11-ÇELEBİ HÜSÂMEDDİN
- Ayrıntılar

Emirdağ Meydanı ve Caddesi İstedi
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Haberler
Gent Belediye Meclis üyesi Veli Yüksel, Emirdağlı gurbetçiler için Belçika’nın Gent şehrinde bir ‘Emirdağ meydanı veya caddesi’ istedi
Önümüzdeki yıl Belçika’ya Türk göçünün 60. yıldönümünü anacağız. 1964 sonbaharında Brüksel ve Gent’e ilk Türk işçileri geldi. İlk Türk erkekleri Gent şehrinde tekstil fabrikalarında çalışmak üzere Gent’e geldiler. Daha sonra, yüzlerce ve binlerce Türk işçi aileleri Gent’in yolunu tuttu. Bu işçilerin ve ailelerinin büyük bir bölümü Emirdağ’dan Gent şehrine geldiler. Yıllar sonra Emirdağ’ın Türkiye’den gelen göçmenlerin tedarikçisi olduğunu söyleyebiliriz.
Belçika’nın Gent Belediye Meclis üyesi Veli Yüksel, “Emirdağlı Türk aileler yıllardır Gent sokaklarının, özellikle de Sleepstraat’ın, bir parçası olmuştur. Emirdağ’ın Gent’le ve Gent’te yaşayan Türklerle bu denli bağlantılı olması nedeniyle, Gent’te bir meydan veya caddeye bu Emirdağ’ın adının verilmesini öneriyorum. Gent ve Emirdağ arasındaki tarihi bağı ölümsüzleştirilmeliyiz. Bu da bir meydan ya da caddeye Emirdağ’ın adının verilmesiyle yapılabilir. Göçün 60. yılını kutlayacağımız 2024 yılı anısına böyle bir teklifte bulundum. Böyle bir girişim yarım asırdan fazla şehrimizde yaşayan on binlerce Türk kökenli Gent’liyi onure edecektir. Emirdağlı Gent’liler tekstil fabrikalarında ve daha sonra başka sektörlerde çalışarak ülke ekonomisine katkı sağladılar. Emirdağlı hemşerilerimiz Gent’in bölünmez bir parçası haline gelmiştir. Başta kadın, erkek tüm vatandaşlarımız, esnaf ve restoranlarıyla, dernekleriyle ve öğrencileri ve düzenlenen sosyal kültürel tüm etkinliklerle Gent’e damgasını
BULGAR KIZI
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Hakiki Kabakçı
Çalışırken gördük seni kahvede
Nereden de çıktın be Bulgar kızı
Şuh bakışlar attın nice Mehmed’e
Çok yigitler yaktın be Bulgar kızı
Kirli sarı bir renk vurup saçına
"Love" yazan bir kot giyip kıçına
Evi unutturdun Türkün kaçına
Çok ocaklar yıktın be Bulgar kızı
Bir sahte gülüşe, bir tek nazara
Bir günde kondun kırk yıllık hazıra
Bizlerdeki yarım buçuk huzura
Resmen limon sıktın be Bulgar kızı
Kutsal bir yapıydı bizde aile
Sayende sarsıldı işte son kale
Biraz amiyane bir tabir ile
Bir de çocuk çaktın be Bulgar kızı
Harcadık uğruna evden arsaya
Para tükenince bari dursa ya
En yakın dostumla kaçtın Bursa’ya
Para bitti bıktın be Bulgar kızı
Ateşkesi mi Beklemeliyim?
- Ayrıntılar

Akşam ezanında yürüyerek eve gelen babamı,
Sokak başında oynarken arkadaşlarımla,
Yüzüm gülerek koşar, babama sarılırdım,
Aşım pişer, yemeğe annem çağırır,
Sıcak çorbam kaşıklanırdı.
Filistin’de, Gazze’de doğmak bana,
Suç işlemişim gibi sunuldu.
Balonları gökyüzünde hayal ederken,
Uçurtmaları rüzgarlarda uçururken,
Bombalar havai fişek gibi parlayarak gelirken,
Gök karardı kıvılcımlar sardı,
Tenim acıdı, bir şeyler ısırdı, aniden yaktı.
Ne çok parladın!
