Kim ne derse der ise desin Türkiye’nin refah düzeyi artıyor. Gelişmiş ülkelerinin ekonomik düzeyi ile aramızdaki açı giderek kapanıyor.
Kimileri beni hemen AK Partili kimileri ise sen bu ülkede yaşamıyor musun diye sorgulayacaklardır. Hep birlikte bir geçmişe bir yolculuk yapalım;
Bundan 15 yıl önce kimlerde otomobil vardı şimdi kimlerin otomobili yok.
Eskiden 200 dönüm arazi işleyen ve çocuklarının ihtiyaçlarını kıt kanaat karşılayan köylü Mehmet ağanın şimdi oğullarının altında araba kendisinin altında arabası var mı yok mu?
Çok değil daha 1996 yılında bir cep telefonu almak için araya hatırlı kişileri koyup kefil yaparak taksitli telefon alırken, bu gün çocuklarımızın elinde çok fonksiyonlu cep telefonları var mı yok mu?
Düne kadar SSK hastanelerin kapısında 3 kişi ile sıra ilaç ve muayene kuyruğunda beklerken bu gün ise isteğimiz doktora gidiyoruz.  İstemediğimiz eczaneden ilaç alıyoruz.
Dün marketten aldığı ürünün fiyatı haftalık değişirken, stokçu para kazanırken bu gün o manzaralar son buldu.  Ekonomiyi uzaktan yakından takip edenler iyi bilir Devlet çalışanın maaşını ödemek için İMF bor alırken bugün İMF olsa da olur olmazsa da olur diyen bir siyasi iarede var.
Düne kadar tüm komşularımızla düşman olan bir ülke konumunda bu gün bölgedeki sıkıntıların çözümünde lider rol oynayan bir Ülke konumuna geldik.
Bütün bunları Ak parti hükümeti yaptı dersek yanlış olur. Elbette bir ülkenin kalkınması için siyasi istikrar olması gerek. Ama düne kadar Zenginler Kulübünün üyeler yut dışına iş gezilerine giderken bu gün Anadolu kaplanları dediğimiz KOBİ ler uçaktan inmez oldular.  Bütün bunlar birleştiğinde karşımıza Güçlü bir Türkiye portesi çıkıyor.
Gelin bir olalım birlikte olalım bizim farklılıklarımız mozaiği oluşturan güzellikler olduğunu unutmayalım ve adım atarken karşımızdakini düşünüp empati yapalım.
Artık tekerlek tümseğe çıktı veya çıkıyor son bir gayret daha
Sevgiyle kalın