
Oruçlarımız, namazlarımız, hatimlerimiz, fitre ve
zekâtlarımızla kulluğun hazzına erdiğimiz bir
Ramazan’ı daha geride bırakmanın hüznü içindeyiz.
Aynı zamanda huzur, neşe ve dayanışma günleri olan
bayram sabahına kavuşmanın sevincini yaşıyoruz.
Bizleri Ramazan Bayramı’na ulaştıran Yüce
Rabbimize sonsuz hamdü senalar olsun. Bayramların
kıymetini bizlere öğreten Peygamber Efendimiz Hz.
Muhammed Mustafa’ya, aline, ashabına salat ve selam
olsun. Bu kutlu mabedin kubbesi altında omuz omuza
saf tutan kıymetli kardeşlerim, bayramımız mübarek
olsun.
Aziz Müminler!
Bayramlar; ülkeleri, dilleri ve renkleri farklı olsa
da inançları ve idealleri bir olan müminler arasında
sevgi ve muhabbetin coştuğu günlerdir. İslam’ın çatısı
altında aynı kıbleye yönelen Müslümanların birlik ve
beraberliğinin zirve yaptığı vakitlerdir. Bayramlar;
iyiliklerimizle insanların gönlünü aldığımız, maddi ve
manevi yardımlarımızla ihtiyaç sahiplerinin yüzlerini
güldürdüğümüz zamanlardır.
Değerli Müslümanlar!
Yüce Rabbimiz, “Allah’ın ipine, Kur’an’a
sımsıkı sarılın. Bölünüp parçalanmayın…”
1
buyurmaktadır. Bizler de Rabbimizin bu çağrısına
kulak verip kenetlenirsek bayramımız bayram olur.
Sevgili Peygamberimiz (s.a.s), “Müminler bir
binanın birbirini destekleyen yapı taşları gibidir.”
2
buyurmaktadır. Bizler de bu hadis gereğince
kardeşliğimizi gözetip, karşılıklı hak ve hukukumuzu
korursak bayramımız bayram olur.
Tekbirlerle, salât-u selamlarla ve gönülden
yakarışlarla ellerimiz ve kalplerimiz birleştiğinde
bayramımız bayram olur. Ailemize karşı güler yüzlü
olursak, anne ve babamızın hayır duasını alırsak,
akraba ve komşularımızın gönlünü yaparsak
bayramımız bayram olur.
Bir yetimin, bir öksüzün başını okşarsak,
çocukların ışıl ışıl gözlerini hediyelerimizle
güldürürsek bayramımız bayram olur. Rahmet ve
merhamet vesilesi yaşlılarımızı, şifa bekleyen
hastalarımızı bayramın sevincine ortak edersek
bayramımız bayram olur.
Dargınlık ve kırgınlıkları bir kenara bırakıp
kardeşlik bağlarımızı güçlü kılarsak bayramımız
bayram olur. Gönlümüzden kin ve nefreti atıp af ve
bağışlama yolunu tutarsak bayramımız bayram olur.
Yüce Rabbimiz bir ayet-i kerimede şöyle
buyurmaktadır: “İman edip salih amel işleyenler
cennetliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.”3
Biz de Allah’ın razı olacağı bir hayat yaşayıp
dünyamızı mamur kılarsak; ahiretimiz cennet,
bayramımız hakiki bayram olur.
Kıymetli Müminler!
Bu bereketli bayram sabahında bir yandan neşe
ve sevinç duyarken diğer yandan zulüm altında inleyen
kardeşlerimizin acısıyla hüzünlüyüz. Gazze’deki
kardeşlerimiz sadece bayram sevincinden mahrum
olmakla kalmıyor. Aynı zamanda dünyanın gözü
önünde açlık, susuzluk ve her türlü yokluk içinde
hayatta kalma mücadelesi veriyor. Anne babalar,
bombalar altında can veren masum evlatlarının acısıyla
feryat ediyor. Gözyaşına mahkûm edilen her bir
Müslüman, zalimlerin elinden kurtulacağı bayram
sabahını bekliyor.
Bize düşen, kardeşlerimizin acılarını el birliğiyle
dindirmek ve umutlarını diri tutmak için gayret
göstermektir. Zalimlerin karşısında, mazlumların
yanında yer almaya, her türlü kötülükle mücadeleye
devam etmektir. Unutmayalım ki bu, hepimiz için
insani, İslami ve vicdani bir sorumluluktur. Az sonra
mihraptan yapacağımız duada öyle gönülden âmin
diyelim ki, âminlerimiz Gazzeli kardeşlerimizin
kurtuluşuna, işgalci zalimlerin de kahrına vesile olsun
inşallah!
Bu vesileyle başta aziz milletimiz olmak üzere
tüm Müslümanların Ramazan Bayramı’nı tebrik
ediyorum. Bayramın ülkemiz, İslam âlemi ve bütün
insanlığa hayırlı olmasını Rabbimden diliyorum.
1 Âl-i İmrân, 3/103.
2 Buhâri, Salât, 88.
3 Bakara, 2/82.













