Yüce Allah, insanı boş yere yaratmadığı gibi, başıboş da bırakmamıştır. Onu ‘kulluk görevi’ yapmakla yani; kendisine ibadet etmekle sorumlu kılmıştır. İnsanın yaratılış gayesi olan ‘ibadet’ görevini ifa edebilmesi için, mü’min olarak Allah’ın emir ve yasaklarını yerine getirmesi ve salih ameller işlemesi gerekir.
Mü’minin yapması gereken salih amellerin başında da ‘Namaz’ ibadeti gelmektedir. Yüce Rabbimiz (c.c), ilk insan ve ilk peygamber olan Adem (a.s)’ dan itibaren tüm kullarını ‘’namaz’’ ibadeti ile sorumlu tutmuş, bütün peygamberler de ümmetlerine namazı emretmişlerdir.
Sevgili Peygamberimiz’de ‘namaz’ üzerinde ısrarla durmuş, namaz kılanlara mükafat; kılmayanlara ise ceza olduğunu haber vererek, farz olan beş vakit namazın kılınmasını ısrarla teşvik etmiş ve terkinden de sakındırmıştır. ‘Gece ve gündüz melekleri sizi takip ederler. Sabah ve ikindi
namazlarında toplanırlar. Sonra sizinle geceleyen melekler, ilahi huzura çıkarlar. Rableri onlara, ‘-onları en iyi şekilde bildiği halde- kullarımı nasıl bıraktınız?’ diye sorar. Melekler, ‘onları namaz kılarken bıraktık ve yine namaz kılarken bulduk’ cevabını verirler.’ buyurmuştur. (1)
Değerli Mü’minler !
Namazını kılmayan kişi, ya namazın farziyetine inanmadığı, ya namazı önemsemediği, ya ihmalkarlığı, ya da unuttuğu için kılmamıştır. Farz oluşuna inanmadığı ve önemsemediğinden dolayı kılmayan kimse, mü’min olamaz, çünkü bu kimse Allah’ın emrine inanmamaktadır. Farziyetine ve önemine inandığı halde ihmalkarlığı ya da meşguliyeti sebebiyle şer’i bir özrü olmaksızın namazını kılmayan kimse ise büyük günah işlemiş olur.
Peygamberimiz bir gün namaz ibadetinden bahsetmiş ve şöyle buyurmuştu. ‘Kim namazına devam ederse bu namaz kıyamet gününde onun için (karanlığa karşı) nur, (doğruluğuna) delil ve (azaptan) kurtuluş olur. Kim de namazına devam etmezse onun nuru, kurtuluşu ve delili olmaz.’(2)
Yine sevgili peygamberimiz, amellerin en faziletli ve Allah’a karşı en sevimli olanının namaz olduğunu ifade etmiştir. (3)
Yüce Rabbimiz de namazı terk etmememizi ve eşimiz ile çoluk çocuğumuza da namaz ibadetine devam etmeleri hususunda ısrarcı olmamızı bizden istemekte ve Kur’an-ı Kerim’de mealen şöyle buyurmaktadır: ‘Ailene namazı emret, kendin de ona sabret (namazına devam et)’(4)
Öyle İse Kıymetli Mü’minler !
Mü’min; güzelce abdestini alıp gönlü, bedeni ve uzuvlarıyla namaza hazırlanmalı; ta’dil-i erkana, farz, vacip, sünnet ve müstehaplarına riayet ederek, kemali edeple beş vakit namazını kılmalıdır. Çünkü namaz mü’min olmanın göstergesi, dinin direği olan bir ibadettir.
Kaynaklar:
1-Buhari,139
2-Ahmed B.Hanbel,169)
3- (Müslim, İman,137)
4- Taha, 132
Şaban DURMUŞ / Evciler İlçe Vaizi














