Geçtiğimiz Perşembe günü Demirel sahneye döndü ve ayağının tozuyla dedi ki: “AKP ülkeyi bölmüştür.” Düzenle uzlaşan gazeteler Demirel’in demecini anlata anlata bitiremiyorlar. Gazeteler ondan: “Türk siyasi tarihine damgasını vuran duayen” olarak söz ediyorlar.Demirel gerçekten büyük(!) ve usta bir politikacımızdır. Zira Demirel Başbakanlığı sırasında iki kez askeri darbeyle karşılaşmış ve ikisinde de şapkayı atarak kaçmıştır. Bu anlamda Demirel gerçekten usta politikacıdır. Şimdi bu adam kalkıyor “AKP ülkeyi bölmüştür” diyor. Sayın Demirel, adama sormazlar mı: “1970’li yıllarda, Milliyetçi Cephe politikalarıyla ülkeyi düşman kamplara bölen siz değil miydiniz?” Ülkenin en güzide evlatlarının, faili meçhul cinayetlere kurban gitmesini seyreden de herhlde sizdiniz. Demokrasi istemekten başka suçu olmayan yurtseverleri derin devlet provokasyonlarıyla sindirmeye çalışmadınızmı? Aynı yıllarda kardeşi kardeşe kırdırtmaktan asla çekinmeyen yine siz değil miydiniz?
Demirel Türk siyasetinin duayeni filan değildir. Tersine Demirel, gerçekleri ters-yüz ederek halkı uyutan en büyük “demogog”tur. Can çıkar, huy çıkmaz! Demirel yine demogoji yapıyor. Diyor ki: ”Eskiden ben Kürdüm, Çerkezim, Türküm diye bir şey mi vardı? Kürt açılımı deyince ‘ben Kürtmüşüm, o halde benimde haklarım var’ dediler. Bunlara hiç gerek yoktu.” Sayın demogoji ustası, sana soruyoruz: “Kürt demokratik istemleri gerçekten Kürt açılımı politikasıyla mı başlamıştır? Yoksa bu ulusal sorunun tarihsel kökenleri mi vardır?” Bu gerçeği dağdaki Sağır Sultan bile bilir ama, gelgör ki Cumhurbaşkanlığı görevinde bulunmuş, kırk yıldan bu yana ülkenin siyasi yaşamına damgasını vurmuş bir kişi olarak Demirel bile hala gerçekleri görmezlikten geliyor.
Sayın Demirel, sen demokrasiden korkarsın. Sen her fırsatta, oy kaygısıyla Demokrat Parti’nin devamı olduğunu söyledin ama, Menderes’in çizgisini, demokrasinin tabana yayılmasını, demokrasinin sivilleşmesini hiçbir zaman istemedin. Vesayet rejimine hiç karşı çıkmadın. Menderes’i asanlarla her zaman uzlaştın ve hala uzlaşıyorsun. Fakat halk sürü değil ki! Dünya yeni bir çağa adım atıyor. Değişim rüzgarları elbette insanımızı da etkiliyor. Tarihsel ilerlemeyi kavramak istemeyen sensin. AKP tam olmasa bile en azından değişimlere, küreselleşmeye ayak uydurmaya çalışıyor. Kürt halkı koyun değil ki, bıraktığın yerde otlayıp dursun. Onlar da bu memleketin evladı. Onlarda elbette demokrasinin nimetlerinden yararlanmak istiyorlar. Ama sen Kürtleri kardeş olarakgörmedin ki.
Sen:”Bravo bravo…ikilik çıkardılar” diye AKP hükümetine çamur atmaya yelteniyorsun. Ama eski yol arkadaşın, Başbakan Yardımcısı Sayın Cemil Çiçek saldırılarını ne güzel yanıtlıyor. Sayın Çiçek:”Demirel az konuşsun. Biz onun yapmadıklarını yapıyoruz.” diyor. Otur oturduğun yerde Demirel Efendi! Cumhurbaşkanlığı görevinde bulunan bir birey olarak saygınlığını yitirme!
Senin saltanatın kaybolalı, senin çağın geçeli yıllar oldu. Köprülerin altından çoook su geçti. Korkma ülkemiz batmıyor. Tersine halkımız sorunlarının bilincine varıyor. Senin bastırmaya çalıştığın demokrasi mücadelesi filizleniyor, boy veriyor. Halkımız kabuğunu kırıyor, tüm engellere rağmen “Konuşan Türkiye” gerçek oluyor.
Sayın Demirel, demogojide ustalaşmak hüner değildir. Evrensel demokrasiyi inşa etmede var mısın, yok musun…onu söyle?














