Gönderdikleriniz
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Sizden Gelenler
Zalım Poyraz türküsünü ve hikayesini yazacağım ,bu türkünün kaynak kişisi gerçek yakanı üreteni, Halis Erenoğlu’dur ,ikinci dörtlüğünde geçen sözler de değiştirilmiştir,Asıl acı olan yaşarken emeğine ve bunun gibi birçok türküsüne başkalarının kendi emeği imiş gibi kolayca isimlerini yazmaları.Bu türküde kaynak kişi olarak geçen şahıs dünyada yokken bu türkünün hikayesi yaşanmış ve duygulardan söze dökülmüştür.Bu türkü ve Emirdağı Gacerli mahallesinde bu sevdayı ve bu türküyü bilmeyen yoktur. Emirdağımıza ait türkülerin birkaç tanesi hariç tamamı yerel çalgıcı dediğimiz abdallar tarafından düğünlerde çalınıp söylenerek yada bu kültüre hizmet ettiğini söyleyen sözde araştırmacı denilen şahsiyetler tarafından melodisi ritmi sözleri değiştirilerek özünden uzaklaştırmışlardır. Emirdağımıza ait belli kalıplaşmış günümüze taşınan bu türkülerden başka ağıtlardan başka yorumları bozulmamış türkülerimiz ve ağıtlarımız vardır.Soruyorum neden birden ozanlarımız üretkenlikten mi vaz mı geçti de aynı türkülerden başka üretim yapamaz hale geldiler,çünkü özde kendilerine ait değil de ondan.
Bu türkü hüzün ayrılık kavuşamama kokan gerçek bir sevda türküsüdür,
İkinci dörtlük ,emirdağla şu urfanın arası,emirdağın ardın göl garabası,sevdim sevdim alamadım dünyamda,onulmaz bu yüreğimin yarası da goygun yarası.Tamamını da yazarım .ve istenirse bu türkünün derlemecisi sn .Hale Gür hanıma babamdan nasıl ne şekilde alınıp taşındığını ben yazmayayım kaynak kişi olan şahıs yazsın.
Devamını oku: Kültürel Eserlerımız Ve Kisisel Kültürel Yozlasma
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Sizden Gelenler
Dünya A-lem O'nu, kaybettiğimiz gün daha iyi tanıdı. Bilmeyenler, Ömer Halaç Kardeşimizin memleket için büyük bir kayıp olduğunu, ancak öğrendi o gün anladı. Emirdağ’lı hemşerilerimiz O'nun eşi bulunmaz bir cevher olduğunun ciddiyetini, O'nun ebediyete gönderdiğimiz 12 Mayıs Salı günü kavrayabildik. Çünkü o, kendi başına ve kendi istikametinde, büyük başarılara imza ata ata sessiz sedasız konuşturuyordu. Disiplinli, vakur, saygın, alçak gönüllü, gelişimci, girişimci, büyük işler yapmak için yaratılmış, seçkin iş adamlarımızdan birisiydi. Koştura koştura kendi mesleği ve işi istikametinde büyük işleri kucaklamaktaydı. Son zamanlarda Türkiye bile O'nun erişilmez iş yeteneğine dar gelmeğe başlamıştı. “O” 25 m2'lik bir işyerini büyüte büyüte, Türkiye'mizin altın damarı haline getirmişti. Artık dış ülkelerde bulup keşfettiği altın kaynaklarını Türkiye ekonomisi için işletmeğe girişmişti. Birden bire altın sektörümüz, O'nun yüreğindeki, kabiliyetindeki, öz cevherin farkına varıp O'nun arkasına düşerek Türkiye Kuyumculuk Sektörünün güçlendirme kararı alıp O'nun liderliğini kabullenmişti. Herkes ve bilhassa altın sektörümüz O'nun liderliğinde altıncılığın Dünya Zirvesine yükseleceğini anlamıştı. Devamını oku: O'nu Altın İmparatoru Olarak Biliyorduk,"Gönüller Fatihi"Olarak Uğurladık
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Sizden Gelenler
Dağlarında buzun olam, kar olam
Senin için düşmanıma kul olam
Çiçeğinde arın olam bal olam
Güzel yurdum Türkiyem.
Ormanın meşe, palamut, çam olam
Şehir şehir ilçe ilçe yol olam
Kem gözle bakanlara zor olam
Güzel yurdum Türkiyem
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Sizden Gelenler
15 eylül 1995, soğuk bir İstanbul sabahıdır; hava yeni, yeni aydınlanmak üzeredir. Bir taraftan ezan sesleri, diğer taraftan martı sesleri denizin dalga seslerine karışmıştır. Görüntü yavaş, yavaş sahildeki emekli olmuş sandallara iner ve eski bir sandala takılır. Sandalı yıllar önce içilmiş içki şişeleri doldurmuştur. Güneşin doğmasıyla beraber sandalda bir kıpırtı görülür. Kıpırtının görülmesiyle beraber şangır şungur şişe sesleri de duyulur. Kirden rengi kahve rengine dönmüş, saçı sakalına karışmış, 40 yaşlarında giysisi kir, pas içinde tek renge dönmüş bir adam sandalda beline kadar doğrulur. Elindeki dün akşamdan kalan şarabından iki yudum içerek sabah kahvaltısını yapar. Ayak ucunda, şişelerin altında bulunan boya sandığını çıkarır. Sandığını omzuna asarak rıhtımda yürümeye başlar. İşlerine yetişmek için koşturan insanlar, okula giden çocuklar, dükkanlarını yeni, yeni açan esnaflarla beraber yeni bir gün başlamıştır.- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Sizden Gelenler
Demir dağları eritenKarda kağnı yürüten
Kurtları da eğiten
Asırlardır hür gezen
Bir milletin oğluyum
Kırk korkmaz yiğitler
Çin sarayını basan
Orta Asya' ya sığmayıp
Bütün dünyaya taşan
Bir milletin oğluyum
Anadolu'ya yol açan
Dünyaya nam saçan
Üç kıtada yur açan
Ve adalet dağıtan
Bir milletin oğluyum
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Sizden Gelenler
Dün 19 Mayıs’ı kutladık. Normal şartlarda ilçemiz stadyumunda yapılan kutlamalar bu yıl stadyumdaki çimlendirme çalışmaları nedeniyle Sebze Pazarı’nda yapıldı.
Saat 10.00’da Sebze Pazarında başlayan kutlamalar oldukça coşkuluydu. Ama öyle bir eksik vardı ki sormayın.
Saat 10.00’dan 11.00’e kadar sürdü bayram ama bayram boyunca bayramı seyreden ilçemiz halkı sıcaktan kavruldu. O sıcağın altında gazetelerden şapka yapanlar, şemsiyesiyle sıcağın etkisinden korunmak isteyenler, bu sıcağın altında bayram mı olurmuş diyerek bayram alanını terkedenler ve dahası, orada olanlar bilirler.














