Ulaşım
Ulaşım
Emirdağa Ulaşım
Konaklama
Konaklama
Nerede Kalınır
Nerede Yenir
Nerede Yenir
Yemeklerimiz
Yemeklerimiz
Tarihimiz
Tarihimiz
Emirdağ Spor
Emirdağ Spor

yoksuldervisziyaret

Saat dört sırası koptu kıyamet
Aynı anda göçtü onbir vilayet
Allahım bin tövbe bu nasıl afet
Yüzbinlerce insan enkaz altında


Binlerce binalar yerle bir oldu
Enkaz yığınları bir mezar oldu
Türkiye tek yürek seferber oldu
Can kurtarmak için enkaz altında


Büyük bir felaket Türkiye yasta
Yandı ciğerlerim hastayım hasta
Umutla beklerim herbir nefeste
Çaresiz kaldılar enkaz altında


Malatya, Maraş, Antep, Elbistan
Nasıl yazılacak bu acı destan
Kulağım sesdedir herbir nefesten
Çaresiz kaldılar enkaz altında


Kilis, Şanlıurfa, Adıyaman'da,
Anne, bacı ağlar feryat figanda,
Bir kadın üç tane yavrusu yanda,
Böylece kaldılar enkaz altında.


Depremzedelerin hepsi perişan
Işte bu acıyla yanıp tutuşan
Her ülkeden geldi yardıma koşan
Can kurtarmak için enkaz altından


Insanlar kan ağlar can telaşında
Toplanmışlar yakınları başında
Kimisi hırsızlık yağma peşinde
Nu acı günlerin felaketinde


Allahım çiğerim yandı tutuştu
Pazarcık yıkıldı Nurdağı göçtü
Deprem olalı onbeşgün geçti
Hala ses geliyor enkaz altından


Türkiye tırlarla yardım getirdi
Depremzedelere imkan yetirdi
Akıllı bir kedi üç can kurtardı
Gitti tek tek buldu enkaz altında


Gelin şu yaşanan acıyı görün
Kimi ana bacı kimisi torun
Osmaniye, Adana,İskenderun
Feryatlar figanlar enkaz altında


Hayallar yıkıldı umutlar yok oldu
Yandı ciğerlerim bağrım söküldü
Tutamadım gözyaşlarım döküldü
Bir umut bekleriz enkaz altında


Çalışma ekibi asla durmadı
Soğok, kar, kış, gece gündüz demedi
En kazın başından gözünü ırmadı
Öyle can kurtardı enkaz altında


Depremzedelerin ciğeri yanmış
Insan olmadıklar gözleri dönmüş
Merhamet kalmamış insafı donmuş
Hırsızlık peşinde afet altında


Çocukların tebessümle bakışı
Yanında kedisi elinde kuşu
Gören insanların aktı gözyaşı
Mucize çocuklar enkaz altında


Hatay, Islahiye, Diyarbakır’da
Aç susuz kaldılar soğukta karda
Bunca depremzede o kadar zorda
Umutla bekleşir enkaz altında


Yandı Hasan Hüseyin’in anası
Zeynep Fatma ellerinde kınası
Hanı nerde Elbistan’ın Sunası
Duvağıyla yatar enkaz altında


Böyle bir felaket düştü yurduma
Dış ülkeler hepsi koştu yardıma
Yüce mevlam derman olsun derdime
Koyma felakette enkaz altında


Onbir vilayetin ilçesi köyü
Hiç kalmadı eş dost akraba soyu
Yok oldu umutlar bir ömür boyu
Bunca gün bekleriz enkaz altında


Anasız babasız binlerce çocuk
Kimi altı aylık kimi körpecik
Açılmadan solan güller domurcuk
Bu yavrular kaldı enkaz altında


Dernekler Vakıflar hepsi bir oldu
Depremzede için geldi derildi
Her tarafa çadır kentler kuruldu
Yüzbinlerce insan enkaz altında


Her ülkeyi sardı bu acı haber
Bütün dünya bile oldu seferber
Her taraftan böyle yardımlar yağar
Bunca insan kaldı enkaz altında


Yıkıldı pazarcık göçtü nurdağı
Kimisi gelindi kimisi güveği
Ne umutla giymişti duvağı
Ksldı umutları enkaz altında


Binlerce çocuklar küçük bebekler
Bu yavrular ana kucağı bekler
Dayanmıyor bu acıya yürekler
Herbirisi kaldı enkaz altında


Bir feryat başladı seher çağında
Yıkıldı binalar kaldı evinde
Bakın Elazığ’da Saman dağında
Perişan insanlar afet altında


Bu insanlar eşi dostu arzular
Düşündükçe ciğerlerim sızılar
Annesiz ağlaşır körpe kuzular
Ana baba kaldı enkaz altında


Bu felaketlerden ibret almadık
Yoksul Derviş hiç tövbekar olmadık
Aklımızı başımıza almadık
Böyle kaldık bu felaket altında
Aşık Yoksul Derviş
(Şemsettin Kubat - Emirdağ/Afyon)