Emirdağ Ülkü Ocakları tarafından 12 Eylül 2013 Cumartesi günü Taş Medreseliler için düzenlenen akşam yemeğinde günün anlam ve önemi adına bir konuşma yapan Emirdağ Ülkü Ocakları Başkanı Uğraş Sağlam, Cengiz Pala'nın geçtiğimiz günlerde basında yer alan ifadeleri hakkında da bazı açıklamalarda bulundu. "Ülkücü'nün yeri Ülkü Ocakları, siyasi alanda temsilcisi Milliyetçi Hareket Partisi'dir" diyen Sağlam, "Irkçılık ve kafatasçılık" değerlendirmesi hakkında da "Yumurtayı ister taşa vursunlar, ister taşı yumurtaya vursunlar kırılan hep aynı olacaktır" diyerek şunları kaydetti: "Geçtiğimiz günlerde Emirdağ Belediye Başkanı Cengiz Pala'nın basında yer alan röportajında 'MHP'li kökenden geldiğini, fakat zamanla ırkçılık ve kafatasçılıkla bu ülkenin bir yere gidemeyeceğini o yüzden herkesi kucaklayan bir siyaset olması gerektiğini' belirttiğini ve 'Ocak Başkanlığı yaptığını, yönetimde yer aldığını, ocak kültürünü bildiğini' iddia eden, tarafımızı ilgilendiren açıklamaları kamuoyunun malumudur.
Öncelikle elzem içerisinde ifade ederiz ki; kendisinin Emirdağ Ülkü Ocakları'nda Başkanlık görevinde bulunduğu gerçek dışı, 'Ocak kültürünü aldım' ifadesi ise şüphelidir. Ayrıca, yine kendi açıklamaları üzerine
Ülkü Ocakları Başkanları görevine seçimle değil, atama ile gelmektedir. Garip olmalıdır ki; Dün, Başbuğumuz Alparslan Türkeş Bey'in Hakk'a yürüyüşünün sene-i devriyelerinde, sosyal medya aracılığı ile methiye düzenler, bugün aynı kökenden geldiğini söylediği Milliyetçi Hareket'e 'Irkçı ve Kafatasçı' yakıştırması yapmaktadır. Dün Ülkü Ocakları'nın ikram standını kaldırılması için direktif verenler, bugün 'Ülkü Ocakları'nda yetiştiklerini' beyan etmektedirler.
Açıklamalarında "Vatandaşlarının yaşam kalitesini arttırmak adına, başlarını kaşıyacak vakit bulamadıklarını" söyleyenler, mevzu Milliyetçi Hareket'e dil uzatma konusuna gelince her nedense "Vakit bolluğu" yaşamaktadırlar. Emirdağ için 'Gecesini gündüzüne katarak, hafta sonu tatillerinden bile feragat' edenler, söz konusu Milliyetçi Hareket'e ithamda bulunma, karalama ve siyasi menfaatleri doğrultusunda ucuz entrikalar çevirme hususunda çalışmalarını şevk ve tutkuyla eyleme geçirmektedirler.
Kendisinin kökeninden geldiğini belirttiği, Milliyetçi Hareket'e 'Kafatasçı ve Irkçı' suçlamasında nereleri ve kimleri hedef gösterdiğini çok iyi bilmekteyiz. Meseleyi hangi boyuta taşıyarak, hangi hesapları yaptığını çok iyi anlamaktayız.
Madem ki; bu hareketin, fikri temelini ve kökenini oluşturduğunu söylemektesin, Ocak Başkanlığı yaptığını ve Ocak kültürünü aldığını iddia etmektesin, aynı zamanda da 'kökeninden geldim' dediğin harekete atıfta bulunma cürretini göstermektesin; bu durumda bizlere düşen görev senin sahip olduğun balık hafızana birtakım hususları hatırlatmakta fayda var. Irkçılık diye nitelendirdiğin Türk Milliyetçiliği'nin fikir pınarlarına kaynak olan Diyarbakırlı Ziya GÖKALP Bey'i, Türk-İslam tefekkürünün yıkılmaz kalesi Ağrılı Seyyid Ahmed ARVASİ'yi "Ocak kültürünü" aldığın yıllarda hiç mi tanımadın?
