YılBaşı Programından Bir Emirdağ Türküsü
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Videolar
Grup Hemin seslendirdiği - Düz Oyun
Aşure Günü
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Cuma Hutbesi
Kameri aylardan Muharrem ayının onuncu günü Aşure günüdür. Bu günde birçok Peygamberin hayatında önemli olaylar vuku bulmuştur. Kaynaklarda zikredildiğine göre; Bu gün, Hz. Ademin dünya yüzüne indirilmesine sebep olan hatası için tövbesinin kabul edildiği, Hz. Nuh’un gemisinin Cudi dağına oturduğu, Hz. Yunus’un balığın karnından kurtulduğu, Hz. Musa ve Hz. İsa’nın doğduğu, Hz. Musa’nın ve kavminin Firavunun zulmünden kurtulduğu, Hz. Yakup’un oğlu Hz. Yusuf’a kavuştuğu gündür. Bu sebeple Aşure günü bütün dinlerde ve en son din İslam Dininde önemli bir yere sahiptir.
Sevgili Peygamberimiz (sav) Aşure gününde oruç tutmuş ve oruç tutmayı tavsiye etmiş, ayrıca Muharrem ayının dokuzuncu gününün de oruçlu geçirilmesi tavsiyesinde bulunmuş, bu günde tutulacak orucu Ramazan ayından sonra tutulan en faziletli oruç olarak değerlendirmiş ve geçmiş bir senenin günahlarına keffaret olacağı müjdesini vermiştir.(1) Bu sebeple Muharrem ayının dokuzuncu ve onuncu günlerini oruçla geçirmek müstehaptır.
Aşure günü, İslam tarihinde Hz. Peygamberin torunu Hz. Hüseyin’in Kerbelada şehit edildiği bir gün olarak da hatırlanmaktadır.
Tarihin belirli bir kesiminde meydana gelen ve bizleri derinden etkileyen bu olay hakkında iyi düşünmek ve gerekli dersleri çıkarmak gerekmektedir. Bu husus hepimizin yüreğini dağlamakta ve derinden üzmektedir. Ama bu üzüntü bizleri bir ayrıma götürmemeli, intikam duygularının ortaya çıktığı bedenlerimizi tahrip ettiğimiz bir olaya dönüşmemelidir. Müslümanlara düşen görev, bu gibi olayların tekrar yaşanmaması için gerekli tedbirleri almak ve belli bir bilinci oluşturmak olmalıdır.
2009 Eurovizyon Şarkımız - Düm Tek
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Videolar
Bu Derisi Nerde Gerisi
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Sizden Gelenler
Dün hemen hemen herkes aynı şeyi konuştu. Ömer Faruk Yaldızkaya’nın AKP den aday adayı olup olmayacağını. Bu yazıyı yazdığım dakikalarda henüz net bir cevap vermedi. Şayet evet ben aday adayıyım derse, hiç kuşkunuz olmasın AKP nin adayı Ömer Faruk Yaldızkaya. Gerçi yönetim Cumartesi günü temayyül yoklaması yapacağız sonra çıkan sonuca göre açıklayacağız diyor ama bu söylemlerin hepsi hikaye. Temayyül yoklaması yapılsa da yapılmasa da
Ömer Bey’i aday gösterecekler. Şayet adayım derse.
Daha önce yazmıştım AKP li yöneticiler mevcut adaylarla seçime girmek istemiyor diye. Yada daha iyi bir aday arıyorlar diye. Son gelişmeler söylediklerimi doğru çıkarıyor.
Ömer Faruk Yaldızkaya ismini duyunca balıklama atlamalarının sebebi bu.
Bir taşla iki kuş vurmak. Hem MHP kanadından oy çalmak, hemde mevcut adaylardan daha iyi bir aday, alın size diye seçmenine mesaj vermek.
Altınımı Ben Boynuma Cizerim
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Kültürümüz
Altınımı ben, boynuma cizerim.Ağlıya ağlıya, destân yazarım.
Gönülsüz kötüye, veriyor babam.!
Ölümünen olsa, gene bozarım.!
Vaktiyle Afyonkarahisar’ın Emirdağ ilçesinin Hamzahacılı köyünde birbirini deli gibi seven iki genç vardır. Bunlar birbirlerini ta ufak yaşta sevmişler, hem de ölesiye sevmişler.
