Beyaz Emirdağlıların Gri Emirdağlılardan Farkı?
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Sizden Gelenler
Dünyanın en ücra köşesinde dahi bir Emirdağlı’ya rastlamak hiç de garipsenecek bir durum değil. Gurbete yolculukla başlayan Emirdağlı’nın “Gavur” macerası dünyanın birçok ülkesine kadar yayıldı.
Gittiği ülkenin kültüründen, gelenek ve göreneklerinden etkilenen Emirdağlı zamanla kendi değerlerine yabancılaşmaya başladı. Her ne kadar törelerine dört elle sarılsa da, yıllar sonra memleket hasretiyle döndüğü vatanda “gavurcu”, gurbette “Türk” olarak anıldı. İki arada bir derede bocaladı durdu.
İşte bu kesime mensup olan Emirdağlı’lar “Gri Emirdağlı”lardır. Bir yanda kaybedilmemeye çalışılan gelenek görenekler, bir yanda eskinin değerlerini (Gurbette yabancılaşmaması açısından) çocuklarına öğretme zorunluluğunda yıllarını harcanması, küpe takan oğluyla yaşanan en çetin kuşak çatışması, “Hans”la evlenen kızın evlatlıktan reddedilerek “evlat sevgisini” yüreğinin en derinlerine gömülmesiyle son bulan 50 yıllık bir macera.
Ve memlekete dönüş… Ömrünün bütün birikimiyle, gurbette en çetin işlerde çalışırken “of” çekmesine mani olan “az kaldı, benim de evim olacak” diyerek hayalini kurduğu 2 ya da 3 katlı, olabildiğince gösterişli, rengarenk evin nihayet alınarak, emekliliğin tadını çıkarmayı beklemekle geçen bir ömür. İşte bu “Gri Emirdağ”lılar, asıl Emirdağ’a en büyük hizmeti yapan, milyonlarca döviz aktaran, sülale-akraba tutkunluğu sayesinde yapılan evliliklerle kendinden sonra birçok kişinin daha Belçika başta olmak üzere diğer Avrupa ülkelerine geçişini sağlayarak “Gurbetçi” döngüsünün yok olmamasını sağlayan kesim… Hiçbir zaman “Beyaz Emirdağlı” olamadılar. Çünkü…
Devamını oku: Beyaz Emirdağlıların Gri Emirdağlılardan Farkı?
Küresel Krize Karşı Alınacak Tedbirler Ve Türkiye'ye Yansımaları
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Sizden Gelenler
ABD'de doğan ve oradan dünyaya yayılan kriz Türkiye'ye nasıl
yansıdı acaba hepimizin düşündüğü son zamanlarda
bu konu herhalde yanılmıyorsam.
Talepteki azalma nedeniyle, deflâsyon riski de arttı, bu gerileme daha da kötüleşebilir.
Finansal kriz yatırımı da olumsuz etkiledi. Hazine Müsteşarlığı yılın ilk
ayında 114 yatırım projesi için teşvik düzenledi. Teşvike bağlanan tutar geçen
yılın aynı ayına göre %46,5 azaldı. Teşvik belgesine bağlanan yatırım
projelerinin sayısı Ocak'ta geçen yılın aynı ayına göre %29,6 düştü. Toplam
yatırım tutarı da geçen yılın aynı dönemine göre%46,5 azalış gösterdi. Bu yılın
ilk ayında toplam yatırımlara bağlı toplam istihdam da geçen yıla göre %39
azalarak 5577 kişi oldu. Bu yatırımların büyük bölümü yeni yatırımları oluşturuyor.
İmalat sanayi 751,3 milyon TL'lik yatırımdan pay aldı. İmalat sanayine yönelik
yatırımlarda 3141 kişilik istihdam görüldü. Sektörler itibariyle 90,4 milyon TL
taşıt araçları,85,7 milyon TL ile gıda ve içki 52,8 milyon TL ile elektrikli
makineler sektörü aldı.
Hizmetler sektörüne
yönelik yatırım tutarı 332,3 milyon TL olarak gerçekleşti.2187 kişi istihdam
yaratılacağı bildirildi. Hizmetlere yönelik yatırımların 119,5 milyon TL'si
turizm,87 milyon TL'si ulaştırma alanına verilecek. Enerji sektörüne yönelik
olarak teşvik belgesine bağlanan yatırım tutarı ise 436 milyon TL olarak
gerçekleşti.136 kişiye istihdam yaratılacak.
Coğrafi bölgelere
göre Marmara bölgesi yatırımlarda yine birinci sırada Marmara 362,3 milyon
TL'lik yatırımla birinci 1168 kişilik istihdam yaratılacak. Güneydoğu Anadolu
Bölgesi 332,7 milyon TL ikinci sırada, bu bölgeyi 280,9 milyon TL ile Akdeniz
Bölgesi,172,6 milyon TL ile Ege,166,2 milyon TL ile İç Anadolu ve 102,6 milyon
TL ile Doğu Anadolu izledi.
