100. Yıl Emirdağ da Etkinliklerle Kutlandı
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Haberler
Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. yıldönümü kutlamaları ilçemizde 1 hafta süren çeşitli etkinliklerle kutlandı. İlçe Meydanında yürüyüş, bisiklet turu, fener alayı, çelenk koyma, İle Stadyumunda kutlamalarla son buldu.
100. yıl kapsamında düzenlenen fener alayı Şanlı bayrağımız, meşaleler ve bando takımı eşliğinde yediden yetmişe her yaştan vatandaşımızın katıldığı Fener Alayı Yürüyüşünde vatandaşlarımız Cumhuriyetimizin 100.Yılını büyük bir coşkuyla kutladı.
Cumhuriyet Meydanında havai fişekler eşliğinde taçlanan Fener Alayı Yürüyüşü çekilen hatıra fotoğrafı ardından son buldu.
Cumhuriyet Meydanında başlayan yürüyüşe Kaymakam Osman Bilici, Belediye Başkanı Serkan Koyuncu, Kıdemli Cumhuriyet Savcısı Süleyman Kaan Yılmaz, daire amirleri ,siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, öğrenciler ve çok sayıda vatandaşımız katıldı. Şehir Stadyumunda gerçekleştirilen 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlama töreni Saygı duruşu ve İstiklal Marşımızın okunmasını ardından günün anlam ve önemine ilişkin konuşmalar yapıldı.
Programda, öğrencilerimiz duygu dolu şiirler okuyarak, hazırladıkları gösterileri sergilediler. Törende, kulüpler arasında gerçekleşen turnuvalara ödül takdimi, Belediye Başkanı Serkan Koyuncu'nun da yer aldığı protokol üyelerimiz tarafından yapıldı.
Annem Ayşe Dudu Boz Hanımefendi!.
- Ayrıntılar
Anadır baş tacım, sol yanım, iç sızım, ne dense, nasıl anlatılsa, yanlış, eksik olabilir korkusu taşırım, kelimeler kifâyetsiz kalır.
Annem Keklik kızı lakabı, Erenoğullarından Muhittin ağanın kızı, Emine Dudu’dan doğma, manifaturacı Durallardan, ibiklerden, Hacı Rıza Ünal’dan olma. Muhittin ağa tek başına bir oturuşta kuzuyu yiyen kişi, boylu poslu yakışıklı. Kızı keklik ebemde ona benzemiş akıllı ve de güzel saygın kişilik. Sürmeli gözlüdür ebem. Mahallesi akıl almaya gelirlermiş kendisinden. Bana derdi ki ebem ; “ Kızım elin işinde, gözün çocuğundan, kulağın kapıda olsun” Derdi. Sofranın yaygısını toplamayı öğretti, yaygının uçlarından tutarak içeri doğru toplayacaksın derdi. Rıza dedemde evin bir oğlu kıymetli, bacıları var, temiz işinde, gücünde, sakin, halim selim efendi birisi. Erenoğlu/çiftçi/çınar/ünal/avcı/ibikler hepsi aynı soydan.
1936 yılı nisan ayında doğmuş annem ikiziyle birlikte. İkizide kız, anneme Ayşe Dudu ikizine de Kezban ismi koymuşlar. Annemler beş kardeşler, ablası Zübeyde, dayım Mehmet, annemler ortanca, ardına İsmet, Şükriye teyzemler, kardeşleri.
Annemin ikizi daha küçükken yaylaya çıkmışlar, bebek halindeler. Çok ağlamış Kezban hastalanmış ve orada vefat etmiş.
Annem henüz Onbeş yaşında, gençliğinin en güzel halinde, ince belli, boyu uzunca, elma yanaklı, kaşları kavisli, kahve gözlü, burnu akma, yüzü intizamlı beyaz tenli, saçları kestane kumral, kalın belikli uzun saçlı, başı kapalı çok güzel bir genç kız.
İlkokula başlamış fakat devam etmemiş. Sınıfında öğretmeni, arkadaşı ödev yapmadı diye dövünce, çocuk oraya küçük abdestini yaptığı için, annemde korkmuş gitmek istememiş. Okuyupta havas olduğuna mektup mu yazacak denilen düşüncelerin arasında, okumasına ısrar edilmemiş. O yüzden annemin okur yazarlığı yoktur. Öyle olduğu halde hepimize üniversite eğitimi aldırmış ve de Seydi abim de altı dil öğrenmişti, edebiyat öğretmeniydi. Kürşat abim albay emeklisi, Semra ablam öğretmen emeklisi, Celalettin abim Gayri Menkul Değerlendirme uzmanı ayrıca emekli, ben de ilahiyat önlisans ve de gazete köşe yazarı ve şairlik yapmaktayım.
Halbuki anneannem Keklik ebem ileri görüşlü, yerini yurdunu, lafını sözünü bilen bir hanım olarak bilinirdi. Çevresindeki konu komşuları ona akıl sormaya gelirler, danışırlardı. Lafı sözü dinlenir, ekmeği yenirdi.
Babam annemi, çeşme başında su doldururken, onbeş yaşında görüp beğenmiş, aşık olmuş. Ana, babasına gidip bu kızı bana isteyin demiş. Babam o zaman askerden yeni gelmiş, adliyede memur olarak işe başlamış yaşı 22 henüz. Civan gibi delikanlı, yakışıklı beyaz tenli, ela yeşil arası gözlü, gür açık kestane renkli, kıvrık saçlı, akça pakça parlak alınlı, boylu endamlı, son derecede yakışıklı, beyefendi bir delikanlı. Görenlerin yüreğini hoplatacak yakışıkta bir genç. Abdestinde namazında.
BEN MÜSLÜMANIM!
- Ayrıntılar