Genç delikanlı, Emirdağ’da ilk ve ortaokulu bitirdikten sonra, o zamanlar beldesinde lise bulunmadığı için, tahsilini yapabilmek amacıyla Afyonkarahisar’a gider.
Kız ise bu ayrılığa göğüs gerememiş olacak ki, yüreğinin derinliklerinden gelen bu sevgi sesini türkülere döker. Kızın söylediği bu türküler, Emirdağ’da dillere destan olmuştur.
Hamzahacılı köyü, diğer köylere giden yolun üzerinde olduğu için, kız bir gün suya giderken, yolda başka bir delikanlı kızı görür ve beğenir. Babasından istetir. Başlık parasını da vererek kızı bu delikanlıya nişanlarlar.
Kız, durumu, Afyonkarahisar’da tahsilini yapmakta olan sevgilisine bildirir. Postada gecikme olduğu için mektup geç ulaşır. Oğlan mektubu alınca, "sınav sonunda giderim" düşüncesiyle kızın yanına hemen ulaşamaz. Kız, sevgilisinden de hiçbir haber alamaz ve içindeki duyguları türkü haline dönüştürür.Kız, oğlandan haber alamayınca ne yapacağını şaşırmıştır. Bir taraftan da düğün hazırlıkları başlamış; kız ise kendini için için yemektedir.
Aslında iyi oldu bu kampanya ...
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Sizden Gelenler
Yıllardır biriktirdiğimiz, konuşamadığımız sancıyı bir nebze olsun dışarıya vurduk. Diyalog adı ile maskelenerek aylardır devlet eliyle Türk halkına pompalanan iftiracıya, yalancıya taviz politikası kurma aydınların aldıkları emir aracılığı ile düzenlediği komik imza kampanyası ile büyük bir halk tepkisi ile karşılaştı.Türk milleti o kadar dolmuştu ki bu başarısız kampanya sayesinde günler boyunca televizyonlarda gazetelerde Ermenilerin yaptığı katliamlar, Hocalı soykırımı gerçekleri, Ermeni yalanları, ASALA terörü ve terör örgütü PKK-ASALA ilişkisi konuşuldu.
Uyuyan bir devin sadece kirpiklerini oynatması yüzbinlerce imza topladı. Bilgi saçan aydınlarımız, tarihçilerimiz ve bilim adamlarımız verdikleri bilgilerle ermeni yalanını bilmeyenlere de öğretirken, imzacı kurma aydınlar tezlerini savunmakta zorluk çekti. Hatta çoğu imzasını geri çekeceğini açıkladı.
Aylardır, yıllardır neleri içimizde saklamışız. İçini döken dökene..Yalana, dolana, tavizci saçma politikalara karşı ne derece sabırlı bir millet olduğumuzu bir kez daha göstermiş olduk.
Diplomatlarımız, iş adamlarımız, aydınlarımız, kısacası tüm Türk milleti aynı ağızdan konuştu. 80 milyonluk ülkede yalana karşı koyan ve Gül´ün taviz politikasını desteklemeyen yüzbinler düzenlenen kampanyalara imza atmayı bir vatan borcu bildi.
Başkan Adayı Olmayı Düşünenlere
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Yüksel Önaçan
Belediye Başkan Adayı Olsam, önce çevremdekilerin dolduruşuna gelip-gelmediğimi düşünürüm.
Kendi iç, vicdan muhasebemi yaparım.
Sağlığım, aile içi mutluluğum, insanlarla ilişkilerim nasıl; bu konuda kariyerim yeterli mi, değerlendiririm.
Sonra yeteneklerime dönerim.
Şimdiki belediye başkanından eksiğim ne, fazlam ne? Onun bunca yıllık belediyecilik tecrübesini ben yılda kazanır; icraata döndürürüm?
Bu koltuğa nam için mi, vatandaşa hizmet için mi oturacağımı düşünürüm.
Taraf mı, bîtaraf mı olabileceğimi tartarım.
Koltuğa oturmadan önceki dostlarım kendilerine bi kıyak yapmamı istediklerinde tutumum ne olur?
Emirdağlı için doğru yapacağım bir işte, şayet bir siyasi partiye bağlıysam, siyasî liderin aforozundan korkmadan o işin peşinde olur muyum, olmaz mıyım?














