Emirdag.com.tr
  • Anasayfa
  • Site Haritasi
  • Telefonlar
  • Haberler
  • Arama
  • Reklam Alanı
  • Canlı Kamera
  • videolar
  • İletişim

Güvenlik Sistemleri

 

Emirdağ Hakkında

  • Anasayfa
  • Belediyeler
  • Köylerimiz
  • Emirdağımız
  • Videolar
  • Kültürümüz
  • iletisim

Ekonomi

Ekonomi

Esnafa Kosgeb Desteği

Ayrıntılar
Üst Kategori: Haberler
Görüntüleme: 3380

Sanayi ve Ticaret Bakanlığının Nisan ayından beri üzerinde durduğu sıfır faizli kredi de Bakanlar Kurulu’nun imzaları tamamlandı. Küçük ve orta ölçekli esnaf ve sanatkâr, yeni KOSGEB kredilerini bekliyor. Yeni KOSGEB Mevzuatı başta sıfır faizli kredi olmak üzere küçük esnafa birçok fırsat sunuyor. Yeni mevzuata göre daha önce sadece imalatçı esnafa verilen KOSGEB kredi ve destekleri, imalatçı olmayan küçük ve orta ölçekli esnaf ve girişimcileri de kapsayacak şekilde genişletildi. Şu anda Esnaf odaları ve Ticaret odaları nezdinde başvurular başladı. KOSGEB kredilerinde işletmelere 25.000,00.-TL ay ödemesiz bir yıl vadeli kredi verilirken tahakkuk eden faizlerin %75’i devlet tarafından ödeniyor. KOSGEB kredilerinde bayanlara yine pozitif ayrımcılık yapılarak kredi miktarı 30.000,00.-TL olarak belirlendi. Kredi çekebilmek için imalatçı olma şartının kaldırılması dolayısıyla yoğun bir ilgi gösterildiği görülmekte. Ümit ediyorum bankalarda kredi kıskacında olan ve çekleri geri dönen esnaf; sizlerin çekiniz dönmüş, kredi borçlarınız var vs. gibi bahanelerle bu krediden mahrum bırakılmaz.

Devamını oku: Esnafa Kosgeb Desteği

Tünelin Ucundan ışık göründü

Ayrıntılar
Üst Kategori: Haberler
Görüntüleme: 2591

Borsanın bileşik indeksi 51.000 sınırını aşarak büyük sükse yaptı. Bana göre bu yükseliş suni ve yapay olduğunu düşünüyorum. Bu artış reel olmadığının göstergesi ise artışın belli başlı hisselerde toplandığı ve bu hisselerin Birleşik endeksi yükseldiği görülmekte. Bu artışın yapay ve suni olmaması için artışın tüm hisselerde kendini göstermesi ve tabana yayılması gerekmektedir. Görülüyor ki İMKB’ sı yatırımcıları aslında şunu söylemek istiyorlar IMF olmasa da ekonomimiz ayakta kalmaya ve her şeye rağmen direnmeye devam ediyoruz  mesajını veriyorlar.

Döviz piyasalarına gelince  dolarda fazla düşüş olmayacağı yönünde ağırlık artarken  Doların 1.45 seviyesinin dip olduğunu asıl olması gerekenin 1.50 seviyelerde olması gerek.  EURO ise 2.16-2.18 seviyelerinde olduğunu ve bu seviyelerini koruyacağını tahmin ediyorum. Yaklaşık 1 aylık gibi kısa vadede ABD Dolarının yeniden 1.50 seviyelerine çıkacağını düşünüyorum.

TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu)  Ağustos ayı işsizlik rakamlarını açıkladı. 2009 Temmuz ayında   %13 olan işsizlik oranı Ağustos’ta 12.8 e düştü. Ancak Hala 2008 Temmuz ayı işsizlik rakamı olan 9.9’un çok üzerinde yer almakta. Enflasyon oranları 2009 yılı Eylül ayında Üretici Fiyatları Endeksi’nde bir önceki aya göre %0,62, bir önceki yılın Aralık ayına göre %3,60, bir önceki yılın aynı ayına göre %0,47 ve on iki aylık ortalamalara göre %3,22 artış gerçekleşmiştir. 2009 yılı Eylül ayında Tüketici Fiyatları Endeksi’nde bir önceki aya göre %0,39, bir önceki yılın Aralık ayına göre %2,18, bir önceki yılın aynı ayına göre   %5,27 ve on iki aylık ortalamalara göre %7,52 artış gerçekleşmiştir.

