Zâğbe’de Arif bin Yahya
Mağripte yaşardı.
Feraseti öngörüsü,
Şaşkınlık uyandırırdı.
Mahallesi sakin halde,
Öğle uykusuna yattığı halde,
Çöl sıcağı bastırmış ,
Alev sarmış her yeri.
Çadırından çıktı,
Göç göç diye bağırdı
Duyan, duymayan kalmadı,
Çadırından çıktı herkes.
Koşup yanına gelen halkı,
“Ne oluyor,neden bağırıyorsun ?”
“Vadiyi bir saat içinde,
Su basacak , selle dolacak “ dedi.
İnsanlar ona güvenirler,
Yalan söylemezdi hiç,
Çabucak yamaca taşınmaya başlarlar,
Şiddetli yağmur başlar.
Müthiş bir yağış,
Ardından müthiş bir sel,
Bütün vadiyi kaplar
Halk şaşkın ona sorar.
“Nasıl bildin ,neye dayandın,
Yağmur yağacağını bildin” dediler.
Dedi Arif bin Yahya;
“Tarla fareleri yavrularını yamaçlara
Taşıdığını gördüm” der.
“Anladımki sel gelmek üzere,
Sizlere haber ettim,
Bu sebep ile ,
Tedbiri almak bize göre” dedi.
İbn-i Haldun malum der ki ;
“Çöl halkı bunu iyi bilir,
Fareler yavrularıyla yürürse,
Sel geleceğini kesin bilirler “ dedi.
Yarattıklarına her şeyi verip,
Sonra doğru yolu gösteren,
Yüce Allah
Her türlü noksanlıktan münezzehtir.














