Cenab-ı
Hak insanlığın var oluşuyla birlikte onları doğru yola çağıran peygamberler
göndermiştir. İnsanların kolayca anlayıp örnek alabilmeleri için de
peygamberleri kendileri gibi insanlardan seçmiştir. Bu aynı zamanda Rabbimizin
bizim için büyük bir lütfu olmuştur. Bir ayet-i kerimede Rabbimiz şöyle
buyurur: “Gerçekten Allah, kendi içlerinden birini, onlara âyetlerini okuması,
Onları her türlü kötülüklerden arındırması, Kendilerine kitap ve hikmeti
öğretmesi için resul yapmakla, müminlere büyük bir lütuf ve inâyette
bulunmuştur.”(1)
Hz.
Muhammed (sav) de diğer peygamberler gibi insanlar arasından seçilmiştir. Ancak
onun insanlar arasından seçilmiş olması, her yönüyle diğer insanlar gibi olduğu
anlamına gelmez. Evet o beşeri özellikleri itibariyle bir anne-babadan dünyaya
gelmiş, yiyen, içen, alışveriş yapan bir insandır. Ancak aynı zamanda,
Rabbimizin; “O asla hevasından konuşmaz. Onun konuştuğu ancak kendisine yapılan
vahiydir”(2) dediği bir insandır. Abdullah bin Amr diyor ki: “Bana,
‘Efendimizin ağzından çıkan her şeyi yazıyorsun, ama; O'da bir beşerdir.
Yumuşak olduğu an da olur, öfkeli olduğu an da.. bazen arzu etmediği şeyler de
söyleyebilir’ dediler. Bunun üzerine ben de, hadis yazmayı bıraktım. Sonra
Efendimizle karşılaştığımda durumu haber verdim. Buyurdular ki: ‘Yaz! Nefsim
elinde olan Allah'â yemin ederim ki, bu ağızdan haktan başka bir şey
çıkmaz.’”(3)
Peygamber
Efendimiz (sav)’in bir insan olmasını aklı almayan, bir melek veya başka bir
varlık olması gerektiğini düşünenlere Kur’an-ı Kerimde: “Zaten, insanların
ekserisinin, kendilerine hidâyet geldiği halde iman etmemelerinin başlıca
sebebi: ‘Allah bula bula bir insan mı seçip halka elçi gönderdi?’ demeleridir”
buyrularak, Efendimize şöyle söylemesi emredilmektedir: “Onlara deki: ‘Eğer
yeryüzünde melekler yerleşip dolaşsalardı o zaman Biz onlara melek elçi
gönderirdik.’”(4)
Rabbimiz,
peygamberleri, uymamız kolay olsun diye insanlardan seçmiştir. Bize düşen de
onlara itaat etmek ve onları kendimize rehber edinmektir. Bu aynı zamanda
Rabbimizin sevgisini de kazandıracaktır. Bir ayet-i kerimede: “Ey Resulüm, de
ki: ‘Ey insanlar, eğer Allah’ı seviyorsanız, gelin bana uyun ki Allah da sizi
sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah gafurdur, rahimdir!’”(4) buyrulmak
suretiyle, bize en güzel örnek olan Peygamber Efendimize (sav) uymanın,
Rabbimize olan sevgimizin de en büyük ispatı olduğu vurgulanmaktadır.
(1) Al-i
İmran, 164 (Ayet metninin tercümesi)
(2)
Necm, 3-4
(3) Ebu
Davud, İlim, 3
(4)
İsra, 94-95
(5) Al-i İmran, 31














