Ulaşım
Ulaşım
Emirdağa Ulaşım
Konaklama
Konaklama
Nerede Kalınır
Nerede Yenir
Nerede Yenir
Yemeklerimiz
Yemeklerimiz
Tarihimiz
Tarihimiz
Emirdağ Spor
Emirdağ Spor

İstanbulun Fethi 29 Mayıs 1453Rabbimize binlerce şükürler olsun ki, asırlardan bu yana, yeryüzünde, tüm milletlere, sevgi, hoşgörü ve adalet ile örnek olmuş bir milletin çocuklarıyız. Kendi milletine olduğu gibi, başka milletlerin de mutluluğunu isteyen bir toplumuz. Bundan dolayıdır ki; Bir çağı açıp, bir çağı kapatan Fatih’in zihinlerimize yer etmiş olan 29 Mayıs 1453 İstanbul’u fethinin 560. yılını idrak edeceğiz. Hz. peygamber (sav): ‘Kostantiniyye (İstanbul), muhakkak fethedilecektir. Onu fetheden kumandan ne güzel kumandan, onu fetheden ordu ne güzel ordudur.’ (1) buyurdukları içindir ki, bir çok İslam emiri bu övgüye mazhar olabilmek için, bir rivayete göre 35 kez İstanbul’u kuşatmışlardır. Müslüman Türk Milleti de İstanbul’u beş defa kuşatmış, ancak beşinci defasında, başarıya ulaşmıştır.

Fatih, devrin en meşhur alimlerinden dini ve fenni ilimleri akademik düzeyde tahsil etmiş, tamamen ilmi bir atmosfer içerisinde yetişmişti. İlmi ve alimi sever onlara, gereken saygıyı gösterirdi. Akşemseddin'le Fatih Sultan Mehmed bir araya gelince İstanbul fetholundu.’  (2) Dolayısıyla İstanbul'un manevi Fatih'i Akşemseddin'dir.

Fetih için bütün hazırlıkları tamamlayan Fatih, 5 Nisan 1453 de İstanbul önlerine geldi. Şehri karadan ve denizden kuşattı. Bizans imparatoru, Osmanlıların İstanbul’u savaşsız terk etme teklifini kabul etmedi. 6 Nisan 1453’ten itibaren İstanbul kuşatması başladı. Yüksek surlar… Aşılması zor bir kale.. ve savaş… Surların üzerindeki Bizans askerleri, müslüman askerlerin üzerine kaynamış yağ ve katran dökmeye başlarlar. Gökten yağmur yerine ok yağmaktadır. Kayıp çok fazla olmuştur.    Surların dibindeki askerler, hakim konumdaki Bizans askerine karşı etkili olamaz. Fatih Sultan Mehmet bunları görünce ümitsizliğe kapılır. Hocasının yanına gelir: ‘Hocam galiba Kostantiniye’yi (İstanbul’u) alamayacağız. Durmadan da asker kaybediyoruz. Geri çekilip vaz geçeyim mi?’ der. Akşemseddin ona güven ve cesaret vererek, Hz. Peygamber’in müjdesini hatırlatır ve kuşatmaya devam etmesini söyler. Fatih aldığı bu destekle, kimsenin aklına gelmeyecek, gelse bile cesaret edemeyeceği bir şey yapar: 21-22 Nisan gecesinde 72 parçalık Osmanlı donanmasının kızaklardan kaydırılarak Haliç’e indirilmesini emreder. Bu durum Bizans’ın işini zorlaştırmıştır. 53 gün süren kuşatma, müslüman Türk askerlerinin büyük başarılarıyla 29 Mayıs 1453’te şehrin düşmesiyle sona erermiştir.
İşte Fatih’i Fatih yapan, bu ilmi, irfanı, imanı, cesareti ve Rasulullah’ın müjdesine nail olma aşkıdır.
‘Fetih’ten sonra Fatih Sultan Mehmed’in Ayasofya’da ibadet eden ve şehirde bulunan Hıristiyanların can ve mallarının emniyette olduğunu, müslümanlarla beraber inanç ve ibadetlerini adet ve göreneklerini serbestçe yerine getireceklerini ilan etmesi’ (3) bugün; din ve vicdan özgürlüğü, insan hakları konusunda tüm dünyanın örnek alması gereken ve fethin asıl gayesini ve ruhunu açıklayan önemli bir olaydır.

Günümüz gençlerinin fetih ve Fatih’in ruhuyla aydınlanması dileği ile fetih günününüzü kutluyor, Hutbemi, başlarken okuduğum ayetin meali ile bitiriyorum. ‘Ey iman edenler, eğer siz Allah'a, Allah'ın dinine yardım ederseniz, O da size yardım eder. Sizi kararlı, sabırlı ve azimli hale getirir.’(4)

1- Ahmed  b.Hanbel,  Müsned, lV, 225
2- Hekimoğlu İsmail (makale ve köşe yazıları 3haz.2006)  3- Yrd. Doç. Dr. Ahmet Gökbel.(Makale Diyanet D.1997 Eylül)
4- Muhammed 7