araştırma sırasında, Oğuzların kaosu ‘yalancı dünya’ diye adlandırdıkları tespit edilmiştir. Oğuz mitinde ‘yalan’ kelimesi, ‘yalan söyleme/uydurma’ anlamına gelmiyordu. ‘Yalancı dünya’ semantiği, ‘Oğuz’ a (yani, kosmosa) dönülen dünya anlamına geliyordu’ demektedir. Yine bazı kaynaklarda Hun Hakanı Atilla’ya atıfta bulunularak Avrupa’yı kaostan kurtarıp, kosmosa kavuşturduğu ifade edilir. Kaosun Avrupalılar, kosmosun Türkler tarafından meydana getirildiği belirtilir. Rzasoy’un; kosmosun ‘’Oğuz’’ demek olduğu tespitini desteklemek açısından Oğuz Kağan Destanı’nda geçen; ‘güneş bayrak, gök kurıkan (çadır)’ ülküsünün dünya barışını sağlamak, dirlik düzenlik kurmak için düşünüldüğü söylemekte sarar vardır. Mehmet Kaplan, bu dizeyi yorumlarken: ‘Oğuz Kağan Destanı’nda, süratli hareketin yarattığı ve kuvvetin hâkim olduğu geniş bir mekân tasavvuru vardır. Oğuz’un ideali, bütün dünyayı, hatta kâinatı ele geçirmektir; savaşlarının gayesi budur.’’ Demektedir’’ dedi.
Urfalı, ‘’Oğuz Kağan’ın bu muhteşem ülküsü, sonraki Türk devletleri tarafından da bir ideal olarak benimsenerek Osmanlı döneminde doruğa çıkmıştır. Tarih boyunca Türk devletlerinin değişik soylara, inançlara karşı âdil ve hoşgörülü davranışları pek çok örnek olayla doludur. Tarih içinde gelişip olgunlaşan, ‘’Nizam-ı âlem ‘’ ve ‘’Kızılelma’’ kavramlarının işte bu kaos ortamından kosmosa geçme
Devamını oku: ‘Kaostan Kosmosa Türk Düşüncesi’ konferansı ilgi gördü
Yeni Parti İlçe Başkanı Ahmet Köksal Oldu
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Haberler

Yeni Parti Emirdağ İlçe Başkanlığı görevine seçilen Mert Ahmet Köksal, mazbatasını Belediye Meclis Üyesi İlhan Güzle’nin elinden aldı. Mazbatanın teslim edilmesiyle birlikte Köksal ve yeni yönetiminin görev süreci resmen başladı.
Aziziye Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen ilçe kongresinde iki aday yarışmıştı. Kırmızı listeyle seçime giren Mert Ahmet Köksal, kullanılan 174 oyun 100’ünü alarak ilçe başkanlığına seçilirken, Kurucu İlçe Başkanı Erdal Kaya 74 oyda kalmıştı.
Mazbatasını almasının ardından açıklamalarda bulunan İlçe Başkanı Mert Ahmet Köksal, yeni dönemde birlik ve beraberlik içerisinde çalışacaklarını belirtti. Kendilerine verilen görevin önemli bir sorumluluk taşıdığını ifade eden Köksal, bu sorumluluğu yönetim kurulu üyeleriyle birlikte en iyi şekilde yerine getirmek için gayret göstereceklerini kaydetti.
Yeni yönetimin özverili bir çalışma dönemi geçireceğine inandığını dile getiren Köksal, teşkilat çalışmalarında tecrübeli isimlerin birikimlerinden de yararlanacaklarını ifade etti.
Mazbatanın teslim edilmesiyle kongre sürecini tamamlayan Yeni Parti Emirdağ İlçe Teşkilatı’nın,
İstanbul Afyonkarahisarlılar Federasyonundan Ahmet Urfalı’ya Ziyaret
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Haberler
İstanbul Afyonkarahisarlılar Federasyonu Başkanı Hakan Hıdıroğlu beraberinde yönetim kurulu üyeleriyle Şair/Yazar Ahmet Urfalı’yı evinde ziyaret ettiler.
