Ferda Boz Güneri
- Ayrıntılar
Rahman ve Rahim Olan Allahın Adıyla..
Mal, mülk, çoluk-çocuk..
Bütün bunlar dünya hayatının süsleridir.
Ama baki kalacak yararlı işler ise, Rabbinin katında hem mükafat yönünden hem de ümit bağlamak bakımından daha hayırlıdır."
Kehf Sure-i Hakimi 46. Ayet-i Kerime
Kainatı renk renk, çeşit çeşit güzelliklerle süsleyip, akla gelmeyecek nimetlerle donatarak kullarını hayret ve muhabbetle derinleşen şükürlere sevk eden Cömert ve Kerem Sahibi Allahım...
Evlat ve eş yakınlığı vesilesi ile kalblerimizi şenlendiren; bu nimetlerinin asıl sahibi olarak kullarına Kendi azamet ve kudretini de gösteren Rabbim...
Biz biliriz ki, bütün bu iç ısıtan ihsanların, ancak SEN'den olması yönüyle güzeldir..
Yoksa zatı itibari ile her şey ve herkes fanidir; ya ölüm ya ayrılık ya da başka sebeblerle herşey tükenip gitmeye mahkumdur..
Ne olur hakikaten Senin katında güzel ve hayırlı-sevimli duygular yaşat bizlere.. Lütfen bu süslü nimetlere takılıp Senin rızana uygun olmayan hallere düşmemize izin verme..
Senin emanetin olan çocuk ve eşlerimize yine Senin muhabbetine ve rızana uygun muamelede bulunmayı nasip eyle bizlere.. Kalblerimizin ayarını kaçırıp, haketmediği kadar birilerine değer vererek kendimize zarar vermemize ve Sana muhalif düşmemize izin verme..
Kalbler Senin elindedir; Sana ait olan yüreklerimizi hep hakta sabit kıl...
Bahar neş'esiyle dolup taşan, içi kıpır kıpır olan kullarının Cennet aşkını şevkini de arttır...
- Ayrıntılar

Daha yaşı onüç, on beş arası
Çağrıldı çocuklar vatan müdafası
Kalmadı er, adam cephe hattında
Asker lazım vatan savunmasında
Şehit çocuk sen de büyüyecektin
Ergenlik çağını da geçecektin
Harman yerin de koşup oynayacak
Havasınla sevip sevdalanacaktın
Sardı boğazın her yanını düşmanlar
Bayrağa, toprağa gözün dikmişler
Senin olanı senden alacaklar
Kök salacaklar, bağın bostanında
Vatan namustu, yurttu, can, canandı
Toprağımıza hainler basmamalıydı
Giden şehit oldu Çanakkale’ye
Çağrıldı bin üç yüz on beşliler cepheye
Dayanır mı bunlara canlar özler
Babaları Çanakkale‘de şehitler
Analar kınaladı ellerini kuzularının
Duayla cephelere gönderdiler
Oğlum sakın ha korkma der
Baban sana orada yardım eder
Vatanı savun, durma canını ver
Bırakma bu aziz vatanı, haine der
- Ayrıntılar