Kafatasçılıkla yerden yere vurduğun bir dava, uğruna camii önlerinde kızıl kurşunlara göğüs gerip, canını Hakk'a teslim eden Tuncelili Alper Tunga Uytun'u, Bingöl'de MHP Belediye Başkanlığı yaparken canına kast edilen, şehadet mertebesine ulaşan, ülkücü şehit Hikmet TEKİN'i "Ocak başkanlığı" yaptığın senelerde hiç mi duymadın?
'Artık bütün insanları ve herkesi kucaklayan bir siyasetin olması gerektiğine inandım' diyerek bu ideolojiyi hedef gösterirken, Ülkücülerin, insana insan olduğundan dolayı değer veren bir hareketi temsil ettiğini, yaratılanı yaratandan ötürü seven bir inanışın mensupları olduğunu "Ocak yönetimlerinde bulunduğun esnalarda" hiç mi anlamadın?
'Eski Ülkücüyüm' derken 'ülkücülüğün' ne anlam taşıdığını "Ülkü Ocakları'na gelip gittiğin" zamanlarda sana hiç mi öğretmediler? İslam'da men edilen 'Irkçılığı' Milliyetçi Hareket'e yakıştırarak çizmeyi aştığının ne kadar farkındasın?
Yine kökeninden geldiğini belirttiğin hareketin düstur edindiği Türk-İslam Ülküsünün bir gereği olan "Haddini Bilmek" mevhumunu ne çabuk unuttun? Emirdağ Ülkü Ocakları olarak senin de Belediye Başkanlığı yaptığın bir dönemde onca sıkıntı ve zorlukla mücadele ederken, hatta bir arkadaşımızın ekmeğine kadar uzanan ellere rağmen "Ülkücü" olduğun şimdi mi aklına geldi? Gerçekle alakası olmayan söylemlerinden bizler hicap duyarken, sen hiç mi utanmazsın?
Kimsenin ülkücülük üzerinden beyanlarda bulunarak birşeyler devşirme hevesinde bulunmasına izin vermeyiz.
Kendi zaaflarını ülkücülük gibi mukaddes bir kıymetle kapatma çalışmalarına razı göstermeyiz. Bu mübarek çatının altında göğüs gerilen her türlü cefa ve eziyete hele de Biconların, Hoşafoğluların hatıralarına leke sürdürmeyiz. Emirdağ Belediye Başkanı'nın yaptığı bu açıklamalar karşısında Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Emirdağ İlçe Başkanlığı olarak Belediye Başkanı'nı Hz. Mevlana'nın deyişi ile " Ya olduğu gibi görünmeye ya da göründüğü gibi olmaya" davet ediyoruz.
Herkesin bilmesinde yarar vardır ki; Ülkücü'nün yeri Ülkü Ocaklarıdır. Siyasi alandaki izdüşümü Milliyetçi Hareket Partsi'dir. Yaptıkları ve söyledikleri arasında, tezatlık ve tutarsızlıklar bulunan bu kişinin fikri ile çatışma yaşayan siyasi arenada bukalemun misali nasıl renk değiştirdiğini, dalından kopan yaprağın akıbetini rüzgarın nasıl tayin ettiğini söylemlerinden zaten anlamış durumdayız.
Çamur at izi kalsın anlayışıyla seçim atmosferinin sıcaklığının da yavaş yavaş hissedildiği bir döneme girmişken, Milliyetçi Hareket'i suçlamalarıyla sözüm ona zan altında bırakmak, tahrip etmek, güç kaybına uğratmak emeline ulaşmak isteyenler bilmelidir ki; yumurtayı ister taşa vursunlar, ister taşı yumurtaya vursunlar kırılan hep aynı olacaktır."