Ziyarette; Federasyon Başkan Yardımcısı Hasan Erşahin, İstanbul Emirdağ Derneği Başkanı Nimettullah Erşahin ve İstanbul Çaylılar Derneği Başkanı Kadir Tosun hazır bulundular.
Federasyon Başkanı Hakan Hıdıroğlu; zengin kültürü, köklü tarihi ve kuvvetli sosyal yapısıyla Afyonkarahisar ve ilçelerini bir üst kurum olarak federasyon çatısı altında toplayarak yurt içinde ve yurt dışında etkinlikler düzenlemek, sosyal ve kültürel çalışmalar yapmak, yardımlaşma ve dayanışma organizasyonlarında bulunmak amacıyla kurulduklarını ifade etti. Kısa bir süre önce yasal süreci tamamlayarak işe koyulduklarını belirten Hıdıroğlu, hemşerilerinin yakın ilgi ve alakalarını gördüklerini belirtti.
Ahmet Urfalı; kendilerini ziyaret etmelerinden dolayı Federasyon başkanı ve üyelerine teşekkür ederek etkinlik ve çalışmalarına katkı ve destek vereceğini söyledi. Ayrıca proje hazırlanmasında yardımcı olacağını vurguladı.
İstanbul Emirdağ Derneği Başkanı Nimettullah Erşahin; Ahmet Urfalı’yı tarih, kültür , göç ve diğer
Devamını oku: İstanbul Afyonkarahisarlılar Federasyonundan Ahmet Urfalı’ya Ziyaret
Şair Kamil Sayın’a Vefa Etkinliği
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Haberler

Belçika’da yaşayan ünlü Şair/Yazar Kamil Sayın’a Eskişehir’deki dostları tarafından vefa etkinliği düzenlendi. Eskişehir İl Halk Kütüphanesi Salonunda gerçekleştirilen programın sunuculuğu Şair Şerife Gündoğdu yaptı.
Sayın, şiirlerini ;Gönül Penceresi, Tasavvuf ta Gerçek, Gönül Bahçemdeki Yediverenler, Gönülden Gönüle, Gönül Bahçesinden ve Gönül Gülleri adlı kitaplarında yayınlamıştır. Şair’in‘’Gizli İlimler Hazinesi – Tasavvuf-i Bilgiler” isimli bir de nesir kitabı bulunmaktadır.
Kamil Sayın, edebi alanda gösterdiği üstat ve ustalığını bu defa beş cilt olarak hazırlayıp ‘Kamil Sayın Divanı’nı adı altında yayınlamıştır. Aşk, dini ve tasavvufi konuları işleyen beş ayrı divandan oluşan külliyata Türk ve Fars edebiyatında ‘Hamse’ denilmektedir. Hamse, Arapça beş anlamındadır. Hamse sahibi şair, edebi güç ve sanat alanında ulaşılabilecek en üst seviye sayılır. Konuya bu açıdan bakıldığında ‘Kamil Sayın Divanları’ şairine ‘Hamse Sahibi’ olma unvanını kazandırmaktadır. Sayın’ın bu ‘beş hazinesi’ Türk şiirinin birer şaheseri olarak klasik Divan edebiyatımızın izinden yürüyerek günümüze ulaşmanın birer başucu belgesi niteliğindedir. Ayrıca bu güzel geleneğin edebi süreç içerisinde tekrar gündeme gelmesi mühim bir edebi hadisedir. Hamse yazan şairlere; ‘hamse sahibi’, ‘hamse-nüvîs’ veya ‘sâhib-i hamse’ denilmektedir ki bu ad Kamil Sayın’a çok yakışmaktadır.
Sayın’ın 70 yılı aşkın hayatında edebiyat ve şiirle hemhâlliği ve adının bunlarla özdeş bulunması her edibe nasip olmayacak bir bahtiyarlıktır. Bunca eser, etkinlik ve ödül güzelliklerin gün yüzüne yansımasıdır.
