Yüce Rabbimiz hiçbir varlığı gayesiz ve başıboş yaratmamıştır. Yeryüzünde zerreden kürreye ne varsa hepsini bir gaye için yaratmış ve en mükemmel biçimde yarattığı insanın hizmetine sunmuştur. Hal böyle olunca, insanın da bir yaratılış gayesi vardır. O da yaratanını hakkıyla tanımak ve layıkıyla ona kul olabilmektir. Kuran-ı Kerimde bu gerçek “Ben cinleri ve insanları ancak bana ibadet etsinler diye yarattım”(1) ayet meali ile dile getirilmektedir.
İşte bu dünyaya geliş gayemiz kâinattaki her şeyi bizim hizmetimize sunan Allah (c.c)’ı bilmek, unutmamak ve onun emir ve yasaklarına göre yaşamaktır. Kul olarak yapmamız gereken Allah’ın emirlerini hürmetle yerine getirmek, yarattıklarına şefkat ve merhametle yaklaşmaktır. İnsan yaradılış gayesini koruduğu ölçüde insandır. Şayet vazifesini unutur, yanlışta ısrar ederse o zaman aşağıların aşağısına düşer.
İçinde yaşadığımız dünya, ahireti kazanmak için bir fırsattır. Yüce Rabbimiz bu hususta “O (Allah) hanginizin daha güzel davranacağını denemek için hayatı ve ölümü yarattı”(2) buyuruyor. Demek ki ahiret mutluluğu, dünyadaki tutum ve davranışlarımızla gerçekleşecektir. Allah’a kul, Rasûlüne layık ümmet olma gayreti içinde olan bizler sevgili peygamberimizin ”Nerede olursan ol Allah’a karşı korkuyla ve saygıyla yönel”(3) buyruğuyla hareket edelim ki bu gayeye ulaşmış olalım. Gönüller Sultanı Mevlana “Bugün yapacağın iyiliği yarına bırakma, Aklını başına al da ahiret torbasına taşları değil, değerli cevherleri (salih amelleri) doldur; işin sonunu bu günden görmeye çalış. Gaflette olma. Nefsine ve şeytana uyma. Sermayeni bugün için değil, ahiret için biriktir, Gününü iyi değerlendir, elindeki fırsatı kaçırma” diyerek yolumuzu aydınlatır.
Böyle bir hayatı benimsersek “Ey huzur içinde olan nefis! Sen ondan razı, O da senden razı olarak Rabbine dön. Gir Salih kullarımın arasına, Gir cennetime”(4) ilahi hitabına muhatap oluruz. Rabbim bizi bir an bile nefsimizle baş başa bırakmasın. Yaratılış gayemiz olan kulluktan ayırmasın ve bizi sırat-ı müstakime ulaştırsın.
(1) Zariyat, 56
(2) Mülk, 2
(3) Tirmizi, Birr, 55
(4) Fecr, 27-30














