HZ.MEYMUNE (Radiyallahu Anh)
- Ayrıntılar

Peygamber Efendimizn (sav) en son evlendiği kadın Hz Meymune‘dir. Kendisi Amir İbni Sa’sa isimli bir kabileye mensup Haris’in kızıdır. Asıl adı Berre iken, Hz. Peygamber (sav) onunla evlenmesinin ardından ismini “cömert, dürüst ve itaatkâr” anlamına gelen Meymune olarak değiştirdi.
Üvey kız-kardeşi Hz Zeynep Binti Hüzeyme, Peygamberimizin hanımlarındandı ve Hicretin 7. yılında vefat etmişti. Peygamber Efendimizin (sav) amcası Hz Abbas Zeynep Binti Huzeyme’nin vefatından sonra Peygamberimizin Hz Meymune ile evlenmesini istemekteydi. Bunun bir çok sebepleri vardı. Peygamberimiz, kardeşleri bazı kabilelerin reisleriyle evli olan bu ihtiyar kadınla evlenirse, düşmanlarının sayısı azalacak, belki aradaki akrabalık münasebetiyle onlar da İslamiyet’i kabul edeceklerdi.
Hazreti Meymûne, Resûlullah’ın ( aleyhisselâm ) kendisine dünür olduğu haberini deve üzerinde iken alınca “Deve de, üzerindeki de Resûlullah’ındır ( aleyhisselâm ) dedi. Kendisini Peygamber efendimize ( aleyhisselâm ) bağışladı.
Resulullah (sav) Hz Meymune ile evlendi. Gerçekten bu sayede pek çok kabile ona karşı olan düşmanlığı terkettiler. Hatta Meymune’nin kabilesi topluca gelerek İslamiyeti kabul etti.
Peygamber efendimiz (sav), Meymûne annemizin üç kız kardeşine “Mü’min Kardeşler” diye iltifat ederdi.
Hazret-i Âişe onun hakkında: “Meymûne bizim hepimizden fazla Allahü teâlâdan korkan ve sıla-i rahmi (yakın akrabaları) gözeten bir hatun idi.” buyururdu. Bazan borç alır ve hayır işlerine harcardı. Bir ara çok borçlanmıştı, bunu nasıl ödeyeceğini sordukları zaman “Resûlullah ( aleyhisselâm ) buyurdu ki: “Herkes iyi niyetle borçlanırsa, Allahü teâlâ onun borcunu öder.” buyurdu. Dînî emir ve yasaklara da son derece dikkat ederdi.
Kendisinden 46 hadîs-i şerîf veya başka bir rivâyete göre 76 hadîs-i şerîf rivâyet edilmiştir. Bunlardan 7 tanesi Buhârî ve Müslimde, diğerleri de çeşitli hadîs ve fıkıh kitaplarında vardır.
Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Yayana Cezalar Geliyor
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Sizden Gelenler

Dezenformasyon Yasası; Halkı yanıltıcı bilgiyi yayana cezalar geliyor. Dezenformasyonla mücadele düzenlemesi geçtiğimiz günlerde TBMM Genel Kurulunda yasalaştı.
Eskişehirli Av. Aslıcan Özgür İleli, kanunun içeriği ile ilgili değerlendirmelerde bulundu: ‘’Kamuoyunda ‘Sansür Yasası’ olarak bilinen 40 maddelik, ‘Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’ Resmî Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdi. Yasanın bazı hükümleri: 1 Ocak ve 1 Nisan 2023 tarihlerinden itibaren uygulanacak. Bu konu ile ilgili en çok konuşulan ve tartışma konusu olan madde 29.madde oldu’’ dedi.
Peki bu madde içeriği nedir?
Av. Aslıcan Özgür İleli, kanunun içeri ile ilgili değerlendirmelerde bulundu: ‘’Hepimizin bildiği gibi; Dezenformasyon Yasası’nın en çok tartışılan maddesi olan 29.madde kabul edildi. Türk Ceza Kanunu'nun 217. maddesine ek yapılacak söz konusu 29. madde şu şekilde: ‘1- Sırf halk arasında endişe, korku veya panik yaratma saikiyle ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığı ile ilgili gerçeğe aykırı bir bilgiyi, kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yayan kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. 2- Failin, suçu gerçek kimliğini gizlemek suretiyle veya bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi
Devamını oku: Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Yayana Cezalar Geliyor
Emirdağ Belediyesinden Belçika Gezisi
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Haberler