Kamil Sayın 1988 yılında yine bir şiir yarışmasında Avrupa birinciliğini kazanmıştır. T.C. Kültür Bakanlığı tarafından halk şairi kimliğine layık görülmüştür. Hayatı ve şiirleri hakkında Ankara Gazi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde yüksek lisans tezi yapılmıştır. Ayrıca Eskişehir Anadolu Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde de hakkında ikinci bir yüksek lisans tezi başlatılmıştır.
SAKARYA SAVAŞI'NDA EMİRDAĞ
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Ahmet Urfalı
23 Ağustos - 13 Eylül 1921 tarihleri arasında yapılan Sakarya Meydan Muharebesi, Kurtuluş Savaşı içinde kader tayin edici bir rol oynamıştır. Bu muharebe, 100 km genişliğinde ve 25 km derinliğinde bir vatan toprağında cereyan etmiş olup çok fazla subay kaybı verilmiş
olması nedeniyle harp tarihine “subay muharebesi” olarak geçmiştir. Başkomutan Mustafa Kemal (ATATÜRK)’in öngördüğü; “Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır.” prensibi ile şekillenen askerî harekât, stratejik alanda üstün ve daha
büyük bir ordunun, muharebe bölgesinin bütün genişlik ve derinliği içinde nasıl yenilgiye uğratılıp, felakete sürüklenebileceğini gözler önüne sermiştir. Geceli gündüzlü olmak üzere 22 gün süren Sakarya Meydan Muharebesi sonunda Yunan kuvvetleri geri püskürtülmüş, Eskişehir- Afyon hattına çekilmek zorunda bırakılmıştır. Taarruz inisiyatifinin Türk ordusuna geçmesini sağlayan Sakarya Zaferi, TBMM Hükümetine siyasi alanda da başarılar elde
etmesini sağlamış, Türk milletinin vatanını kurtuluşu ve tam bağımsızlığa kavuşmasına yönelik inancını kuvvetlendirmiştir. Yunan kuvvetleri Sakarya Meydan Muharebesi’nden sonra Eskişehir-Afyon batısı hattına çekilerek yaklaşık bir yıl boyunca tuttuğu mevzileri tahkim etmiştir. Emirdağ, Milli Mücadele’nin başından sonuna kadar her hâliyle tam içinde bulunmuştur. Sakarya Savaşı’nda da Emirdağ; Seyitgazi, Çubuk, Ankara, Haymana ve Cihanbeyli ovaları ile harekât alanındadır. (1) T.C. Genelkurmay Başkanlığı, Kurtuluş Savaşı’nda Sakarya Meydan Muharebesi, Anıtlar ve Şehitlikleri, Genelkurmay Askeri Tarih ve Stratejik Etüt Başkanlığı Yayınları Yayınları, Ank. Genelkurmay Basımevi 2007, s.4
Harekât alanı dağ ve akarsuları, savunma mevzileri Sakarya Savaşı harekat alanı için tapılan stratejik planlama şu şekildedir: Afyon'u elinde bulunduran düşman kuvvetlerinin
Handan Canlı Emirdağ Güveci İle Birinci Oldu
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Haberler

Eskişehir’de 5 Eylül 2026 Cumartesi günü düzenlenen Down sendromlu bireylere yönelik yemek yarışmasında, Aslen Emirdağlı olan Handan Canlı Boz'un hazırladığı Emirdağ Güveci birinci oldu. 18. Uluslararası Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu kapsamında gerçekleştirilen yarışma, Vecihi Hürkuş Havacılık ve Teknoloji Parkı’nda yapıldı. Yarışmada hazırlanan farklı yemekler jüri üyelerinin değerlendirmesine sunuldu. Handan Canlı ise Emirdağ’ın geleneksel mutfağının önemli lezzetlerinden Emirdağ Güveci ile yarışmada yer aldı. Yapılan değerlendirme sonucunda Emirdağ Güveci birinciliğe layık görüldü. Handan Canlı’nın elde ettiği derece, Emirdağ’ın yöresel mutfağının Eskişehir’de tanıtılmasına da vesile oldu. Yarışmada yemeklerin hazırlanışı ve sunumu jüri tarafından değerlendirildi. Emirdağ Güveci, yapılan değerlendirmelerin ardından yarışmanın birincisi olarak açıklandı. Elde edilen başarıyla Emirdağ’ın geleneksel yemeklerinden biri organizasyonda öne çıktı. Emirdağ Güveci, ilçenin geçmişten günümüze ulaşan yöresel mutfak değerleri arasında önemli bir yere sahip bulunuyor. Geleneksel lezzetin Eskişehir’de düzenlenen bir organizasyonda dereceye girmesi, Emirdağ mutfağının tanıtımı açısından da önem taşıdı. 18. Uluslararası Eskişehir Pişmiş Toprak Sempozyumu kapsamında kültür, sanat ve sosyal etkinliklere de yer verildi. Down sendromlu bireylere yönelik düzenlenen yemek yarışması da sempozyum programındaki etkinliklerden biri oldu. Yarışma, bireylerin yeteneklerini sergilemelerine ve sosyal yaşamda daha
Tolga Torun’un Romanları
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Ahmet Urfalı

1975 yılında Afyonkarahisar’ın tarih, sözlü kültür ve kadim hafızayla yoğrulmuş toprağı Emirdağ’da dünyaya gelen Tolga Torun, hayatı boyunca aidiyetin, köklerine bağlılığın ve aile bağlarının dönüştürücü gücüne inanmıştır. Bir oğul, kardeş, ağabey ve baba olarak üstlendiği sorumlulukları harmanlayan Torun; dürüstlük, karşılıklı saygı ve sarsılmaz bir güven üzerine inşa ettiği yaşam çizgisinde, evrensel insani değerleri her zaman kendine rehber edinmiştir.
İnsan odaklı duruşu, yardımseverliği ve bitmek bilmeyen çalışma azmiyle çevresinde iz bırakan Torun için yaşamak; yalnızca zamanın akışında var olmak değil, başkalarının hayatına dokunabilmek ve geleceğe kolektif bir fayda bırakabilmektir. Geçmişte karşılaştığı her engeli bir olgunlaşma vesilesi sayarak azimle yoluna devam etmiş, kişisel başarıyı bireysel kazanımların ötesinde, insan ruhuna sunulan olumlu katkılarla tanımlamıştır.
Zamanın ötesine seslenebilme ve dünyada anlamlı bir iz bırakma tutkusu, Tolga Torun’u kelimelerin büyülü dünyasına—yazarlık yolculuğuna—yönlendirmiştir. Düşüncelerini, geçmişin süzgecinden geçen gözlemlerini ve demlenmiş yaşam tecrübelerini kâğıda dökmeyi bir yükümlülükten ziyade ruhsal bir gereksinim olarak görür. Yazmak, onun dünyasında sadece bir ifade biçimi değil; dünden bugüne uzanan içsel bir yolculuk, sürekli bir öğrenme ve okurlarıyla kurduğu kalbi bir köprüdür.
Edebiyat serüvenine bugüne kadar Vicdanın Yankısı, Cam Kırığı Umutlar ve Cam Kırığı Umutlar 2 adlı üç kıymetli eser sığdıran Tolga Torun, yazı masasının başındaki heyecanını ve tutkusunu ilk günkü tazeliğiyle korumaktadır. Kaleme aldığı her eserde okurunu farklı pencerelerden bakmaya, hayatı ve insanı yeniden okumaya davet eder. Her kitapla birlikte derinleşen bu serüven, onu yenilikçi, özgün ve sınırları aşan fikirlerle üretim yapmaya teşvik etmektedir.














