HZ. MEVLÂNA’DAN KISSALAR
- Ayrıntılar

Nefsini ruhunun emrine almıştı
Yedi yaşında Mevlâna
Ölene kadar bırakmadı uğraştı
“Boşa bırakmayın nefsinizi
Felaketinize sebep olur “ dedimişti
Mevlâna Hazretleri dedi ki ;
“İsterken Allah’tan isteyin
Kim el açıp kullardan isterse
Bizden şefaat beklemesin iki cihanda “
Gelirdi soyu Hz.Ebubekir efendimizden
Babası Bahâeddin Veled Hazretleri
Rasulullahı rüyasında gördü
Sultan’ül Ulema adını verdi kendisine.
Hz. Mevlâna’nın yanında en az
Dörtyüz beşyüz kişi olur
Binlerce talebesi
Her gün ders alır, dinler
Sayıları gün be gün artardı
Mevlâna Hazretleri bir gün
Sarraflar çarşısından geçerken
Bir dükkanın önünde aniden durdu
Çekiç seslerinin Allah Allah dediğini duydu
Bir nazar etti Selahaddinin dükkanına
Altın oldu tüm eşyaları
Selahaddin fark etti, terk etti işini
Mevlâna’ya hayran ve meftûn oldu
Dersine girdi, islam büyüklerinden oldu
AŞK-I MEVLÂNA
- Ayrıntılar

Işığa uçuşan kelebekler misali
Aşkının etrafında döner Mevlâna
Dil anlatır gönül meşk eder
Hal dayanmaz buna semâ eder
Altın döverler Zerkûbide
Allah der çekiçler
Kudüm de böyle döver kalpleri, altın eder
Dönerler birlikte sema başlar
Kalpten kalbe nûr çeşmeleri akar
Sema; kâinatın oluşumuna benzer
İnsanın alemde dirilişini
Yaratana zikrini ve
Kâmil insan oluşunu
Celâleddîn-i Rûmi büyük velisin
Uygundur islama her iş ve hareketin
Mesnevi kitabını yazdın
Eşi benzeri yoktur dünyada
Bu eserinle, dünyaya feyiz ve nûr saldın
Bizârım derdime dermanım sende
Aşığım Hak’ka, çekerim içre
Maneviyatın kutlu demlerinde
Vuslata ermenin hasretliği içinde.
Ey sevgili, ey mah-ı cemâl
Habibûllahın yansıyan aynası
Canımın cananı güneşim efendim
Yaktı sendeki hak ateşin.
HZ. OSMAN (Radiyallahu Anh)
- Ayrıntılar

Emevi soyundan gelen Hazreti Osman, peygamberimizinde mensup olduğu Kureyş kabilesindendir.
Annesinin ismi Erva Hanım'dır. Erva Hanım, peygamberimizin halası Beyza Hanım'ın ikinci kızıdır. 574 yılında dünyaya gelmiştir Hazreti Osman.
Hazreti Osman, İslam halifesidir. Mekke'de dünyaya gelen Hz. Osman, en fazla halifelik yaşayan kişi unvanına sahiptir.
574 doğum, 644-656 halifelik dönemi vede vefat tarihi.
Hayatı birçok alim tarafından örnek alınan Hazreti Osman, peygamberimize ilk inananlardan biri olduğu için ilk Müslümanlardan biridir. İlk iman eden beşinci kişidir.Müslüman olduğunda 34 yaşlarındaydı.
Peygamberimizin kızı Rukiye ile evliliğinden Abdullah isminde oğlu Leyla isminde kızı dünyaya gelmişti. Hz.Osman Resûlullah'ın iki kızıyla evlenmiş olduğu için “zü'n-nûreyn” iki nur sahibi lakabıyla meşhur olmuştur.
Rukiye annemizin vefatından sonra Ümmü Gülsüm annemizle izdivaç yapmıştır.
Hz. Osman Zinnûreyn (r.a) orta boylu, iri kemikli, güzel yüzlü, uzun sakallı ve esmer renkli idi. Âlim, fâzıl, çokça ibâdet eden, sâlih, cömert, kerem sahibi, halim selim, son derece nâzik ve mahcûb bir zât idi. İnsanlar tarafından son derece sevilip sayılan ve hürmet duyulan bir şahıstı. Son derece takvâ ve verâ sahibiydi. Bütün yılını oruçlu geçirir ve her sene haccederdi. Hz.Ayşe (r.a) vâlidemiz onun hakkında:
“Vallahi o, akrabasını en çok gözeten ve Allah’tan en fazla korkan bir kişiydi” demiştir. (İbn Hacer, el-İsâbe, IV, 223)
Hz. Osman Müslümanlara ahlakıyla örnek olmuş birisidir. İslam kaynaklarına göre Hz. Osman, güzel ahlaklı ve hoşgörülüydü. Tatlı dilli olduğu kadar, keramet sahibi olduğu da belirtilir. Eli açık olan Hazreti Osman'ın gözü devamlı yaşlıydı. Her şeye ibret almak için bakan Hz. Osman, fakirlere yardımlarda bulunmayı her daim isterdi. Az yemek yer, dürüst davranırdı. Namaz kıldığında uzun sureler okur, ibadetlerden feyiz ve tat alırdı.
Hz.Osman’ın halifelik yılları, bazı kesimlerce halifeliğinin kabul edilmediği, büyük fitnelerin yaşandığı bir dönemdir. Hilafet makamını bırakmazsa öldürüleceği yönünde tehdit edilen Kur'an-ı Kerim okurken Hz.Osman şehit edilmiş; bu elim olayı gerçekleştirenler cenazesinin kaldırılmasına dahi izin vermemişlerdi
HZ .ÖMER (Radiyallahu Anh)
- Ayrıntılar

