Sevgili Öğrencilerimiz,
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Sizden Gelenler
Öncelikle sizi bugüne getiren anne-babanızı, ailenizi ve öğretmenlerinizi tebrik ediyorum.
Hepinizin ayrı ayrı bir değer olduğunun farkındayız. Eğitimin görevinin herkesi olduğunun en iyisi yapmak olduğu fikrinden hareketle sizleri daha iyi yerlerde görmek istediğimizin bilinmesini istiyorum. Bu konuda okullarımıza inanın, güvenin ama öğretmenlerinizi takip edin.
Öğrenme sizin işinizdir. Öğretmeniniz de dahil, bunu, sizin yerinize hiç kimse yapamaz. Bunun için merak edin; nasıl öğrendiğinizi keşfedin. Unutmayın; ‘İnsan zihni paraşüt gibidir; yalnız açık olduğu zaman bir fonksiyonu vardır.’
Öğretmen; neyi, nerede, nasıl elde edebileceğini bilen ve öğrencisine gösterebilen kişidir. Öğretmeninizden de yardım isteyerek siz öğrenin. Ne kadar kolay öğrenebildiğinize siz de şaşıracaksınız.
Hedefleriniz olsun. Başarısız insan, hedefsiz insandır. Dersten önce, derste ve dersten sonra nasıl davranmanız, neler yapmanız gerektiğini öğretmenlerinize sorun.
Israrlı olun. İstekli olun. Kararlı olun. En büyük zaman hırsızı, kararsızlıktır. Unutmayın; ‘Büyük arayışınız yoksa büyük buluşmanız da olmaz.’
İyi bir dinleyici olmanın yollarını öğrenin. Okumanın bilgi ve kültür birikimi kazanmadaki rolünü kavrayın.
Duygu, düşünce, tasarım ve izlenimlerini belli bir hedefe yönelik olarak yazı ile açık ve anlaşılır biçimde ifade etme becerilerinizi geliştirin.
Doğru ve güzel Türkçe kullanmaya istekli olun. Günlük iletişimde güzel Türkçe konuşmanın önemini takdir edin Daha rahat konuşabilmek için gerekli eğitimi almaya çalışın.
Bir metni anlayıp anlamadığınızı ölçün. Hatırlamanıza yardımcı olacak fikirler ile ilgili sürekli egzersizler yapın.
Evde, derste ve sokakta okuyarak, dinleyerek, yazarak, konuşarak, düşünerek tekrar yapın. Neyi niçin unuttuğunuzu; unutmamanız gerekenleri iyi belleyin.
Öğrenme, dikkat süreciyle başladığını unutmayın. Dikkatinizi yeniden değerlendirin.
Önce ve sıklıkla ‘Ben yapabilir miyim?’ sorusunu kendinize sorun. Gereksiz soru sormayın, sordurmayın. Gereksiz soruya cevap vermeyin.
Diğer insanlar arasında kendi yerinizi belirleyin. Kendine bir yer seçin; hedefinize ulaşın. Bu konuda size yardımcı olacakları belirleyin. Kimlere yardım edebileceğinize karar verin. Unutmayın; ‘Görmek istediğiniz yer, olduğunuz yerdir.’
İnsan, başarıya odaklı yaratılmıştır. Öğrenme-öğretme sürecinde esas olan, motivasyondur. Bunun hazır reçetesi yoktur. Kendinizi motive etmeyi öğrenin.
İletişimin paylaşma süreci olduğunu unutmayın. Unutmayın bilgi; toplandıkça, yaşandıkça, paylaşıldıkça çoğalır. Sınıfınızın kalitenin uygulandığı/sağlandığı yer olması için çalışın.
Düşünmeyen üretken olamaz; kendini verimsiz durumdan kurtaramaz. Öğretmenlerinizden doğru düşünmenin yolarını öğrenin.
Yazarak, düşünerek, okuyarak çalışın. Verimli ders çalışmayı engelleyen tuzaklara düşmeyin. Öğretmenlerinizle derse katılımın yollarını belirleyin. Derse çalışırken dün ve bugünü iyi değerlendirip yarına hazırlıklı olun. Çalışmada veriminizi artırın.
Özetleme ile ilgili becerilerinizi geliştirin. ‘Zaman en az bulunan kaynaktır. Eğer doğru yönetilmiyorsa, hiçbir şey yönetilmiş sayılmaz.’ Zaman siz yönetmesin; siz zamanı yönetmeye çalışın.
