Ulaşım
Ulaşım
Emirdağa Ulaşım
Konaklama
Konaklama
Nerede Kalınır
Nerede Yenir
Nerede Yenir
Yemeklerimiz
Yemeklerimiz
Tarihimiz
Tarihimiz
Emirdağ Spor
Emirdağ Spor
Mezar ZiyYeryüzündeki varlıkların en şereflisi insanoğludur. Cenab-ı Allah insanları eşref-i mahlûk olarak yaratmış ve akılla sorumluluk vermiştir. Bundan dolayı insanoğluna vazgeçilmez haklar tanınmış ve bu hakların dokunulmaz haklar olduğu vurgulanmıştır. Kul hakları denilen bu haklar, insanın güvenini, huzurunu, sağlığını ve mutluluğunu sağlamaktadır. Kul hakkında öncelikle ana-baba, aile fertleri, komşular ve akrabalar olmak üzere tüm milletin hakkını gözetmemiz gerekmektedir.

Dinimiz İslam’a göre herkesin bu dünyada eşit şartlarda yaşamaya hakkı vardır. Başkasının hakkına ve hukukuna saygılı olmak şartıyla herkesin yaşama, yeme-içme, seyahat etme, mal-mülk edinme, öğrenme, düşünme, düşündüğünü serbestçe söyleyebilme, inanma ve inandığını gereği gibi yaşayabilme hakkı vardır. Önemli olan haklarımızdan azami derecede istifa ederken başkalarının haklarına da azami derecede dikkat etmektir. İşte kul hakları diye sayabileceğiz ve şiddetle kaçınacağımız haklardan bazıları şunlardır. Cana kıymak, iftira ve dedi kodu yapmak, hırsızlık ve gasp etmek, küfür etmek, alay ve hakaret etmektir…  Özellikle kamuya ait olan mallar konusunda azami derecede dikkat etmeliyiz. Çünkü hakkını gasp ettiğimiz kişi bir kişi olsa onu bulur, onunla helalleşebiliriz. Fakat sayısız sahibi olan kamuya ait malların gasp edilmesi, zarar verilmesi, faydasız ve israflıca kullanılması bizleri helalleşmek konusunda aciz bırakmaktadır. Bu konuda temel ölçü olarak kendimize yapılmasını istemediğimiz şeyleri bizler de başkalarına yapmamalıyız.

Hepimizin bildiği gibi bir gün bu fani dünya son bulacak ve ebedi âlem diye bildiğimiz Ahiret hayatı başlayacaktır ve herkes dünyada yaptığının mutlaka karşılığını bulacaktır. Cenab-ı Allah: “kim zerre miktarı iyilik yapmışsa bunun mükâfatını görecek, kim de zerre miktarı kötülük yapmışsa bunun cezasını çekecektir.”(1) buyurmaktadır. Öyleyse akıllı ve basiretli insan Allah’a ve O’nun kullarına karşı vazifelerini yapan, hak ve hukuka saygı gösterip, Ahiret’e borçsuz ve günahsız olarak gitmeye çalışandır. Bu konuda Peygamber Efendimiz (sav) şöyle buyurmaktadır: “Bir kimsenin diğer bir kimsenin haysiyetine yahut malına tecavüzden dolayı üzerinde bir hak bulunursa, altın ve gümüşün geçmediği hesap günü gelmeden halelleşsin. Aksi takdirde yaptığı haksızlık ölçüsünde iyi amellerinden alınıp hak sahibine verilir. İyiliği yoksa hak sahibinin günahından alınıp haksızlık eden kimseye yüklenir.”(2)

Sonuç olarak kul hakkına son derece dikkat etmeli, bilerek veya bilmeyerek başkalarının hakkını almamaya özen göstermeliyiz. Herkesin hak ve hukukuna saygılı olmalı, kul borcuyla Allah’ın huzuruna çıkmaktan sakınmalıyız. Kul hakkını hak sahibi bağışlamadıkça Allah’ın bağışlamayacağını bilelim. Huzursuzlukların, kötülüklerin kaynağının kul hakkı olduğunu aklımızdan hiç çıkarmayalım.

1-Zilzal, 7-8                                                                             
2-Buhari Terc. C7