EBU BEKİR SIDDIK (Radiyallahu Anh)
- Ayrıntılar

Ebu Bekir Sıddık hazretleri Peygamberlerden sonra, insanların en üstünüdür. Aşere-i Mübeşşerenin yani Cennetle müjdelenen on sahabenin birincisidir. Peygamber efendimizin kayınpederi, Hazret-i Ayşe'nin babasıdır.
Hazret-i Ebu Bekir’in faziletini bildiren hadis-i şeriflerden birkaçı şöyledir:
(Ebu Bekir, insanların en üstünüdür. Yalnız Peygamber değildir.)(Deylemi)
(Ebu Bekir’i sevmek ve ona şükretmek her mümine vaciptir.)(Deylemi)
(Allahü teâlâ, Ebu Bekir’e “Sıddık” ismini verdi.) (Deylemi)
(Kıyamette, Ebu Bekir’den başka herkese hesap sorulur.) (Hatib)
(Ebu Bekir’in imanı, herkesin imanları toplamı ile tartılsa, hepsinden ağır gelir.) (M.Ç.Güzin)
(Göğsümdeki marifetlerin, bilgilerin hepsini, Ebu Bekir’in göğsüne akıttım.) (Reddi revafıd)
(Her Peygamberin halili vardır. Benim halilim Ebu Bekir’dir.)(Deylemi)
(Cebrail bana geldi. Elimden tuttu. Ümmetimden birinin, Cennet kapısından içeri girdiğini, bana gösterdi. Ebu Bekir dedi ki, (Ya Resulallah! Orada, seninle beraber olmak isterim). Ya Eba Bekir! Ümmetim içinden Cennete en önce sen gireceksin, buyurdu.)(Tirmizi)
Resulullah efendimiz buyurdu ki:
(Bize her nimeti veren ve iyilik eden kimseye karşılığını verdik. Ebu Bekir’in iyilik ve ikramının karşılığını veremedik. Hak teâlâ kıyamette ona karşılığını verir. Ebu Bekir’in malının fayda verdiği gibi, bir kimsenin malı bana fayda vermedi. Eğer ben dost edinseydim, Ebu Bekir’i dost edinirdim. Lakin bilmiş olun, sizin sahibiniz, Allahü teâlânın dostudur.) (Mesabih)
Gönül Genişliği
- Ayrıntılar

Sultan III. Mehmed zamanında, Rumeli'de Yenice kasabasında mübarek bir zat vardı. İhtiyacı olan ona koşar, sıkıntısı olanın derdini o giderirdi. Fakat kendisi bir sürü derde mübtela idi ama halinden hiç şikayetçi değildi. Birgün dergahın bahçesindeki havuzun kenarında otururken bir talebesi gelerek, başına gelen bir musibetten uzun uzun şikayet eder. O zat, o talebesinden bir bardak su, bir miktar tuz ve bir çorba kaşığı getirmesini ister. İstedikleri getirilince, bir kaşık tuzu bir bardak suya atıp karıştırır ve talebesine, bunu içmesini söyler. Tuzlu sudan bir yudum içen talebe hemen yüzünü buruşturur ve "Efendim, su çok tuzlu, içemiyeceğim" der. Sonra o zat yine kaşığı tuzla doldurur ve bu sefer havuza atarak karıştırır ve talebesine, havuzdaki sudan içmesini söyler. Talebe havuzdan kana kana içer. "Nasıl, su tuzlu mu" diye sorduğunda talebe "Hayır efendim, gayet tatlı geldi" cevabını verir. O zaman o mübarek zat şu ibretli nasihatı verir: "Oğlum, bir kaşık tuz, her zaman aynı acılıktadır. Fakat bunu bir bardak suda içmek, insana zahmet verdiği halde, bir havuz suda içince hiç hissedilmiyor. Çünkü havuzun genişliği içinde kayboluyor. İşte, göğsü bir bardak kadar dar insan, kendisine gelen bir kaşık tuz kadar dert ve belaların acısına tahammül edemez. Fakat göğsü havuz kadar geniş insan ise,
SEN GELMEZDEN ÖNCE
- Ayrıntılar

Çocukluğumun anlatılan hikayesi
Umuda ışık verensin
Adını duyanlar ellerini bağlarlar
Kalplerinin atışını bastırmak için
Sen gelmezden önce
Mahzun bekleyişlerin sabrında
Sahranın kumları inceliğinde
Güneşin yakıcı sıcağında
Deve dikenlerinin savrulduğu çağda
Sen gelmezden önce
Gök küstü, karardı gündüze
Aydınlık sabahlar yoktu bizlere
Bir garibin, bir yetimin gülüşünde
Acılar,çileler, işkenceler zalimce
Sen gelmezden önce
Anaların ağıdı salınırdı sızıyla
Yavrusunu canlı toprağa veren
Zalim yurdunda gezen töre kültürünce
Son bulması umudu,umutsuzca
Aklıma Estikçe Beldeler Belediyeler Biyoğrafiler Cuma Hutbesi Emirdağ Gündemi Emirdağda Spor Gönderdikleriniz Haberler Haftanın Hutbesi Serkan Koyuncu Köyler Mehmet Bilgin Osman Bilici Serbest Kürsü Sizden Gelenler Teknoloji Videolar Ahmet Urfalı Akın Ağca beldelerin emirdag emirdag.com.tr emirdağ görüntülü haber ve klipler görüntülü haberler klipleri ömer özkan İçimizden Biri