Yukarıdaki verilere göre Enflasyonda düşüş devam etmekte, piyasalardaki durgunluk, esnaftaki hareketsizlik davam ettiği sürece de devam edecek. Enflasyonun düşmesindeki en önemli faktörlerden birisi de piyasadaki nakit sıkıntısıdır. Vatandaş maddi olarak sıkıntıda olduğu sürece talep azalacak talep azaldıkça da fiyatlar düşmeye veya yerinde saymaya devam edecek. Ne zaman ki piyasaya para girişi artacak piyasa hareketlenecek işte ondan sonra enflasyonda yukarı doğru hareket başlayacaktır. Vatandaşın kriz korkusunu yenip tasarruflarını bankalara değil de yatırıma yönlendirdiği zaman piyasalarda bayram havası esmeye devam edecektir.

Yani tünelin ucunda ışık görünmeye başladı. Aslında millet olarak kıyıda köşede beklettiğimiz durağan varlıklarımız piyasaya sürsek hem biz hem de ülkemiz kazanacaktır.

Bekleyelim ve görelim politikası bize de ülkeye zarar verir. Ferhat misali dayan çoğu gitti azı kaldı…

 Sevgi ve Muhabbetle kalın…

Kırk katırmı kırk satır mı ?

Ayrıntılar
Üst Kategori: Haberler
Görüntüleme: 2665

Sizlerinde bildiği gibi Ekim Başında Bankalar Ortak ATM'ye geçti. Ortak ATM’ye geçilmesiyle birlikte vatandaşın cebinden para çekmenin bir yolu daha bulundu. Banka mudisi hangi bankaya ait olursa olsun en yakın ATM'den para çekebilecek. Ancak, bu işlemler karşılığında da hesabındaki parada buharlaşma olacak.

Mecburen bankacılık işlemlerimiz ile Krizden en az etkilenen bankacılık sektörünü beslemeye ve bankalarımızın karlılığını artırmaya yardımcı olacağız. Bankalar Ortak ATM uygulaması ile yeni bir gelir kalemini keşfetmiş oldu. Artık  fedakar Türk halkı olarak  bankalarımız elbirliği ile karlarına kar katacağız.

Aslına bakarsanız ortak ATM uygulamasının faydaları da var, mesela artık fellik fellik bankamatik aramaya gerek kalmayacak,  İhtiyaç sırasında başka bankaya ait herhangi bir ATM'den para çekilebilecek, Yanında nakit taşımak istemeyenler bu riskten kurtulmuş olacak. Çünkü her köşe başında A bankasının olmasa da B bankasının ATM cihazı bulunmakta. Bununla birlikte hem zamandan hem de verimlilikten tasarruf sağlanacak.  

Ortak ATM’den para çekme ücretleri 3 TL’den başlayıp Çekilen paranın miktarına ve bankasına göre10 TL’ye kadar çıkabilecek. Hesap bakiyesini öğrenmenin de en ucuz bedeli 50 Krş olacak. Şunu da unutmamak gerekir ki Ülkemizde ATM hizmeti veren tüm bankalar 1 ekim tarihi itibari ile Ortak ATM uygulamasına geçerek Avrupa ülkeleri arasında bir ilke imza attı. Ortak ATM kullanımının ekonominin kayıt altına alınmasında katkısı da oldukça fazla olacaktır. 

Ortak ATM kullanımında üstlenilen masrafların tüketiciye ve Banka Mudilerine yüklenmesi BDDK (Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu)’nun durumunu ve çaresizliğini tekrar göz önüne seriyor. Bankalar Ortak ATM kullanımına geçerek ATM harcamalarını azaltırken Mudilerinden ve müşterilerinden para almaya devam etmekteler. Bu uygulamanın ücretli olacağı uygulamaya geçmeden önce ya da ATM’den para çekecekken ikaz olarak müşteriye ya da mudiye bildirilmesi ve bilgilendirilmesi gerekmez miydi?

Sizce kırk katır mı? yoksa kırk satır mı ? tercih size kalmış

Soygunsuz ve Mutlu günler dileğiyle…

Selam sana Emirdağ

Ayrıntılar
Üst Kategori: Haberler
Görüntüleme: 3318

Emirdağ ilçesi denince akla hemen belli yaşın üstündekiler için Konya Eskişehir yolun üzerine sıkışmış kendi kaderine terk edilmiş kabuğunu kıramayan küçük bir o kadar da tatlı bir Anadolu ilçesi gelir aklımıza. Bakın Avrupa ülkelerinde yaşayan Emirdağlı sayısı 100 binin üstünde olduğu tahmin ediliyor. Bu rakam küçümsenecek bir rakam değildir. 100 bin nüfus ortalama demek 25 bin aile demektir. 25 bin ailenin Emirdağ ekonomisine sağladığı katkıya bakarsak devede kulaktır.

