Ulaşım
Ulaşım
Emirdağa Ulaşım
Konaklama
Konaklama
Nerede Kalınır
Nerede Yenir
Nerede Yenir
Yemeklerimiz
Yemeklerimiz
Tarihimiz
Tarihimiz
Emirdağ Spor
Emirdağ Spor
Zaferİnsanlar fert olarak bir yuvaya muhtaç olduğu gibi, millet olarak da bir vatana muhtaçtır. Evsiz insanların dünyada huzur içerisinde yaşamaları mümkün olmadığı gibi, vatansız insanların da huzur ve saadet içerisinde yaşamaları mümkün değildir. Büyük ecdadımız vatanı korumak, bayrağımızı dalgalandırmak, camilerde Kur’an, minarelerde ezan sesini susturmamak için maddi ve manevi fedakârlıktan kaçınmamış, gerektiği zaman ölüme seve seve gitmiştir. Analar çocuklarını kınalayarak vatana kurban etmiştir. Milletimiz; esâret altında yaşamaktansa ölmeyi tercih ederim diyerek, vatan toprağını kanları ile sulamışlardır. Vatanı için şehit olanlar ise ebediyen bâki kalacaktır. Allah’u Teâla Kur’an-ı Kerimde: “Allah yolunda öldürülenler için ölüler demeyin. Çünkü onlar diridirler, fakat siz farkına varamazsınız.” (1) buyurmuştur.

Türk Milletinin şanlı tarihine, özellikle de; Çanakkale ve Kurtuluş Savaşına baktığımızda, komutanıyla, askeriyle, erkeğiyle, kadınıyla, din adamlarıyla, sayısız kahramanlıklar ve destanlarla dolu bir maziye sahip olduğumuzu görürüz. Çanakkale’de tüfeği tutukluluk yapınca taşla saldıran Mehmet Çavuşu, 270 kiloluk dev mermiyi yalnız başına topun ağzına süren Seyyid Onbaşıyı, çarpışmaya giderken abdest alıp temiz elbiseler giyen ve Allahın huzuruna tertemiz çıkayım diyen Mehmetçikleri, ıslanmasın diye mermilerin üstünü örtüp çocuklarını açıkta bırakan bacıları, Kara Fatmaları, Nene Hatunları, Ayşe Hanımları ve daha nice kahramanları ve kahramanlıkları asla unutmamalıyız.
 
 Milli Mücadele yıllarında Maraş’ta Fransız General Türk Bayrağını indirip, Fransız Bayrağını asınca, Cuma günü Sütçü İmam hutbeye çıkar ve cemaate: “Bağımsızlığın olmadığı yerde Cuma namazı kılınmaz” der ve beraberce kaleye saldırırlar. 23 gün sonra Fransız bayrağı indirilir ve rengini şehitlerimizin kanından alan bayrağımız göndere çekilir.(2)

Yunan ordularının Polatlıya kadar ulaştığı zorlu günlerde milletimiz, komutanıyla, askeriyle bir bütün halinde düşmanın üzerine saldırmış ve Afyonkarahisarımızın her tepesinde binlerce şehit vererek başlattığı Büyük Taarruzla istilacıları İzmir’den denize dökmüştür. Bütün bu fedakarlıkları unutmamalı ve şehitlerimize sahip çıkmalıyız. Bu vesileyle şanlı tarihimizde bizlere sayısız zaferler yaşatan aziz ecdadımızı ve şehitlerimizi rahmet ,minnet ve şükranla anıyorum. Hutbemi İstiklal Marşından bir dörtlük ile bitiriyorum:

Bastığın yerleri "toprak!" diyerek geçme, tanı!

Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.

Sen şehîd oğlusun, incitme, yazıktır, atanı:

Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.


(1) Bakara, 154
(2) Diyanet Aylık Dergi, Mayıs 2009