Başarmanın en kolay ve en kısa yolu, çalışmaktır. Ne çalışacağınızı; niçin çalışacağınızı; ne zaman çalışacağınızı; nasıl çalışacağınızı; ne kadar çalışacağınızı en yakın çevrenizle beraber belirleyerek çalışın.
Sevgili gençler! Vicdanınızın sesini dinleyerek Atatürk’ün yolundan ayrılmayın. Sizi saptırmaya çalışanlara aldanmayacak kadar zeki ve bilgilisiniz. Atatürk’ü sevmek, O’nu anlamakla başlar. Bunu hiçbir zaman unutmayın. Dimağınızı her an uyanık bulundurun.
Başarılı, mutlu, sağlıklı bir eğitim öğretim diliyorum.
Emirdağ’da Sorunlar Çözüme Ulaşmıyor!
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Sizden Gelenler
Sevgili okurlarım uzun zamandan bu yana yazılarıma ara vermiştim şimdi tekrar siz okurlarımla sitemizde buluşacağım, yine yazılarım Emirdağ hakkında olacak ve eleştiriye açık bir şekilde yorumlarınızı bekleyeceğim.
Emirdağ için yapılan web sitelerini ve Emirdağ gazetelerini sürekli yakından takip ediyorum. Gerçi değişik hiç bir haber yok, hepsinin haberi aynı sadece site isimleri değişik, siz okurlarımdan da bu siteleri ziyaret edenler mutlaka vardır.
Konular Belediye Başkanı şunu yaptı, Belediye Başkanı şurdaydı, Belediye Başkanı bu toplantıdaydı yani sitelerin hepsi Emirdağ Belediye Başkanının kendisine yapılmış niteliğinde, ama dikkat ettiğim tekşey Belediyenin yaptıklarını yazıyorlar yapamadıklarını yazan bir Emirdağ sitesi yok! Burada amacım siyaset yapmak değil, Emirdağ için çalışmak, Emirdağ’a faydalı olmak.
Bir tane köprü ışıklandırmış, bir iki tane yol asfaltlamış. Yani bunlar zaten yapılacak olan şeyler kim Belediye Başkanı olsa mutlaka yapılacak ama Emirdağ halkının ve Emirdağ Belediyesinin görmezden geldiği büyük sorunlar var bunu sizlerde çok iyi biliyorsunuz.
1-Emirdağ’da otogar yok otogar yapımı için yapılan bir calışma da yok, bu büyük bir sorun! İnsanlar yollardan biniyor otobüslere yazıhaneler yol üstünde ayrica yol üstünde olması çok tehlikeli. Bundan ziyade gördüğüm bir tane yazıhanenin karşısında kahvehane var diğerinin de yanında kahvehane var. Yani ailemizle bu yazıhanelerde otobüs saati beklemek büyük bir sorun oluyor, neden gecenlerde bir tane yazıhanede isim kullanmak istemiyorum otobüs saatini bekliyordum, iki tanede bayan vardı yazıhanenin önünde ve kahvehaneden çıkanlardan çoğu sözle taciz ettiler bayanları. Yazıhanelerin önünden yolcuları bindirip indirirken trafik kapanıyor , yolcuların yanlarında çocuklarda var yanlışlıkla yola çıksalar alın size trafik kazası. Bugüne kadar olmamış olabilir, bundan sonra olmayacak diye birşeyde yok. Köylerden gelen yolcularda aynı şekilde rahatsız oluyor neden buna bir çözüm bulunamıyor?
2-Emirdağ Belediye Baskanı, Emirdağ iktidardan maddi yönden fazlasıyla yararlanıyor diyor, görünen köy kılavuz istemez size soruyorum ne kadar faydalandı Emirdağ, ben birsey göremedim sizler gördünüz mü?
3-Bunu her defasında yazıyorum yine yazacağım. Belediye esnaflara dur diyemiyor, herkes istediğini istediği fiyattan satmaya çalışıyor. Belediye Başkanı esnaflar icin toplantı yapıyor hicbir esnaf bu toplantıya katılmıyor sonrada esnaf kan ağlıyor gurbetçiler alışveriş yapmıyor diye! Bunu birde haber yapıyorlar, niye alışveriş yapalım sizden? Sizin sattığınızın üçte bir fiyatına alıyoruz başka yerden, biz parayı kolay kazanmıyoruz ki
size kolayca verelim.Şimdi gurbetçide kalmadı Emirdağ’da çoğu esnaf siftahsız dükkan kapatıyormuş sen çin malı bir gömlege 50 lira dersen daha dükkanı da kapatırsın.