İlçeye nerden girerseniz girin ama manzara değişmiyor ya yarım kalan inşaatlar yada dışı içi kadar gösterişli 3 katlı 4 katlı villa varı evler hemen göze çarpıyor. 4 katlı bir evin bu günkü rakamlarla maliyeti nerden baksanız yaklaşık 250 milyarı civarındadır.

Sevgili dostlar çok basit bir matematik hesabı yapalım 25 bin ailenden 10 bini ilçeye yatırım için 150 milyarı ayırsa rakamı siz hesabını yapabilirimsiniz. Yorulmayın nen size hesaplayım 150 trilyon demektir. 150 trilyona orta ölçekli nerden baksanız 150 fabrika demektir.  150 fabrika ise 7 500 çalışan ise 30 000 insan için ekmek parası demektir.  Evler yapılsın sözümüzde yok gözümüzde yok. Allah daha çok versin ama ölü yatırımın kime faydası var. Ev yapılıyor ve demirlenip yılda anca 15 gün kullanılıyor. Bunu birde ötede hesabı var.

Evet birde madalyonun öbür tarafından bakalım bu işleri yapmak için işin ehli kişilerin güzel ilçemizin kalkınması için taşın altına eli yetmez vücudunu koymalıdır. Bu kişiler kim derseniz ilçenin sivil toplum kuruluşlarının sayın saygıdeğer yöneticileri olmalıdır. Oda başkanları sizce ne iş yapması gerekiyor. Oda başkanları üstüne alınmasınlar. İşini  yapıyorlarsa sözüm yok onlara ama yapmıyorlarsa  gereğini yapmaları gerekmez mi ?

Buna örnek mi istiyorsunuz. Bakınız Manisa Manisa’nın geçmişine baktığınızda vali ve belediye başkanı iline yatırım yapmaları için yatırımcının ayağına gitmiş allem etmiş kalem etmiş ve iline yatırımcıyı çekmiştir.

Kısacası dostlar bizde şeker var un var yağ var üstüne üstlük helvayı yapacak işçilerde var ama sorun bunları bir araya getirecek bir âli heyet lazım.

En kısa zamanda âli heyetin kurulması dileği ile ….

İşsizlik Denen Canavar

Ayrıntılar
Üst Kategori: Haberler
Görüntüleme: 2788

Ülkemizdeki İş sizlik Sorununun Temel Nedenlerini şu şekilde sıralayabiliriz.

İleri teknolojinin üretim sürecine girmesi nedeniyle otomasyon yaygınlaşması ile azalan istihdam.

Talep yetersizliğine bağlı işizlik sorunu da ciddi boyutlara ulaşmıştır.

Kamu kesimindeki istihdamın daralması

Türkiye’de birim i ş gücü maliyetleri artışı dünya bazından oldukça fazla olması

Vergi ve SSK primleri OECD ülkelerine göre oldukça yüksektir, Ülkemizde asgari ücret AB’ye yeni üye olan ülkelere göre oldukça yüksek olması

Ülkemizde verimlilik-ücret dengesizliği olması gibi sıralayabiliriz.

 İş sahibi olmak Özellikle Büyükşehirlerde çok önemlidir. Her şeyin Para karşılığı elde edildiği bu gibi yerlerde tek yol iş bulup para kazanmaktır ki karnını doyurup ihtiyaçlarını giderebilsin. Bundan dolayıdır ki,   İşsiz kalan bir kişinin, Memleketin en önemli sorunu olarak işsizliği görmesini anlayabileceğinizi sanıyorum.

Birincisi; Ev ve İşyeri sahibi olmak kolaylaştırılmalı toprak zengini olan memleketimizde Kirada oturanların kiradan kurtarılması için hükümetin desteklediği kredilerle kolayca ev sahibi olunması sağlanmalıdır. Elektrik, Su, Doğalgaz ve telefon gibi temel ihtiyaçlardan alınan vergiler sıfırlanmalı ve bu sektörün kar marjı minimize edilmeli. İşyeri kiralarından Stopaj uygulaması kaldırılmalı ve Vergi oranlarında indirime gidilmelidir