Ben, müslümanım!
Ben, Filistin’im
Ben, Libya’yım
Ben, Myanmarım
Ben, Suriye’yim
Ben, Doğu Türkistan’ım
Ben, Bosna Hersek’im
Ben, Karabağ,
Ben, Türkiye’yim.
Ben müslümanım!
Filistinde doğdum, şehrim işgal altında,
Güneşi az gördüm, güneşi bol olan ülkemde,
Zor şartlarda doğurdu annem beni,
Ninni yerine bomba seslerini duydum,
Beşiğin kundağında, annemin kucağında,
Kanlı kurşunlara hedef oldum,
Az yemeğimiz oldu, az suyumuz,
Aramızda paylaştık yıllarca!
Ben müslümanım!
Anneme sordum, neden çok çocuk doğurdun?
“İkisi yanımda, ikisi okulda, ikisi de şehit olacak dedin bana”
IHH-Belçika Kurucu Başkanı Ali Koç Vefat Etti
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Haberler

Aslen Emirdağ Tez köyünden olup, Brüksel'de ikamet eden İHH-BELÇİKA kurucu başkanı Ali Koç(1959),Türkiye'de tedavi gördüğü hastanede bu sabah hakkın rahmetine kavuştu. Belçika İslam Federasyonu-BİF'in kuruluşunda da yer alan Ali Koç, uzun yıllardır başta Afrika olmak üzere mazlum ve mağdur ülkelerdeki insanlara insani yardım yapması ile tanınıyordu. Çevresinde mütavazi kişiliği ve yardımseverliği ile tanınan Ali Koç'un vefatı Belçika Türk toplumu tarafından üzüntü ile karşılandı. Ali Koç'un cenazesi memleketi Tez köyü kabristanlığında 18 Ekim çarşamba günü öğle namazından sonra kılınacak cenaze namazı sonrasında toprağa verilecek. Merhuma Allah'tan rahmet, kederli ailesine başsağlığı dileriz.
YAZIK ETTİNİZ!..
- Ayrıntılar
Güller bahçesindeyim, güller derdimde,DUY DA GEL!
- Ayrıntılar

Nasıl bir aşk yaşadın?
Düştün yollara bîçare,
Soruyordun geçtiğin her yerde
Ağaca, taşa, toprağa, kuşa, yıldızlara.
Gören, bilen var mı? Onu arıyordun,
Nasıl bir aşk yaşadın ki öyle,
İzinden kalan, güzel kokusunu bulurum umuduyla,
Gittin uzaklara, kanayan yürek yaranla!
Leyla, Mecnun’un hasretinden vazgeçti,
Mecnun, ona sevdasından vazgeçmedi,
Onun misali benzer mi, yetişir mi acep sana?
Aradın, aradın onu, mecnun sevdasında.
Ahh!!!
Aşk yakar, gönle düşünce,
Ateş biraz usukur, üstü örtülünce,
Kayıp gitti ellerinden güneşin,
Sessizce kayboldun, gidenle gittin sende!
Dünya sıktı, ona gitmek istedin,
Seni sana anlatanı, seni senden iyi tanıyanı,
Senlik ve benlikten geçeni,
Hiçliğin içinde hiç olanla,
Aşk yolunda, Var olanı seçtin.
8-SELAHADDİN ZERKUBÎ
- Ayrıntılar

Selahaddin'i Zerkubî i, Beyşehir gölü yanında
Asıl adı Feridun olan.
Kâmile köyünden, babası Yağıbasan,
Saf, temiz niyetli balık satan,
Çiftçilikle geçimini sağlayan.
Konya'ya geldi, kuyumcunun yanına,
Çırak olarak çalıştı bir zaman,
Tirmiz’li Seyyit Burhaneddin’in,
Sohbet derslerine başladı o an.
Seyyid Burhaneddin, Kayseri'ye yerleşince,
Köyüne döndü evlendi, karıştı çoluk çocuğa,
Bir zaman sonra, Konya'ya dönen Zerkubi,
Mevlâna'nın sohbetlerine katıldı.
Sarraflar çarşısında dükkan kiraladı,
Altın varaklar yapar, satar onları,
Temiz, eli cömert, sağlar geçimini
Gani gönüllü, Ümmî birisiydi.
Okuma yazması yok, lakin aklı pek çoktu,
Aklında bırakmaz, kalbine yazar,
Mevlâna'nın yanında dizleri üzerine oturur,
Başını kalbine doğru eğer, ellerini önünde bağlardı.
Aklıma Estikçe Beldeler Belediyeler Biyoğrafiler Cuma Hutbesi Emirdağ Gündemi Emirdağda Spor Gönderdikleriniz Haberler Haftanın Hutbesi Serkan Koyuncu Köyler Mehmet Bilgin Osman Bilici Serbest Kürsü Sizden Gelenler Teknoloji Videolar Ahmet Urfalı Akın Ağca beldelerin emirdag emirdag.com.tr emirdağ görüntülü haber ve klipler görüntülü haberler klipleri ömer özkan İçimizden Biri














