Ulaşım
Ulaşım
Emirdağa Ulaşım
Konaklama
Konaklama
Nerede Kalınır
Nerede Yenir
Nerede Yenir
Yemeklerimiz
Yemeklerimiz
Tarihimiz
Tarihimiz
Emirdağ Spor
Emirdağ Spor
Ömer ÖzkanEmir  Kır 1968 doğumlu. Avrupa’da Türk kökenli, Bakanlık mevkiine yükselmiş ilk bakan. Mahinur Özdemir ise 25 yaşında… Dersiniz ki, bu bayan henüz çocuk. Tesettürlü… Ama beyni pırıl pırıl. Bu kızımız da genç yaşta kendisini kabul ettirmiş, milletvekili olmuş. Emir Kır Belçika Sosyalist Partisinde siyaset yapıyor. Sayın Bakanımız: “Ömer Bey, bu kızla ben çok iyi anlaşıyorum. Fikirlerimiz o kadar uyuşuyor ki!” diye övmekle bitremiyor Mahinur’u. Sayın Sait Köse de, Resul Tapmaz da öyle. Bu gençlerin hepsi, genç yaşlarda siyaset merdiveninin  basamaklarını başarıyla tırmandılar.
               Bu isimler ilçemizin yüz akıdır. Bu siyaset starları bizlerin, Emirdağ’lıların, Afyon’luların Avrupa’daki gururudur. Yalnız bizler mi? Bildiğiniz gibi tüm Türkiye kamuoyu onlarla iftihar ediyor. Ama MHP Emirdağ İlçe Başkanı Ceylan Morca bu yıldızları  çekemiyor. Onları küçük düşüren demeçler veriyor.
                Ceylan Morca, Anayasa Oylamasında “evet”çi olduğu için sevgili Emir Kır’a saldırıyor. Onu, AKP’li bir bakan gibi çalışmakla, propaganda yapmakla suçluyor. Bu kadarla yetinse üzerinde durmaya değmezdi. Fakat Ceylan Morca daha da ileri gidiyor: “Bu propaganda ve çalışma gayreti Sayın Cumhurbaşkanının askerliğini tecil etmesi ile mi ilgili diye düşünmeden edemiyor insan” diye aşağılayıcı sözler sarfetmekten çekinmiyor. Sayın Ceylan Morca, senden de hiçbir şey saklanmıyor vallahi! Ne kadar sivri zekalısınız? Pes doğrusu…
                Bir defa Emir Kır asker kaçağı filan değildir. Sayın Kır’ın tecil sorunu varsa, bu da Sayın Cumhurbaşkanımızın yetkisindeyse, Sayın Bakanın AKP’li bir bakan gibi politika yapmasına, Cumhurbaşkanına yağ çekmesine hiç gerek kalmaz . Ceylan Morca, Sayın Cumhurbaşkanının Emir Kır’ı bizlerden daha çok takdir ettiğinden, sevdiğinden sanırım haberdar değildir.  
                Size bir şey söyleyeyim mi Ceylan Bey. Evet, bu gençlerin hepsi “evet”çidir. Ayrı ayrı partilerde siyaset yapsalar da hepsi demokrattır. Zira hepsi Belçika doğumludur. Hepsi eğitimini Belçika’da tamamladı. Hepsi Belçika kültürüyle, Avrupa kültürüyle donanımlıdır. Sayın Morca siz, Belçika’nın ne denli adaletli bir ülke olduğunu bilemezsiniz. Belçika iki toplumlu, iki bölgeli, iki resmi dili olan bir ülkedir. Başkentte memurluk yapmanın ön-koşulu, iki dili de ana diliniz gibi bilmenizden geçer. Yani bu dillerden birisini okuyup yazamıyorsanız, Brüksel’de kamu görevlisi olamazsınız. İşte Belçika böylesine adil bir ülkedir.
                Sayın Morca ben, 1980 yılında döndüm Belçika’dan. O tarihten bu yana, o adil ülke daha da adaletli oldu. Her iki toplumun da başkenti olduğu için Brüksel’e üçüncü bir “federal bölge” statüsü verilmiş. Bu yetmiyormuş gibi, altı tane de küçük küçük “ özerk bölge”ler oluşturulmuş. Kısacası, Belçika’daki ileri demokratik yapılanmayı anlayamadığın gibi, o koşullarda yetişen insanları da anlayamazsın. Çünkü böyle bir demokrasi anlayışı sana ters  gelir. Oysa ki, günümüzde yürütülmekte olan Kıbrıs görüşmelerinde, Türk tarafının temel tezi budur. Sayın Morca onlar bir başka dünyanın insanlarıdır.
                  Avrupa’da Türk olarak ilk kez bakan olan, tarihe böyle geçen, kendisini dünya kamuoyuna kabul ettirmiş bir insana, Anayasa Oylamasında “evet” oyu kullanacağını açıklaması üzerine, ona  saldırma hakkına sahip misin? Bu değerli insanımızı sudan sebeplerle karalamaya çalışman hiç yakışık almıyor. Bu nedenle Sayın Morca, devirdiğin kazanları, yıktığın kaleleri tamir etmen,  sevgili Emir Kır’dan, Resul Tapmaz’dan en kısa zamanda özür dilemen gerekmektedir.