Türkülerimiz
Türkülerimiz
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Kültürümüz

Saldığın yadigar saklıdır bende
Merhamet denilen yok mudur sende
Merhametsiz yare çattı yollar
Sevdana yandı açılan kollar
Emirdağ yöresinin Suvermez köyünde çok iyi türkü çığıran bir aşığımızı yıllar önce kaybetmiştik. Bu kabına sığmayan aşığın adı Kamil Karanfil'dir.
Aşık Kamil, gençliğin verdiği aşk ateşiyle bir kıza tutuluyor. Kız da onu deliler gibi sevmektedir. Ne yazık ki ailesinin taassubu nedeniyle sevgilisiyle bir türlü buluşup konuşamamaktadır.
Aşk ateşiyle yanıp tutuşan Aşık Kamil, kıza çok türküler yakıyor. Sevgilisiyle buluşabilmenin son çaresi olarak aracı bir kadını kıza gönderen Aşık Kamil, bir gece buluşma sözünü almayı başarır.
Kızın verdiği söz üzerine belirlenen yerde saatlerce bekler; sabrı tükenmektedir. Gecenin geç saatinde ay da doğmuştur. Her taraf ayın ışığı ile apaydınlık olmuştur.
Sevgilisinin gelmemesi, içini kurt gibi kemirmektedir. Sonunda oradan ayrılarak doğruca sevdiği kızın evlerine gitmeye karar verir.
Ay aydınlığı nedeniyle etrafa görünmemeye çalışarak kızın evlerine kadar geldiğinde bir de ne görsün,
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Kültürümüz
Altınımı ben, boynuma cizerim.Ağlıya ağlıya, destân yazarım.
Gönülsüz kötüye, veriyor babam.!
Ölümünen olsa, gene bozarım.!
Vaktiyle Afyonkarahisar’ın Emirdağ ilçesinin Hamzahacılı köyünde birbirini deli gibi seven iki genç vardır. Bunlar birbirlerini ta ufak yaşta sevmişler, hem de ölesiye sevmişler.
Genç delikanlı, Emirdağ’da ilk ve ortaokulu bitirdikten sonra, o zamanlar beldesinde lise bulunmadığı için, tahsilini yapabilmek amacıyla Afyonkarahisar’a gider.
Kız ise bu ayrılığa göğüs gerememiş olacak ki, yüreğinin derinliklerinden gelen bu sevgi sesini türkülere döker. Kızın söylediği bu türküler, Emirdağ’da dillere destan olmuştur.
Hamzahacılı köyü, diğer köylere giden yolun üzerinde olduğu için, kız bir gün suya giderken, yolda başka bir delikanlı kızı görür ve beğenir. Babasından istetir. Başlık parasını da vererek kızı bu delikanlıya nişanlarlar.
Kız, durumu, Afyonkarahisar’da tahsilini yapmakta olan sevgilisine bildirir. Postada gecikme olduğu için mektup geç ulaşır. Oğlan mektubu alınca, "sınav sonunda giderim" düşüncesiyle kızın yanına hemen ulaşamaz. Kız, sevgilisinden de hiçbir haber alamaz ve içindeki duyguları türkü haline dönüştürür.Kız, oğlandan haber alamayınca ne yapacağını şaşırmıştır. Bir taraftan da düğün hazırlıkları başlamış; kız ise kendini için için yemektedir.
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Kültürümüz
Evlerinin önü yoldur
Yoldan geçen karakoldur
Gurban olam sarı gelin
Gel testini bizden doldur
Bu hikaye, Emirdağ’da yaşanmış gerçek bir aşk öyküsüdür.
Yıllardır söylenir durur. Yıllardır da hikayesi anlatılır bu türkünün. Artık sadece Emirdağlılar’ın değil, türkü seven herkesin dilinde bayraklaşan Al Fadimem türküsünün kahramanları kimlerdir? Yaşadıkları olay nedir? Sonları ne olmuştur? Bu ve benzeri soruların cevapları farklı zamanlarda, farklı insanların açıklamaları, hikayeleri, anlatımları ile cevaplanmaya çalışılmış; özde türkü benimsenmiş ve önemsenmiştir.
Efe Kadir ile Al Fadime’nin aşkı geçmişte yaşanmış gerçek bir aşk öyküsüdür. Çünkü; onlar türkü dizeleriyle aşk destanlarını zaten yazmışlardır. Bu nev’i olayların illa da hikaye ya da roman şeklinde okuyucuya aktarılması şart olmadığı gibi Fadime ile Efe Kadir’in bizlere bıraktıkları türkü dizeleri, altmış yıldan beri, bu aşkın masumiyetini, güzelliğini ve unutulmazlığını muhafaza etmektedir. Morcalı Aşireti’nden bu iki gencin dudaklarından dökülen aşk dizeleri efsaneleşmiştir.
Al Fadime’nin Avustralya’da yaşayan kızı Leman Bostan’ın annesi hakkında ki açıklamaları şöyledir:













