Ulaşım
Ulaşım
Emirdağa Ulaşım
Konaklama
Konaklama
Nerede Kalınır
Nerede Yenir
Nerede Yenir
Yemeklerimiz
Yemeklerimiz
Tarihimiz
Tarihimiz
Emirdağ Spor
Emirdağ Spor

ferdaprofil

Ah annem ah özlemin sardı kalbimi
Sonsuz deryalarda yüzen hüzünler gibi

Badem ağacının çiçeği açmaya başladığı
Can suyunun ağaca yürüdüğü bir mevsimde

Toplayıp yiyorduk senle çağlalardan çatlatarak ağzımızda
Annecim kalbime dolan ay bakışınla

On sekiz yaştı aşka tutunmuşum
Kelebekler misali sessizce uçmuşum

Şu gurbet varya uzak denilen hani
Kâf dağının ardında olduğu söylenen gurbet

Dağ çizdim kafamda ardını hayallerle doldurarak
Sonu gelmez ayrılıkları çağırarak

Ah özlem içime yokluk eken özlem
Mezar taşlarına delerek bakan özlem

Sekiz basamaklı taş merdiven
Sekizinci basamak
Ne yukarıdayım ne aşağı
Sadece tam buradayım
Kapı üzerindeki no gibi beklemenin kendisiyim

 

Anne diye seslensem ipte sallanan çarşaflara
Kille yıkanan tokaçlanan ağarmışlara

Dur yazma ağlayacağım şimdi
Kelimeler ıslatıyor yorgun kirpiklerimi

Uzaktan duyulan ses varya kamyonların uğultusu
Hatıralarımı canlandırıyor gecenin koyusu

Şoför bey silecekleri çalıştır geceyi sil camımdan
Yollar beni ele vermesin
Bir şarkı çalsan hatıralar beni sollamasın

Çocukluk her taraf dolu doluydu
Ah nerede kaldı postacı acele getir mektubu

Sığındığım sıcak modern akıllı evimde
Yaptığın boz aşların kokusu çalar burnumda

Haşhaşlar açmıştır şimdi tarlalarda kozalakları çizilmiş
Başım haşhaşın akan sıvısı gibi sarhoş

Gelincikler salınırdı senin alnında
Kırmızı kıpkırmızı ve ortası siyah oyalı
Beyaz yazmanda

Oduncu gelsin harlanacak bu ateş
Kırsın dallarını budansın bu hasret

Yanıyor çıralar kokuyor hamurlu ellerin gibi
Sobanın üstünde güğüm sızım sızım sızlıyor ben gibi

İçtim sobanın üzerinde demlediğin tarçınlı ıhlamurlu çaydan

Yufkalar kızarttın içine bastın tulum peyniriyle tereyağından

Babamın secdede şükredip oturduğu yaygıyı kucağına aldığı yer sofrasında

Yorgan diker iğnedeki pamuk iplikle
Kaplıyor atlas yorganı gurbetin başkentinde

Eridi gitti onca geçmiş yaşanan zaman
Oyalı yazmanı sakladım senin ardından

Bakkal amca bana bisküvi versen
Hani arası kaymaklı olandan
Batırdım çaylarıma katık yaparak

Şose üzerinde volta atan insanlar
Bir çekirdek sefası elinizde
Yıldıztepeden hapishane köşesine

Merak edenler öğrenirler şose nedir
Ama herkesin bir şosesi vardır
Mazide gözünün önünden geçen

Caminin yanından bir yön ayrılır
Yürüdükçe toprak yol olmaktan çıkar
Hatırlamaya dönüşür
Bizi biz eden varlıkla yoksunluk
İçime dokunur

Anılar gönül telimden notalar döküyor
Geçmiş tüm benliğimi sarıyor

Sükût sarmış içimi annem gibi susar
Annelik bize düşse de içim annem kokar…

Ferda Boz Güneri
13.01.2026
İstanbul