Ramazan her yerde farklı güzeldir ama Mekke'de bambaşka güzeldir. Zira Mekke her yerden farklı durumdadır. Risalet'in başladığı yer Mekke’dir.
Yeryüzünde Allah'a en sevimli gelen yer Mekke’dir. Kur'an'ın indiği Hira- Nur Dağı Mekke’dedir. Her yerinde efendimizin ayak izinin olduğu yer Mekke’dir. Cebrail'i aslı surette misafir eden sade şedir Mekke’dir. Taşına, dağına bire yüz bin verilen şehir Mekke. Hal böyle iken Mekke'de Ramazan daha farklıdır. Hac gibi Ramazan umresi bereketi, Ramazan bereketi Mekke'de yaşanır. İkram edilen hurmalar buz gibi şişesinde zemzem yazan özel zemzemler, sade Mekke'de ikram edilir. Mekke'de Ramazan ikram ve cömertlikle yarışır. Cömertler ise Allah ile yarışır. Onlar verir, Allah’ta onlara yüz bin karşılığında verir. Cömert tekrar verir, Allah’ta ben daha cömertim der daha da verir.
Mekke bu yüzden tek ve özeldir. Teravih ayrı güzel, bir anda üç Kabe imamının sesini Kur'an mekke sokaklarında dalgalanır. Namaz sizi miraca çıkartır. Kur'an sizinle konuşur. Bir de bakarsınız kıyamda kunut duası ile elleriniz sema ile buluşmuş, melekler etrafınızda duanıza amin diyor, Kabeye rahmet iniyor. Zemzemciler ellerinde bardak, ellerinde kazan ile size doğru geliyor iç doya doya diyor. Mekanla, Kur'an'la, namazla, dua ile, Zemzem'le doyan ruh etrafa neşe saçar, herkes birbirine tebessüm eder ve selam verir. Gece Kur'an'la, sahurla süslenmiş Ramazan sokaklarındaki nur ile devam eder. Ta ki sabah namazına kadar. Cemaatle kılınır namazlar hep birlikte. Mekke'de Ramazan bambaşkadır. Zira seması dünyaya en yakın yerdir. Mekke Haremi'nde bir gün geçirmek, diğer beldelerde bir yıl oruç tutmak ve geceleri namaz kılmaktan daha efdaldir.
Peygamber (S.A.V.) buyurmuşlar: "Kim Mekke'de bir gün hastalansa Allah (C.C.) ona Mekke dışında yapılan 60 senelik ibadetin sevabını yazar. Kim bir saat mekke sıcağına sabretse Allah (C.C.) onu kıyamet gününde cehennem ateşinden 500 senelik mesafe ile uzaklaştırır ve 200 senelik mesafe ile onu cennete yaklaştırır. Mekke ve Medine beldeleri kötülükleri siler. Körüğün demir pasını sildiği gibi. Haberiniz olsun Mekke zorluklar üzerine kurulmuştur.
Devamını oku: Mekke'de Ramazan Geceleri ve Mekke’nin Faziletleri
- Ayrıntılar

Bir ölüp, bin dirilenler,
Hz. Mevlâna mana alemine,
Göçtü, vuslata erdi, hasreti son buldu,
Lâkin, yeniden Mevlâna’lar olacaktı.
Hz. Mevlâna'nın postuna sırasıyla,
Has talebesi Hüsamettin Çelebi,
Oğlu Sultan veled,
Torunu, Ulu Arif Çelebi gelecekler,
Yerini boş bırakmayacaklar.
Burası post değil,
Dost makamıydı.
Mevlâna'nın canları, dostları,
Mevleviliğin temel taşlarıydı.
Hz. Mevlâna hani şöyle der ya;
“Yere hangi tohum ekildi de bitmedi?”
Toprağa atılan tohum kendisiydi,
Onun gibiler de yeniden,
Toprağa atılan tohum gibi ardından bitecekti.
Mevlâna’nın düşünce ve fikirleri
Her gönülde yeşerdi, filizlendi,
Ariflerin gönlünde,
Şairlerin şiirlerinde,
Dervişlerin zikrinde,
Okyanusların ötesinde duyuldu çağrısı…
Ney’in nağmesinde,
Sema'nın ulviyetinde,
Aşıkların hayalinde,
Hep Mevlâna yaşıyordu.
- Ayrıntılar