 İkincisi; Bütün vatandaşların iş sahibi olması için en önemli çözüm yolu üretim yapacak fabrika sayısını arttırmaktır. Nüfus planlaması adı altında yapılan nüfus artışının frenlenmesi faaliyeti yeni iş imkanları üzerinde olumlu değil olumsuz bir etkisi olduğu kanaatindeyim. Şöyle ki Gelişmesini tamamlamış ülkelerde eğer nüfusta artış olmuyorsa yeni hiç bir şey yapmaya gerek duyulmamaktadır. Yol, Okul, Cami, Stadyum, Araba vs… Bunların hiçbiri eğer nüfus artışı gerçekleşmez ise gerekli değildir. Üretilen gıda maddelerinin ve ihtiyaç duyulan diğer her türlü tüketim maddelerinin de miktarını artırmak gerekmez. Eğer Nüfus sabit hale gelir ilerleme ve artış olmaz ise bütün üretim ve tüketim de sabit hale gelir ve ilerleme durur. Bir başka açıdan şöyle düşünmek gerekir Piyasa ve Ekonomi, bisiklet üzerinde hareket etmeye benzer eğer bisiklet üzerinde durur isen düşersin, pedal çevirir isen hareket edersin. İlerlemek için gelişmek ve üretimi, tüketimi, nüfusu artırmanın bir çözüm olduğunu düşünüyorum.  

  Üçüncüsü; İşe alma ve işten çıkarma koşulları kolaylaştırılmalı, İşveren üzerindeki prim ve vergi yükü azaltılmalı, Ayrıca işçi ücretlerinden kesilen gelir vergisinin kaldırılması veya düşürülmesi gerekmektedir. Kayıt dışı istihdamın önüne geçebilmek için en önemli sorun işveren üzerindeki vergi yükü ve sosyal güvenlik primleridir. Öyle ki işçiye 500 Tl civarında bir ödeme yapan işveren, Devlete Sosyal Güvenlik primi ve Vergi olarak 340 Tl civarında ödeme yapmaktadır.  Bu kadar yüksek vergi ve Sosyal güvenlik primi ödemesi İşverenlerimizin kayıt dışı olarak işçi çalıştırmasına yol açmaktadır.

 Bütün bunların yanında; Kısa vadeli çözümler üretilmesinden ve halk yardakçısı yaklaşımlardan vazgeçilmelidir. istihdam politikaları, küresel hareketlerin de etkisi temel alınarak düşünülmelidir, İstihdamda başarı için istihdam öncelikli politikalar izlenmelidir. Ülkemizi  esas olarak yeni iş alanları ortaya çıkaracak istihdam politikaları uygulamalıdır,  Bu nüfusun eleman açığının çok fazla olduğu sektörlerde değerlendirilmesi gereklidir, İzlenecek makro ekonomik politikalarda toplam talep yetersizliğine bağlı işsizlik sorunu dikkate alınmalıdır, Ülkemizin genç nüfusa sahip olması iyi değerlendirilmelidir,   Bilgi ve iletişim teknolojilerine yatırım yapılmalıdır, Tarıma dayalı sanayi geliştirilmelidir, AR-GE’ye önem verilmelidir, İstihdamı yaratan yatırımların önündeki girdi maliyetlerinin kısılması yoluna gidilmelidir…..  

 Bu önerilere daha eklenecekler var ama şimdilik bu kadar yeter. 

Muhabbetle Kalın

  1. Ne Olacak Bu Memleketin Hali
  2. Uzaktan da olsa Emirdağlı olmak
  3. Sicil Affından Herkes Faydalanabilir
  4. Kosgebden 350 Milyon Ytllik Faizsiz Kredi

Sayfa 3 / 6

  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6

Aklıma Estikçe Beldeler Belediyeler Biyoğrafiler Cuma Hutbesi Emirdağ Gündemi Emirdağda Spor Gönderdikleriniz Haberler Haftanın Hutbesi Serkan Koyuncu Köyler Mehmet Bilgin Osman Bilici Serbest Kürsü Sizden Gelenler Teknoloji Videolar Ahmet Urfalı Akın Ağca beldelerin emirdag emirdag.com.tr emirdağ görüntülü haber ve klipler görüntülü haberler klipleri ömer özkan İçimizden Biri

Yazarlar

BENİM HAYATIM BİR ROMAN
Ferda Boz Güneri BENİM HAYATIM BİR...

  Devamını Oku

Tümünü Göster Ferda Boz Güneri  
İSTİKLAL SAVAŞINDA EMİRDAĞ ERMENİ VE RUM HALKIN SEVK VE İSKÂNI
İSTİKLAL SAVAŞINDA...
Pazartesi, 27 Nisan 2026 14:07

  Devamını Oku

Tümünü Göster Ahmet Urfalı  

Hakiki Kabakçı

ÇATISINDAN BOLAVADIN GÖRÜNEN EV
ÇATISINDAN...
Cuma, 26 Aralık 2025 18:05

  Devamını Oku

Tümünü Göster Yaşam