Ulaşım
Ulaşım
Emirdağa Ulaşım
Konaklama
Konaklama
Nerede Kalınır
Nerede Yenir
Nerede Yenir
Yemeklerimiz
Yemeklerimiz
Tarihimiz
Tarihimiz
Emirdağ Spor
Emirdağ Spor

HicretHicret, Mekkeli Müslümanlarla birlikte Sevgili Peygamberimizin Medine’ye olan yolculuğunun adı olarak tarihe geçmiştir. Bu gidiş her hangi bir gidişe benzemez. Geleceği daha o günden belli olan bir gidiştir. Bütün insanları, hak ve adalet karşısında bir tarağın dişleri gibi eşit gören bir anlayışın yeryüzünden silinmesini isteyen bir zihniyetin dayanılmaz eziyetleri karşısında, Allah tarafından, her türlü güveni tesis etmek için kutsal bir yolculuğa dönüştürülmüştür.

Hicret, asla bir kaçış değildir. Şayet bir kaçış olsaydı Sevgili Peygamberimiz on üç yıl boyunca ızdıraplı bir hayata maruz kalan Müslümanlara,  herhalde daha o günden istediğiniz yere gidebilirsiniz derdi.

Hicret, bir fedakarlık örneğini ortaya çıkarmıştır. Mekkeli Müslümanların gösterdiği bu fedakarlığa Medineli Müslümanlar en güzel şekilde karşılık vermişlerdir. “Siz, mal, mülk ve bütün servetinizi Allah için bırakıp geldiniz. O zaman bize de bir görev düşüyor,  malımız ve mülkümüz sizin istifadenize sunulmuştur” diyen Ensarın bu ifadeleri karşısında, kutlu yolculuğa gönül veren erler,  “malınız da mülkünüz de size hayırlar getirsin, derdimiz servete konmak olsaydı yurdumuzu bırakıp buralara gelmezdik” diyerek karşılık vermişlerdir.
Bu her iki zümre Allah’ın hoşnutluğunu kazarak şu şekilde ilahi övgüye mazhariyet madalyasını almanın müjdesini aldılar: “İman edip de Allah yolunda hicret ve cihad edenler, muhacirleri barındıran ve yardım edenler  gerçek müminlerdir. Onlar için mağfiret ve bol rızık vardır.”(1)


Hicret, imanının test edilmesidir. Hicret yeniden doğuştur. Kardeşliğin, sevginin hakim kılınması için Müslümanların gösterdiği bir fedakarlıktır. Düşmanlığın, kavganın son bulması için fedakarlık yapan gönül erlerinin tarih yazdığı zamanı ve mekanı ifade eder. Hicret, başkasını kendimize tercih etmektir. Başkasının imanını kurtarmak için yanmaya rıza göstermektir. Hicret, günahlarla kirlenmiş ve kararmış vicdanlardan kurtularak tertemiz bir zihne kavuşma çabasıdır.

Sevgili Peygamberimiz,“Kim ne maksatla hicret ettiyse o gayesine mutlaka ulaşacaktır”(2) buyurarak, bir şey yapıyor olmanın ve o işi yapıyor görünmenin ötesinde asıl niyetin Allah ve O’nun elçisi nazarında bir anlam ifade ettiğini bir kere daha insanlığın dikkatine arz etmiştir.


(1) Enfal, 74

(2) Buhari, Bedü’l-Vahy, 1