Kudreti sonsuz olan Rabbimiz, bizi en mükemmel vaziyette ve en şerefli varlık olarak yaratmıştır. Yüce Allah bütün nimetleri önümüze sermiş, bizi bütün bu nimetlerden yararlanabilecek duyu ve yeteneklerle donatmış, sonra da, bizlerden hangimizin daha güzel işler yapacağını sınamak için de imtihana tabi tutmuştur.
Etrafımıza baktığımızda her yerde Allah’ın nimetlerini görüyoruz. Her lokmada O’nun ikramlarını tadıyor, her nefesimizde O’nun bahşettiği hayatı soluyoruz. Bu gerçeği Rabbimiz Kur’anı Kerimde bize şöyle haber veriyor “Görmedin mi: Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsini Allah sizin hizmetinize verdi. Açık ve gizli nimetlerini üzerinize yağdırdı.”
Hutbemin başında okuduğum ayeti kerimede ise: “O, istediğiniz şeylerin hepsinden size verdi. Eğer Allahın nimetlerini saymaya kalkışsanız sayamazsınız. Şüphesiz insan çok zalimdir, çok nankördür.”
Biraz tefekküre dalıp son birkaç saatimizin muhasebesini yapalım. Üzerimize bahşedilen nimetleri
tek tek hatırlayalım. O nimetlerin nerelerden gelerek bizi bulduğunu düşünelim. Topraktan çıkan sebzeler, ağaçlardan toplanan meyveler, kaynaklardan fışkıran sular, çevremizi saran hava, dünyayı ısıtan ve aydınlatan güneş, semayı süsleyen ay ve yıldızlar, hizmetimize sunulan hayvanlar ve daha niceleri. Hepsi bizlere Rabbimizin ihsanı ve ikramıdır. Bunca nimet karşısında aklımız bizleri şükretmeye doğru yönlendirecektir.
Rabbimizin bizden istediği de zaten şükretmektir. Çünkü Kur’anı Kerimde “Kim şükrederse ancak kendisi için şükretmiş olur, kim de nankörlük ederse bilsin ki, Allah her bakımdan zengindir, övülmeye layıktır.”
Her nimetin bir şükrü vardır. Şunu iyi bilelim ki, şükretmek sadece dil ile “Şükürler olsun Rabbim” demek değildir. Her nimetin kendine göre şükrü vardır. Malın şükrü zekat ve sadakadır. İlmin zekâtı onunla amel etmek ve başkalarına öğretmektir. Gençlik enerjisini insanlığa hizmette harcamak da gençliğin şükrüdür.
Şükür nimetlerin çok çok artmasına, isyan ve nankörlük ise nimetlerin tek tek yok olmasına vesile olur. Yani nimetlerin durumu bizim tutum ve davranışlarımıza bağlıdır. Rabbimiz Kur’anı Kerimde “Andolsun eğer şükrederseniz elbette size nimetimi artırırım. Şayet nankörlük ederseniz hiç şüphesiz azabım çok şiddetlidir.” buyurarak bizlerin dikkatini çekmiştir.
Hutbemi Peygamberimizin bir duasıyla bitirmek istiyorum. “Allahım! Sana uygun bir şekilde zikretmek, nimetine şükretmek, sana layık ibadet etmek için bana yardım eyle.”
Lokman, 20/31.
İbrahim, 14/34.
Lokman, 20/12.
İbrahim, 14/34.
Ebu Davut, Vitir, 26.
Hazırlayan: Muammer KAVŞAK
Bolvadin İlçe Müftüsü
Redaksiyon: İl İrşat Kurulu