Emirdağ Belediye Belediye Başkanı Serkan Koyuncu, belediye Meclis Üyeleri, müdürleri beraberindekilerle birlikte Belçika’ya ziyaret gerçekleştirdi. Bir dizi temas ve görüşmeler yapmak üzere, Emirdağ Belediye meclis üyeleriyle Belçika’ya giden Başkan Koyuncu, Belçika’daki temasları kapsamında ilk gün Belçika’nın Brugge şehrine bağlı Meulebeke belediye sınırları içinde yer alan Ayasofya Cami’sini ziyaret ederek vatandaşlarla buluştu.
Meulebeke Ayasofya Cami Derneği Başkanı Murat Erdoğan, Emirdağ Güveççi Köyü Güzelleştirme Derneği Başkanı Gülay Aygün ve vatandaşlarca kapıda çiçeklerle karşılananan Başkan Koyuncu ve beraberindeki heyet cami yönetiminin ve vatandaşların istek, görüş ve taleplerini dinledi.
Meulebeke Ayasofya Cami Derneği Başkanı Murat Erdoğan, Emirdağ Belediye Başkanı Serkan Koyuncu’nun yapmış olduğu ziyaretten
HZ.MARİYE (RADİYALLAHU ANH)
- Ayrıntılar

Hz. Mariye (r.a.) câriye iken iman eden hanım sahabî... Mısır hükümdarı Mukavkıs tarafından Resûlullah (S.A.V.) Efendimize hediye olarak gönderilen câriyelerden... Hz. Hatice’den (r.a.) sonra çocuğu olan ikinci annemiz... Hz. İbrahim’i (r.a.) dünyaya getiren mü’minlerin annesi olma şerefini elde eden bahtiyarlardan...
Peygamberimiz ( aleyhisselâm ) Mekke’deki Kureyş müşrikleriyle Hudeybiye’de on yıl çarpışmamak üzere barış anlaşması imzaladı. Bundan sonra en yakından en uzağa kadar olan komşu hükümdâr ve kabile başkanlarına; İslâmiyeti duyurmak ve tebliğ etmek üzere elçilerle mektûblar gönderdi. Bu mektûb ve elçilerden birisi de Mısır Mukavkıs’ı ismi ile adlandırılan Bizans’ın İskenderiye vâlisine yazılmıştı. Elçi olarak da Sahâbîden Hâtıb bin Ebî Beltea ( radıyallahü anh ) gönderilmişti
Mukavkıs, Peygamberimizin ( aleyhisselâm ) okunan bu mektûbundan sonra O’nun elçisi Hatîb bin Ebî Beltea’ya ( radıyallahü anh ): “Hayırlı olsun, “seni kutlarım” diyerek yanına çağırdı. “Benim anlamak ve sormak istediğim bazı konular var ne dersiniz?” deyince:
Hatîb bin Ebî Beltea ( radıyallahü anh ) “Buyurunuz konuşalım” dedi.
Mukavkıs, “Senin bana mektûbunu getirdiğin efendin Peygamber değil mi?” Hatîb bin Ebî Beltea ( radıyallahü anh ): “Evet, O, Allahü teâlânın kulu ve Resûlüdür” dedi. Mukavkıs, bu cevâbı alınca; “Peki O, öyle bir Peygamberse, kendi doğup büyüdüğü öz yurdundan çıkarılıp, başka bir yurda sığınma zorunda bırakılan kavmine niçin bedduâ da bulunmadı?” diye sorunca Hatîb ( radıyallahü anh ) O’na Şu şekilde cevap verdi: “Sen Îsâ’nın (aleyhisselâm) Allahü teâlânın Resûlü olduğuna inanırsın değil mi? İsa (aleyhisselâm) Allahü teâlânın Peygamberi olduğuna göre, Onun da kavmi, kendisini yakalayıp çarmıha asmak istedikleri zaman, Allahü teâlâ, O’nu bulunduğu dünyâ üzerinden gök yüzüne yükselteceğine, İsa (aleyhisselâm) kavminin yok olması için Allahü teâlâya bedduâ etse olmaz mıydı?” deyince:
HZ. SAFİYYE (RADİYALLAHU ANH)
- Ayrıntılar

Kadın olmak her konuda günümüzde çok zor. Verilen değer, gösterilen ilgi, yaşanılan olaylarla meydandadır. Fakat Peygamber eşi olmak..!
Özellikle Rasulullah’ın (asm) zevcesi olmak, O’nun (asm) her an yanında, hizmetinde bulunmak, nur yüzüne bakmak, gül kokusunu koklamak, sözleriyle donanıp, huzur bulmak tarif edilemez bir saadet olsa gerek…
Hz. Safiye, Hazreti Harun’un (a.s.) neslinden gelmekteydi. Babası Yahûdi kabîlelerinden Benî Nâdir’in reisi Huyey İbni Ahtab, annesi de Benî Kureyzâ kabilesinin ileri gelenlerinden Berre binti Semran idi. Anne baba tarafından hanedan bir soya mensuptu.
Efendimiz siyâsî bir taktik olarak, kabile ve kavimlerin reislerinin kızları ile evleniyor ve akrabalık kurarak onların gönüllerini İslâm’a ısındırmaya çalışıyordu.
Safiyye bint-i Huyey (ra) da bu zevcelerden biridir.Asıl adı Zeynep dir. Yahudi ve evli bir kadındı o önceleri. Fakat o da Allah’ın hakkında hayır murat ettiği kullarındandı. Zira peygamber eşi olacaktı. Hz. Safiyye Kinane ile evlendiği günün gecesinde Rasulullah’a (asm) dair bir rüya gördü. Bu rüya onun yüzünde bir iz bırakacaktı. Zira eşine rüyasını anlattığında eşi “Sen Hicaz hükümdarı Muhammed’e varmak mı istiyorsun?” dedikten sonra onun yüzüne sert bir tokat atmıştı. Bu tokatın yüzünde izi kaldı. Hz. Safiyye’nin (ra) Hayber Savaşı’nda eşi Kinane ölünce Kâinatın Efendisi (asm) onu yanına getirtti. Kendisine İslâmı anlatıp Müslüman olduğu takdirde onu zevcesi olarak alacağını belirtip eğer Yahudi kalmayı seçerse kendisini serbest bırakacağını söyledi. Hz. Safiyye bu teklife çok sevindi. Zaten içinde İslâma dair bir kıvılcım vardı. Teklifi kabul edip zevcesi olma şerefine erişti.
ÜMMÜ HABİBE (Radiyallahu Anh)
- Ayrıntılar