Filistinde çocuğun adı yok. Çocuklar tarih boyunca o bölgelerde hayalleri yok, adı yok. Hayalleri, adları çalındı, önüne geçildi.
Maalesef bu sebeplerden keyif bozulur.
Dünyanın kaynakları sınırlı, kısıtlı.
O kaynak elde kalanlar bizim olmalı diyenlerden dolayı bütün kavga burada çıkıyor.
Çok geçmişe gitmeye gerek yok.
Tenkit edip ortaçağa gitmeye gerek yok.
Geçtiğim yüzyılda Cezayir’de olanlar.
Geçtiğimiz yüzyılda Holokost, geçtiğimiz yüzyılda Hiroşima, Nagasaki .
Nasıl bir insanlık veya insan bunu yapar değil mi? Bu batı medeniyetinin insanlığa sergilediği yüzyılı. Filistinde soykırım şu an yapılıyor. Soykırım yapılan yer Filistindir, Doğu Türkistandır. Kimliksiz cesetler, Aylan bebekler şu an oluyor.
Uluslararası ilişkiler dengeler diplomasisinden dolayı tatlı bir şekilde ifade ediyoruz ama adeta batı medeniyeti ve doğu medeniyeti diye kendini satan ve pazarlayan bu cani güruhun üzerinde bir silindir gibi geçilmesi gerekiyor. Bir güç olmalı, daha önce ecdadımız bunu adaletle yapmıştı. Moğollar da vahşilikle yapmıştı. Bunlar vahşilikle ele geçirmişler.
Bu dönem bu örnekleri vermek istemiyorum ama bir şekilde bunların durdurulması müesses denilen ellerindeki bu ölüm düzeninin ellerinden alınması gerekiyor.
Sığınmacılar konusunda özellikle Suriyeli sığınmacılar Suriyede diyaloğun kurulup Suriye de güvenli alanın oluşturulup bir an evvel oraya yaşanabilir kentler kurulup yerleştirilmesiydi. Ama bu güne gelindi hala daha yapılamadı.Türkiye bunun için hareketler yaptı. Ancak yine sözde batı medeniyetinin araya girmesiyle durduruldu.
- Ayrıntılar

Asırlarca bu topraklar, şehitlerle anıldı,
Yine tarih, dağlarda tekerrür etmekte.
Sarıkamış, Kurtuluş savaşı, Balkan harbi, Kocatepe, Trablusgarp cephesi, Kore, Sakarya Meydan muharebesi,Çanakkale ve Kuzey Irak cephesi.
Analar, düğün dernekle, oğullarına kınalar yakarak ellerine, vatana hizmete gönderir.
Ana kucağından, ata ocağından, asker ocağına.
Mukaddestir vatan, din, bayrak, ezan.Bir canları, bir de vatanları. Gerisi yok, gerisi boş. Önce vatan, önce toprak, yurtsuz, yuvasız olunmazdı.
Yiğit askerim Mehmetçiğim, mert, cesur ve korkusuzdur. İner dağlardan kurt gibi, yıldırım olur, düşmana göz açtırmaz tufan olur!
Hainler, köstebek yuvalarında, dağlarda mağaralara saklanır. İnine çekilmiş uykudaki hayvanat bile, onların bu haline, insanlığından utanır..
Mehmetçik coştumu kimseleri dinlemez,
şehid olmak için asker olur.
Yiğitlerimiz…Ah Mehmetim, her biri bir dağ gibi. Gökte kartal, dağda kurt, ovada arslan kesilir, geçtiği her yerleri titretir.
Dökülse Mehmetçiğin bir damla kanı, ecri sevabı çoktur mükafatı.
Şehid olan Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer, Hz. Osman ve Hz. Ali, canını feda edenleri karşılar, Hz. Peygamberle!
Uğruna can vereceği, değeri vatanı, şehadeti getirdi neticesi. Düşmanın gözü kör olsun, kökü kurusun.
- Ayrıntılar

Sarıkamış, Allahuekber dağları,
Yol uzun, şartlar çetin,
Gecenin soğuğu şiddetlice,
Kah kar olur, kah yağmur,
Mehmetçik, canlar pahasına yol alır.
Dayanamadılar, üşüdüler, titrediler,
Birbirlerine yanaştılar, karların altında,
Kimi ağaç gibi donmuş, ince çarıklar ayakta,
Kimi çömelmiş, kimi boylu boyunca.
Binbaşı Nihat, dimdik ayakta,
Başı açık, saçları beyaza boyanmış,
Kaskatı kesilmiş gözleri karşıda,
Yazlık üniformasıyla karların ortasında.
Mehmetçik çölden gelmişti,
Sarıkamış hava şartları olumsuzdu,
Yemek yok, açlık çok, hayvanlar telef oldu,
Ordu dağıldı, kara kışa teslim oldu!














