Bizleri, önümüzdeki 11 Mayıs cumartesi günü, sonsuz rahmet ve bereketle dopdolu yeni bir üç aylar iklimine, 16 Mayıs perşembe gecesi de Regâib kandiline eriştirecek olan Rabbimize hamdolsun. Üç ayların ve kandillerin güzellikleri ile gönüllerimizin buluşmasına vesile olan Rasulümüz Hazret-i Muhammed(s.a.v.)’e sonsuz salât ve selam olsun. Hepimizin üç ayları ve Regâib kandili şimdiden mübarek olsun.
Üç aylar ve kandil gecelerini vesile kılarak, Rabbimizin şu ibret dolu sözlerine kulak verelim:
‘Andolsun zamana ki, insan gerçekten ziyan içindedir. Ancak, iman edip de sâlih ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler, birbirlerine sabrı tavsiye edenler başka.’ (1) Üç Aylar, nasıl geçtiğini anlamadığımız, hızla tükettiğimiz, günlük koşuşturmalara feda ettiğimiz zaman içinde biraz durup düşünme, özümüze dönüp kendimizle yüzleşme imkânını sunar .
Üç aylar, günahlarla kararan yüreklerimizi, merhamet fakiri paslı
vicdanlarımızı tövbelerle ve nedamet gözyaşlarıyla arındırıp, tertemiz bir hale getirebilmek için önümüzden akıp giden rahmet pınarıdır,
Üç aylar, hayat yolunda bitiş çizgisine doğru yürürken; dünyanın öteki dünyaya bir hazırlık yeri olduğunu idrak etmek, asıl ve daimi olan ahiret yurduna hazırlanmak, az zamanda çok kazanmak vaktidir.
Kalan günlerimizin, yaşayıp geride bıraktıklarımızdan daha az olabileceğinin idraki içinde hayırlı işlerde yarışmak, faydasız uğraşlardan kaçınmak, günahlara dur deyip, sevaplarla buluşmak zamanıdır üç aylar.
Gafletle kapanmış gözlerimizi basiretle açmak, katılaşmaya yüz tutan kalplerimizi zikrullah ile yumuşatmak, kibirle dikleşen başlarımızı tevazuyla eğip alnımızı secdelere koymak ve bağışlanmak ümidiyle yakarış anıdır üç aylar. ‘Onlar, Rablerine secde ederek ve kıyamda durarak geceleyenlerdir.’ (2) ayet-i kerimesiyle hemhâl olmaktır üç aylar.
Dua ve münâcâtların semaları titrettiği, rahmet-i Rahman’ın mahzun gönüllere sağanak sağanak indiği, bir ânı bir ömre bedel bereketli günlerdir üç aylar.
Kandiller, karanlık gecelerin süsü olan yıldızlar gibidir. Bunların içinde rahmeti üstümüze çöken, ışıltısı gözlerimizi kamaştıran Regâib’le hoş geldin diyeceğiz bu kutlu mevsime. Geliniz biz de bir Regâib olalım. Özlenen, rağbet edilen, değer veren ve değer verilen olalım. Yaratılmışı yaratanından dolayı hoş gören, insanı kâinatın gözbebeği, Yüce Allah’ın en şerefli varlığı olarak bilip hürmet eden. Gelmeyene giden, aramayanı soran, vermeyene bolca ikram eden olalım.
Aşk-ı ilahi gönlümüzde, Yüce Rasulümüz’ün münacatı dilimizde, dergahında imdat dilenen bu kutlu geceler hürmetine Ya Rabbi; ‘Recep ve Şabanı bizlere mübarek kıl ve bizi Ramazan’a ulaştır.’(3) diyelim.
1- Asr, 103/ 1-3
2- Furkan, 25/64
3- Ahmed b. Hanbel, Müsned, I, 259.