Asıl adı Remle olup, ilk çocuğunun adı sebebiyle Ümmü Habîbe ismiyle tanınmıştır. Mekke’nin en önemli kabilelerinden olan Benî Ümmeyye reislerinden Ebû Süfyân’ın kızıdır. Annesi de aynı soydan gelen Ebu’l-Âs’ın kızı Safiyye’dir. Bu hanım aynı zamanda Hz. Osman’ın (ra) da halasıdır.
Ümmü Habîbe radıyallahu anhâ imanda sabır ve sebâtın ibret levhası mücâhide bir İslâm hanımefendisi... İnancı uğrunda fakirliğe, yalnızlığa katlanan, müşrik ailesine ve mürted kocasına boyun eğmeyen, iman fedâisi, muhâcir hanım sahâbî... Habeşistan'da iken gıyâbî nikâh ile Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizin aile halkasına giren ve mü'minlerin annesi olma şerefine eren bahtiyarlardan... Kureyş ile aradaki buzların erimesine vesile olan annemiz...
O, ilk müslümanlardandır. Kendisi İslâm'la şereflendiğinde ne babası ne de annesi müslüman olmamıştı. Bu sebebten o tek başına inancını yaşama mücâdelesi verdi. Dayanılmaz işkencelere karşı direndi. Dininden taviz vermedi.
Habeşistana göç etmiş orada eşinin dininden dönmesiyle ondan ayrılmış ve sıkıntılar çekmiştir .Bir gece rüyasında ona “Ey Ümmül- mü’minin “denmiş bunun Resulullahla evlenmesine bir işaret olduğunu anlamış beklemiştir.Habeşistan’da bulunan ümmü habibe Resulullahın Habeş emirine mektup yazarak iki şey istemesi üzerine birinci
isteği Necaşinin islama girmesiydi kabul edildi, ikinci isteği Ümmü Habibe’ yi nikahına almak istediğini söylemiş kabul edilerek ve uzaktan vekiliyle Resulullahla nikahlanmıştır.
Ümmü Habîbe (r.anha) annemizin bu evliliği ile babası Ebû Süfyan'ın kalbine ve Kureyşlilerin arasına bir sevgi tohumu atılmıştı. Bir yakınlık bağı kurulmuştu. Mekke fethi günü bu sevgi ve yakınlık bağının meyvesi görüldü. Kureyşin ileri gelenlerinin kaba ve katı fikirlerinde buz gibi bir çözülüş başladı. Zârûrî bir yakınlık ve sıcaklık oluştu. Mekke kan akıtılmadan fethedildi. Ebû Süfyan ve Kureyş'in ileri gelenlerinden çoğu müslüman oldu. İşte Ümmü Habibe annemizin imanda sabrı, sebâtı ve sadakati böylesine güzel meyveler verdi.
BABALI BOYNUNUZA
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Hakiki Kabakçı
Emirdağ yaylasına siyanür getirenler
Kelebeğin arının vebali boynunuza
Bunu milletten gizli tenhada bitirenler
Bugünün ve yarının vebali boynunuza
Makam mevki uğruna hiç sesi çıkmayanlar
Görüp ama korkudan bu yana bakmayanlar
Yaylaların halini kafaya takmayanlar
Çiğdemdeki sarının vebali boynunuza
Tepkisiz hemşehriler, uyanın ve silkinin
Orda hayat bitecek, kurdun kuşun tilkinin
Kişnemesi biterse, bunca hırçın yılkının
Kırın alın dorunun vebali boynunuza
Filân beyin hatrına, tepkini etme tehir
Yarın hasta olursan fayda etmez bak kahır
Yayladan gelen suya karışırsa bi zehir
Yosun tutmuş borunun vebali boynunuza