Devamını oku: Küresel Krize Karşı Alınacak Tedbirler Ve Türkiye'ye Yansımaları
Bu Yıl Terfi Maçları Zor
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Mustafa Çınar
İki yıldır üst üste süper lig şampiyonu olan Emirdağ sporumuz bu yıl büyük bir ihtimalle 3.lige terfi maçlarına gidemeyecek. Son olarak almış olduğu Köy Hizmetleri spor maçında almış olduğu yenilgi terfi maçları ümidini de bitirmiş oldu. Lig ikincisi dinar sporla olan beş puan farkın kapatılması çok zor görünüyor. Dinar sporun kalan maçlarında, beş ya da altı puan kaybedeceği maçlar değil.
Bu sezon Emirdağ spor her türlü şansızlığı yaşadı. Bunların en başında maddi sıkıntı gelmektedir. Futbolcuların paralarının düzenli olarak ödenememesi, büyük ümitlerle Afyondan transfer edilen Süleyman’ın hakeme kafa atarak kırmızı kart görüp, kadro dışı kalması, oluşan diğer sakatlıklar, yönetimle teknik kadronun anlaşamaması sonucunda teknik kadronun görevi bırakması, bu sezon Emirdağ spor’un terfi maçlarına gitmesine engel olan sebepler olarak en başta gelmektedir.
Sezona fırtına gibi giren Emirdağ sporumuz, ilk beş maçta zor maçlarını kazanarak hepimizi çok ümitlendirmişti. Zor maçlarını kazanan Emirdağ sporumuz, Puan kaybetmez diye görülen maçlarda puan kaybetmesi, yine şampiyon olacağız diye bekleyen taraftarlarını, ikincilik şansını da kaybederek hayal kırıklığına uğrattı. Sezon içinde yaşanan yukarıda saydığım olaylardan sonra takımımızın terfi maçlarına gitmesi çok zordu, büyük bir ihtimalle de gidemeyecek. Bu da tüm Emirdağ spor taraftarını üzmüştür.
Şimdi önümüzdeki sezon kulübe nasıl gelir elde edilir, bu takım nasıl başarılı olur, bunları düşünerek, hazırlıklara şimdiden başlanmalıdır. Bu yıldan itibaren önümüzdeki sezonun hazırlığı yapılmalı, transfer yapılacaksa bu yıl ön görüşmeler yapılıp, sezon bittiğinde hemen anlaşmalar yapılmalıdır. Öncelikle kulübün maddi problemleri aşarak, önünü görmesi gerekiyor.
Çanakkale Ruhu ve Şehitlik
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Cuma Hutbesi
Her milletin tarihinde milletin yeniden varolması için dönüm noktaları vardır. Bizim milletimiz için bu kritik dönem Çanakkale savaşları olmuştur. Çanakkale savaşında maddî gücümüz, düşmanın gücüne nispetle çok az idi. Askerimizin birçoğunun, ayağında postalı dahi yoktu. Ancak Mehmetçiğin manevi gücü büyüktü. İngiliz Ordu komutanı General Hamilton'un: "Bizi Türklerin maddî gücü değil, mânevî gücü mağlup etmiştir. Çünkü onların atacak barutu bile kalmamıştı” şeklindeki itirafı bu gerçeği açık bir biçimde ortaya koymaktadır.
Çanakkale savaşı deyince, vatanına kurban olmak için annesinin saçını kınaladığı, kınalı Hasan’ı, Ertuğrul koyunda çıkartma yapan 3000 İngiliz askerini 67 askeriyle on saat savunan Yahya Çavuşu, 257 kg ağırlığındaki top mermisini kaldırarak düşman gemisine isabet ettirerek batıran Seyit onbaşıyı, hiçbir askeri kalmayana kadar savaşan 57. Alayı ve bunun gibi hatıraları aklımızdan çıkarmamalıyız. 57. Alay Sancağı Avustralya Melbourne müzesinde sergilenmektedir. Sancağın altında: “Bu Alay Sancağı Gelibolu savaş alanından getirilmiştir, ama esir edilememiştir.
Türk ordusu’nun geleneklerine göre bir ordunun sancağı, alayın son eri ölmeden teslim edilmez. Bu sancak, sonuncu askerin altında ölü olarak yattığı bir ağacın dalına asılı olarak bulunmuştur. Kahramanlık timsali olarak karşınızda duran bu Türk Sancağını selamlamadan geçmeyin” ibaresi yazılıdır.
Mevlid Kandili
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Cuma Hutbesi
Mevlid, doğum zamanı demektir. Rabiül Evvel ayının 11ni 12ye
bağlayan gece bütün Müslümanların bayramıdır. Çünkü bu gecede Fahri kainat
efendimiz, alemlere rahmet(1) Hz Muhammed Mustafa (sav) dünyaya teşrif
etmişlerdir.
