MOR RENGİN BÜYÜSÜ VE EMİRDAĞ
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Sizden Gelenler
İlkay’a söz verdiğim üzere yarın sabah ilk işim, İlkay’ın mor sevgisi ve benim mor nefretim üzerine bir hikaye yazacağım buraya. Yarın sabahı bekleyiniz.
Şimdi, aşağıdaki bilgiyi Ferah Yanova hanım göndermiş. Çok teşekkür ederim. Çok güzel bir bilgi bu. Sizlerle de paylaşıyorum. Aslında bu hikaye İlkay’ın hikayesi prenses arkadaşımın mor tutkusunu da açıklıyor. Hikayenin sonuna benim mor maceramı da ekleyeceğim. Ama önce İlkay’ın hikayesini okuyunuz.
Neden dünyada hiçbir ülkenin bayrağında mor renk yok?
Dünyada toplam 195 ülke bulunuyor ve bu ülkelerin hiçbirisinin bayrağında mor renk kullanılmıyor. Peki neden? Aslında cevap basit. Mor, tarih boyunca en pahalı renk oldu ve sadece krallıkların ve imparatorlukların başındaki seçkin kitlelerin alabileceği bir lüks renk olarak kaldı.
Mor renk pigmentinin üretimi 18. yüzyıla kadar oldukça zahmetliydi. Mor rengin ilk kez bugünkü Suriye ve Lübnan'ın Akdeniz kıyı şeridinde yaşamış olan Fenikeliler tarafından kullanıldığı tahmin ediliyor. Sadece bu bölgeye özgü bir deniz salyangozundan elde edilen mor rengin üretimi yüzyıllarca diğer tüm renklerden daha zordu.
Özellikle bugün Lübnan sınırları içerisinde kalan Sur antik kentinde bulunan salyangozlardan bir gram mor boya elde edebilmek için on binlerce salyangoz gerekiyordu.
Gent şehrinde trafik canavarlarıyla mücadele daha çok arttırılacak!
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Haberler
Belediye başkanı Mathias De Clercq (Open Vld) yaptığı açıklamada 2020 yılı itibariyle tehlikeli vasıta kullananlarla mücadele kapsamında yeni önlemlerin alınacağını ve ağır yaptırımlar uygulanacağını bir basın açıklamasıyla duyurdu.
Kraliyet savcılığının yeşil ışık yakmasıyla, daha etkin bir mücadele ile, özellikle mahalle aralarında yaşama alanlarını etkileyen trafik canavarlarına yönelik daha caydırıcı önlemlerin yolda olduğu bildirildi.
Geçtiğimiz yaz aylarında özellikle Türk esnafların yoğunlukta olduğu caddelerde aşırı hızlı sürücülerin trafiği ve hayatı zorlaştırdığı bilinmektedir.
Bu bağlamda, Gent Bld. Meclis üyesi Mehmet Sadık Karanfil (Open Vld), trafik canavarlarıyla daha etkin mücadele hususunu Belediye başkanı De Clercq’e sıkça dile getirdiği bilinmektedir.
Devamını oku: Gent şehrinde trafik canavarlarıyla mücadele daha çok arttırılacak!
İLKOKUL DÖNEMİM
- Ayrıntılar
1950-1951 Eğitim- Öğretim Yılı. Emirdağ İnkılâp İlkokulu’nda okula başladım.Annem, nizamı intizamı seven biriydi.Bu disiplin içinde, her şeye özen göstererek ilkokulu bitirdim. El yazım çok güzel olup okulun sanat köşesinde görücüye çıkardı. Yıl sonunda iş defterimi benden teslim alırlar, karnemi bundan sonra verirlerdi.Defterimi açılacak sergiye korlardı.Ne yazık ki, ben kır hayatı yaşadığımız için sergi zamanı hiç bulunamaz göremezdim, yaylada yazıda olurdum.
İlkokulda siyah saten veya gri renkli önlük giyer, beyaz yakalık takardık. Ortaokulda takım elbise giyer, kravat takar, başımıza önünde sarı renkli yıldızı olan şapka giyerdik. Ancak çoğumuz bunu giymek istemezdik.
İlkokul öğretmenlerim. Baş öğretmenimiz sanırım Burdur tarafından Mehmet Esen’di. Birinci ikinci sınıfta Afyon merkezden Kazım Bayık okuttu.Çok kibar bir insandı.Bize iyi davranırdı. Daima kruvaze takım elbise ile gelirdi.Üçüncü sınıfta Halide Erenoğlu
BÜYÜKELÇİLERİ RAHAT BIRAKIN
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Hakiki Kabakçı
Yurtdışında yaşayan baylar ve de bayanlar.
Dost hep acı söylermiş, bizi dosttan sayanlar.
Eğer duymayan varsa, söylesin o duyanlar.
