İnsanlığa gönderilen tüm ilahi mesajların baş tacı olan Kur’an vahyi yine Kur’an’ın kendi beyanına göre bir Ramazan ayında inmeye başlamıştır. Hutbemizin başında okuduğumuz Kadir Suresinde, Kur’an’ın inmeye başladığı Ramazan gecesine “Kadir Gecesi” adı verilmekte ve surenin tamamı bu geceyi anlatmaktadır. Kur’an’ın inişine şahit olan bu gecenin “Bin aydan daha hayırlı” olduğu müjdelenmektedir. Bir geceyi bin aydan daha hayırlı kılan da, o gecenin içerisinde yer aldığı bütün bir Ramazan ayını mübarek kılan da, Kur’an’ın o gecede ve o ayda inmiş olmasıdır.
Bin ay, yaklaşık seksen üç yıl eder. Diğer bir hesapla Kadir Gecesi, 30 bin geceye denk bir değere sahiptir. Bunun anlamı, dolu dolu yaşanmış bir insan ömrü demektir. Bir bakıma “Kadir Gecesi, bir ömürden daha hayırlıdır” veya “Kur’an’la yaşanan bir ömür, Kur’an’sız yaşanan bin ömürden daha hayırlıdır” da denebilir.
Kur’an, indiği zamana dahi otuz bin kat değer yüklemiştir. Sevgili Peygamberimizi “Alemlerin Efendisi”; Mekke’yi “Ümmü’l-Kura (Kentlerin Anası)”; indiği asrı “Asr-ı Saadet (Mutluluk Asrı)” yapmıştır. Bütün bunları yapan Kur’an eğer bizim yüreğimize, zihnimize, hayatımıza, ailemize, köyümüze, kentimize, ülkemize, dünyamıza inerse, bize bereketli bir hayat bahşetmez mi? Değerimizi binlerce kat arttırmaz mı? Kararan hayatlarımızı ve Dünyamızı aydınlatmaz mı? Bize ve toplumumuza hayat vermez mi?
Ferd ve toplum olarak Kur’an vahyinin taşıdığı, barış, huzur, saadet, güven ve selamla yeniden dirilmek dua ve temennisiyle önümüzdeki salı gününü çarşambaya bağlayan Kadir Gecesi’nin tüm İslam Alemine ve ülkemize hayırlar getirmesini dilerim. Hutbemi Kadir suresinin mealiyle bitirmek istiyorum: “Şüphesiz, biz onu (Kur’an’ı) Kadir Gecesi’nde indirdik. Kadir Gecesi’nin ne olduğunu sen ne bileceksin! Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlıdır. Melekler ve Ruh (Cebrail) o gecede, Rablerinin izniyle her türlü iş için iner de iner. O gece, tan yerinin ağarmasına kadar bir esenliktir.”
(1) Kadir, 1-5