İnsanlık onun gelişini bekliyordu. Cehalet karanlıkları her
yeri sarmış, hak ve adalet kaybolmuş, güçlü haksız da olsa haklı kabul edilmiş,
insanlar parayla çarşı-pazarda alınıp satılır hale gelmiş, kız çocukları
babaları eliyle diri diri toprağa gömülürken artık hayat yaşanmaz bir hal
almıştı.
İşte herkes ufka dikkat kesilmiş peygamberlerin müjdelediği
kurtarıcıyı beklerken ilk olarak bir yıldız görüldü. Yahudiler feryadı
bastılar. ‘Ahmed’in yıldızı doğdu bu gece. Son peygamber Ahmed doğdu bu gece’
dediler. Sava gölü kurumuş, Mecusilerin 1000 yıllık yanan ateşi sönmüş, İran’da
Kisranın sarayının 14 sütunu yıkılmıştı.
Annesi Hz Amine de Peygamber Efendimize hamileyken rüyasında
“Sen, insanların en hayırlısına ve bu ümmetin efendisine hamile oldun. Onu
dünyaya getirdiğin zaman, ‘her hasetçinin şerrinden koruması için bir ve tek
olana sığınırım’ de, sonra ona Muhammed ismini ver” diye ses işitiyordu. Aynı
gece Hz. Âmine'nin yanında bulunan Osman ibn Âs'ın annesi de gördüklerini şöyle
anlatıyordu: “O gece evin içi nurla doldu, yıldızların sanki üzerimize
dökülecekmiş gibi sarktıklarını gördük.”
Dedikodu ve Gıybet
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Cuma Hutbesi
Gıybet Rabbimizin Kur’anda en ağır ifadelerle yasakladığı büyük günahlardan birisidir. Gıybet, insanların yanlarında bulunmayan kişi veya kişileri, onların hoşlarına gitmeyecek şekilde anmalarıdır. Sözle olabileceği gibi yazıyla, el-kol veya kaş-göz işaretleriyle de olabilir. Söylenilen şeyin doğru olması veya kişinin yüzüne karşı da söylenmiş olması kişiyi gıybetten kurtarmaz.Dedikodu ve gıybet eden günah işlediği gibi, bunu dinleyen ve önlemeye çalışmayan da aynı günaha ortak olmaktadır. Bu sorumluluktan kurtulmak için dedikodu ve gıybet edeni önlemeye çalışmalı, buna gücü yetmiyorsa gıybet edeni dinlememelidir. Peygamber Efendimiz (sav): “Bana Miraçta bakırdan tırnaklarıyla yüzlerini parçalayan bir topluluk gösterildi. Bunlar kimlerdir? diye sordum. Cebrail: “Bunlar insanların etini yiyen yani gıybet edenlerdir” cevabını verdi”(1) buyuruyor. Yüce Rabbimiz de Kur'an-ı Kerimde: “Ey iman edenler, zannın çoğundan sakının; zira zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin gizliliklerini araştırmayın ve bazınız bazınızı gıybet etmesin.
Gazoz Kapağı Bile Olamamak
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Yüksel Önaçan
“O mu?” diyor, Potuk Şeref, “-O, sallanan masanın ayağının altında gazoz kapağı bile olmaz.”Bu, toplumdaki bazı insanlarımızın kendisinden başka kimseyi düşünmediğinin, olaylara lakayt kaldığının bir ifadesi olarak, güzel bir yakıştırma. Aynı zamanda –işe yaramazın- tanımlaması...
Her apartmanda, her kamu kuruluşunda bu vasıfta insanlara son zamanlarda pek çok rastlar olduk.
Apartmanda, müşterek girişimle çözümü kolay bir problemde böyleleri kendisini kenara çekerek, ya da diğerlerinin fikirlerine karşı koyarak zorluklar çıkarır.
Bir kamu kuruluşunda, böyleleri yüzünden işler olması gerektiğinden daha iyi yürümediği gibi, aksar da.
***
Egoizm bazılarımızda kendiliğinden geliştiği gibi, bazılarımızı da toplumun maddeye verdiği aşırı değer egoist yapar.
Egoist, kendi kendisini toplumdan ayırmıştır. Ama toplum, egoist insanı kolayca tanıyamaz.
Egoist, kendi sahip olduklarına bir saldırıda aslan kesilir ama, toplumun sahip olduklarına bir saldırıda ademsendecidir. Günümüzde toplum kurallarının ihlal edilmesi ve ihlal edenlerinde bundan garip bir haz duymalarının sebebi, içimizdeki egoistlerin sayısının gün geçtikçe, madde manaya galip geldikçe (!) artmasındandır.