...Bir çift küpe vereyim kulağınıza takın.
...Gelen büyükelçiyi artık rahat bırakın.
Elçileri bıktırdı bu milletin edası.
Doldu doldu boşaldı, koca makam odası.
Bir yıl hoşgeldin diye, bir sene de vedası.
...Adamların görevi zaten iki yıl bakın.
...Gelen büyükelçiyi artık rahat bırakın.
DELİÇAY
- Ayrıntılar
Bazı seneler Çatallı ve Tez köylerinin ovasından boşalan yeğin yağmur suları sele dönüşürdü. Esasen bunun geldiği yer Dona ve Gedik yaylalarıdır. Su, kendini kanalize eder, yol bulur, akar. Bunun önüne geçmek, akıl işi değildir. “Deliçay” dediğimiz dere taşar, yakın olan bağı, bostanı, evleri basardı. Etrafına zarar verir, yukarıda övdüğüm güzellikleri acımadan alır götürürdü. Boz bulanık seller her şeyi yutarcasına hotur hotur öterek akardı. Bununla kalmaz, boz toprağın çamuru anında mil yatağına dönüşür, bu da sel gibi tehlikeli olurdu. Buna batınca çıkamazdık
Yine bir sene, Kurban Bayramı arife gününde bayram ihtiyaçlarımızı görmüş, akşam üzeri öküz arabamızla yola çıkmıştık. Komşularımız “Cıfsı” lakaplı Yusuf Ünver, Etyemez Mehmet Ünver de bizim arabaya binmişlerdi. Çeyrek saat sonra Karacaören’in tepeye, yolun sonuna varmıştık ki, otuz kırk metre ilerimizdeki Deliçay’ın geçtiği derenin köpürerek aktığını, taştığını ve etrafına yayılmış olduğunu gördük.
Ana yola yakın yerde tam derenin ağzında Hacı Bekir kuyusu vardı. (Yusuf Ünver’e ait) Kuyunun yerden yüksekliği en az yetmiş cm kadardı. Bu gibi sel felaketleri düşünülerek, bilezik kısmına iki basamakla çıkılırdı. Ağzındaki bilezik, kalınca mermerden
Toki 2. Etap Başvuruları Başlıyor
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Haberler
151 konutluk Emirdağ TOKİ Konutları 2.Etap için başvurular başlıyor. Emirdağlıları sevindirecek haber Emirdağ Belediye Başkanımız Serkan Koyuncu’dan geldi.
Konuyla ilgili açıklama yapan Belediye Başkanımız Serkan Koyuncu “151 konutluk TOKİ projesine başvurular 11 Aralık 2019 tarihinde başlayıp 31 Ocak 2020 tarihinde son bulacak.” Dedi.
Emirdağ’da özellikle alt gelir grubuna yönelik yapılan talepler sonrası ciddi bir hazırlık sonrasında Emirdağ Belediye Başkanlığı ve TOKİ işbirliği ile Emirdağ TOKİ 2.Etap 151 Adet Konut İnşaatı ile Altyapı ve Çevre Düzenlemesi işi yapılacağını bildiren Belediye Başkanı Serkan Koyuncu; ”Belediyemize ve şahsıma yapılan önde gelen taleplerden birisi TOKİ’nin yapılmasıydı. Göreve geldiğimiz günden bugüne süreci çok iyi yöneterek çok kısa bir zamanda Emirdağ TOKİ 2.Etabının yapımı için biz üzerimize
BULGUR ZAMANI
- Ayrıntılar
Harman sonu değirmenlik buğdaylar kuyu başında yıkanır, kurutulur ve değirmenlerde un öğütmeye gidilirdi. Çoçukluğumda su değirmenleri tercih edilirdi. Bolvadin Özburun Kasabası, Değirmenler Deresi’ne giderdik, ekmeği, katmeri çok güzel olurdu. Değirmen evinde iki üç gün sıra beklenir, burada yeni dostlar edinirdik.Tereyağlı, varsa, içi kavurmalı serçe gözlü (üzerinde damlacıklar oluşan) bulgur pilavı pişirir, yufka ekmeğin üzerine dökerdik, süzülmüş torba yoğurdundan koyuca ayran yapar, dostluk içinde yerdik.Değirmen damının muhabbeti çok güzel olurdu.Sıramız gelince unumuzu öğütür, yeni yılda buluşalım diye vedalaşıp ayrılırdık.
Bulgur kaynatma işi, Emirdağımızın önde gelen has geleneklerinden birisidir.Ev hanımları bu konuda pek seçici olurlar, özlü sarı buğdayın çakmak taşı gibi iri olanını tercih ederler.Hangi köyün buğdayı diye sorarlar. Bulgurluk buğday ayrılır, yıkanır kazana














