Seydi Boz, 2003 yılında Afyon’da yapmış olduğu maden tetkik ve arama çalışmalarında magnezyum içeriği yüksek dolomit taşına rastladı. Yaptığı araştırmalar neticesinde taştan üretilen magnezyum, demir, alüminyum ve ilaç sektörü olmak üzere 128 yerde kullanılıyor. Dolomit taşının bulunduğu Afyon Emirdağ’da Esan Eczacıbaşı Endüstriyel Hammaddeler Sanayi Şirketi tarafından kurulan Türkiye'de ilk magnezyum tesisi, Avrupa'nın da tek birincil magnezyum üretim tesisi olma özelliğini taşıyor.
Seydi Boz, dolomit taşının her yerde bulunduğunu ancak Afyon’da bulduğu taşın içeriğinde demir bulunmaması ve zengin magnezyumu sayesinde bir ‘magnezyum tesisi’ olabileceğini daha o yıllarda söylediğini iddia etti. 2003- 2008 yıllarında bulduğu yerin ruhsatını elinde bulunduran Seydi Boz, o yılları ‘’O dağda aldığım örneklerden yaptığım tahlillerde, o bölgedeki dolomit taşının içeriğinin magnezyum olarak zengin, demirin yok denecek kadar az olması sebebiyle de cam endüstrisinde kullanım açısından sağlam olan dolomit taşını bulduğumu anladım. O yıllarda Şişe ve Cam Fabrikaları Sanayisi zücaciye için üretim malzemesini bizden alıyordu. Eczacıbaşı’nın da ziyareti oldu ancak ilgilenmediklerini söylediler. Bizde maddi olarak zorda kalınca 2008’den sonra ruhsatını elimizde bulunduramadık. ‘’ şeklinde aktardı. Dünya’nın magnezyum ihtiyacının yüzde 85’ten fazlasının üretildiği Çin’den işi öğrenerek 2010 yılında Eczacıbaşı’nın bu yeri aldığını söyleyen Seydi Boz; ‘’Değeri, ilk bulduğumda bilinmedi.
İlaç yapımından cam sanayisine kadar 128 yerde magnezyum kullanılıyor. Bunun değerini sonradan anlayan Eczacıbaşı’nın ilk aklına gelen yer, bizim gösterdiğimiz Emirdağ oldu, oranın ruhsatını aldılar.’’ dedi. Ayrıca Boz, o tesisin şu an Türkiye'de ilk magnezyum tesisi olmasının yanı sıra, Avrupanın da tek birincil magnezyum üretim tesisi olduğunu ifade etti. Seydi Boz, öğrencilik yıllarında maden fakültesinde okuyan arkadaşı sayesinde madenciliğe merak ederek başladığı araştırmaları ve incelemeler neticesinde Afyon’da bulmuş olduğu dolomit taşını, ‘’O yıllarda İstanbul Edebiyat Fakültesi’nde okuyordum ve arkadaşım sayesinde bende madenciliğe başladım. O yıllarda yasanın farklı olması dolayısıyla maden arama ruhsatı almak bu kadar zor değildi. Öncelikle gidip arama yapacağımız alandan örnek parçalar alırdık. Afyon’da yaptığımız ilk araştırma da bu şekilde oldu. Sonrasında aldığımız parçaları XRF denilen maden analiz cihazlarında içerik incelemesini yaptırdık. Böylelikle ilk adımı atmış olduk.’’ şeklinde anlattı.
Konya yenigün













