Çalışırken gördük seni kahvede
Nereden de çıktın be Bulgar kızı
Şuh bakışlar attın nice Mehmed’e
Çok yigitler yaktın be Bulgar kızı
Kirli sarı bir renk vurup saçına
"Love" yazan bir kot giyip kıçına
Evi unutturdun Türkün kaçına
Çok ocaklar yıktın be Bulgar kızı
Bir sahte gülüşe, bir tek nazara
Bir günde kondun kırk yıllık hazıra
Bizlerdeki yarım buçuk huzura
Resmen limon sıktın be Bulgar kızı
Kutsal bir yapıydı bizde aile
Sayende sarsıldı işte son kale
Biraz amiyane bir tabir ile
Bir de çocuk çaktın be Bulgar kızı
Harcadık uğruna evden arsaya
Para tükenince bari dursa ya
En yakın dostumla kaçtın Bursa’ya
Para bitti bıktın be Bulgar kızı
Ne dönecek eski eve yüzüm var
Ne kimseye diyecek bir sözüm var
Bence Türk usulü bir tek çözüm var
Burnuma kan koktun be Bulgar kızı
HAKİKİ KABAKÇI
(Allah doğru yoldan ayırmasın)
Bir dönem Belçika'da büyük sorun olan bu konu hakkında kaleme alınmıştır. Hiç bir ırkı veya milleti rencide etme gayesi yoktur. Biz Bulgar yazdık, siz ister Polonyalı, ister Çek, isterseniz başka bir milletten düşünün. Şiirde kendini bulmayanları ve özellikle soydaşlarımızı tenzih ederiz.