Aksanın güneş altında ki masum parıltısına benzettim seni,
Ama sen acı verdin,
Şairimiz Ferda Güneri Trt Haber de Şiiri Yayımlandı
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Haberler
PLAKET
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Hakiki Kabakçı
Neden bir plaket vermezler bana?
Bu garip kendine bunu soruyor.
Plaket dolabı koydum salona,
İnanki rafları bomboş duruyor.
Aday mı olalım siyaset için?
Bürokrat mı olsam bu devlet için?
Dernek mi açalım plaket için?
Plaket verenler neyi arıyor?
Her etkinlik kamyon kamyon plaket.
Aman Allah aman bu ne bereket.
Yarabbim bir tek de bize nasip et.
Millete yeşeren bizde kuruyor.
Yüz plaketi var falanca beyin.
Bir buluş mu yaptın, neyin var neyin?
Almanın şartını bize de deyin.
Harbiden bu dertler beni yoruyor.
Kansere çare mi buldunuz sizler?
Sizin mi Ay’daki Mars’taki izler?
Hep aynı simalar hep aynı yüzler.
Bu millet sizlerde neyi görüyor?
Plaket vermenin bir şartı olur.
Alanda asgari bir artı olur.
Bu işte bir ölçü bir tartı olur.
Önüne gelene millet veriyor.
SESSİZ KALAN DÜNYA!
- Ayrıntılar
Sessiz kalan bir dünya düşünün.
Her şeye sessiz kalan, kapınız açıldı elimizde ne varsa aldılar, komşuya; “Yardım et” dedin, baktı sana ses etmedi, kapısını kapattı.
Yolda giderken arabana birisi çarptı bilerek seni arabanda bıraktı ve geldi
ateşe verdi. Yoldan geçenler görmüyor mu, kurtarın beni diye bağırıyorsun, kimse duymadan, görmeden geçip gidiyorlar.
Mama lazım bebeğine, anası doğumda öldü ilaç bulunmamasından, ambargo var. Mama lazım eczaneye gidiyorsun mama verin, mama yok, buğday nişastası, pirinç unu alayım, mama yapayım, oda yok! Bebek açlığından ölüyor, kimse de elindekini vermiyor.
Senin evine bomba atıyorlar, bombadan evin altında yıkıntıda sağ kalan, tek tük kişlerden birisin, yanında ki yerde düğün yapıyorlar sesli.
Danslı, çalgılı sesleniyorsun ama seni duyan yok eğlenceden, yemeden, içmeden dolayı.
Hastane sağlamdır, kimse hastayla uğraşmaz, orası acizler yurdu, hasta insanlar var, kıymazlar dersin ama nafile orada da başına bombalar atıyorlar yatakta, küvezde ki yeni doğan bebeleri
öldürmek için. Sevapmış bebek, çocuk, kadın, genç, yaşlı demeden müslüman öldürmek, onların tevrat kitaplarında yazan buymuş.
Okula da bebekler, anneler, çocuklar sığınmışlar, erkek az kalmış. Çünkü toplatılmış erkekler, işkenceler edilerek öldürülmüşler, görünürde gençler, erkekler görünmüyor, oraya da sallıyorlar bombalarını, iyimi hadi onları da öldürüyorlar.
Kimseler, görmezlikten gelmeler…
-Vah vah ne oldu,
-Ölmüşler yazık tüh demeler.
Ölen insanlık, insani duygular ama
bilinen son bu olmayacak elbet, sonun vaadini veren, Yüce Yaratan var. Müjde veriyor.
“Bu dinin sahibi Benim, koruyacak olanda Benim” diyor. Bunlar tüm insanlığın imtihanı, hepimizin imtihanı. Filistin ve diğer şehit
Aklıma Estikçe Beldeler Belediyeler Biyoğrafiler Cuma Hutbesi Emirdağ Gündemi Emirdağda Spor Gönderdikleriniz Haberler Haftanın Hutbesi Serkan Koyuncu Köyler Mehmet Bilgin Osman Bilici Serbest Kürsü Sizden Gelenler Teknoloji Videolar Ahmet Urfalı Akın Ağca beldelerin emirdag emirdag.com.tr emirdağ görüntülü haber ve klipler görüntülü haberler klipleri ömer özkan İçimizden Biri