4- Gurbetçi Eskişehir'de Kalıyor
İlçemiz kamuoyunda birçok kişi tarafından dile getirilen 'artık Belçika'daki gurbetçilerin büyük çoğunluğu Emirdağ'a ev yaptırmıyorlar, Emirdağ'da belli bir süre kalıp Eskişehir'e gidiyorlar. Evlerini Eskişehir'e döşüyorlar, Eskişehir'de ikamet ediyorlar' sözlerinin doğruluğu da ispatlanmış oldu. Son birkaç yıldır özellikle yeni nesil gurbetçilerimizin büyük bölümü Eskişehir'den daire alıyorlar ve izinlerinin büyük çoğunluğunu Eskişehir'de geçiriyorlar.
Özellikle yeni ev yapımı konusunda gurbetçilerimizin Eskişehir'i tercih etmelerinin sebepleri arasında ilçemizdeki Mimar ve Mühendislerin başlattığı yeni uygulamaların da etkisi olduğu düşünülüyor.
Yazımı sonlandırıyorum daha çok sorunumuz var ama bunlar göze görünmüyor bir tane Emirdağ web sitesinde. Belediye Başkanının yaptıklarını yazan bir yazara yapılan yorum,
“Neden yapılmayanları yazmıyorsunuz?”
Yazarın cevabı:
“Sizi ilgilendirmez, ister okuyun ister okumayın, umrumda değil diyor.”
İyi bir yazar hiçbir zaman okurları ile polemiğe girmez. Yorumlarınızı bekliyorum sağlıcakla kalın sessiz kalmayın.
Harun Ekşi
www.emirdagyenikoy.com
Okullar
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Sizden Gelenler
Eylül geldi, tüter mektep bacası
Ayşe, Mehmet, Ali geldi nerde hocası
Ana, baba, dede, nine sanki aile ocağı
Cıvıl cıvıl şenlenir okullar
Elif ürkek ürkek bakıyor
Meral güzel güzel kurdelesin takıyor
Çiğdem çok sinirli bakıyor
Cıvıl cıvıl şenlenir okullar
Ahmet der ki ben annemi isterim
Veli, öğretmenim sana küsüp giderim
Hakan der bu okulda liderim
Cıvıl cıvıl şenlenir okullar
Burak zehir gibi çocuk cin gibi bakar
İsmail utanmış burnunu saklar
Öğretmenim yaşlanmış saçında aklar
Cıvıl cıvıl şenlenir okullar
Emir sıkıntıdan altına etmiş
Buse yaramaz hem de çokbilmiş
Ninesi diyor Dilek Okulu çok sevmiş
Cıvıl cıvıl şenlenir okullar
Zeynep der öğretmenim teneffüs ne zaman?
Yunus çok kavgacı kimseye vermez aman
Bir tatlı telaş akıp, gidiyor zaman
Cıvıl cıvıl şenlenir okullar
Zeki atletiktir iyi top oynar
Sinem yerinde durmaz kanı hep kaynar
Hülya parmakla sayılar sayar
Cıvıl cıvıl şenlenir okullar
Serap elinde ayna saçını tarar
Yusuf teneffüste ninesin arar
Otuz kişilik sınıf orta bir karar
Cıvıl cıvıl şenlenir okullar
Emel heyecanlanmış eli ağzında
Annesi evde aklı kızında
Baharda, kışında, yazında
Cıvıl cıvıl şenlenir okullar
Ufuk, çok uslu okula örnek
Sevim çok gariban, yırtık bir yelek
Nevin kol kanat germiş sanki bir melek
Cıvıl cıvıl şenlenir okullar
Metin olgun herkese babacan
Nurettin afacan mı afacan
Emin çok küçüktü düştü sıradan
Cıvıl cıvıl şenlenir okullar
Babası Hasan’ ı tutmuş getirir
Annesi Esra’ya yemek yedirir
Erol yavrum kuzum diye ömrün bitirir
Cıvıl cıvıl şenlenir okullar
Erol Okutan
Murat Atılgan İlköğretim Okulu
ESKİŞEHİR
Bayramlar Ve Çocukluğumuz
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Sizden Gelenler
Bayramlarımız vardı bizim eskiden gelmesini iple çektiğimiz, Adaçalın eteğindeki su deposunun kenarındaki Topçu izzet amcanın Son Ramazan topunu patlattığında minarelerin ışıkları da yanardı. Güdüllerin tepeden eve kadar bir çırpıda koşup iftarımızı açar,Bayram için son temizliklerimizi yapmak için şehir hamamının yolunu tutardık.Sabah ezanını iple çekerdik, Bayram namazına gitmek için.Yokluğun yoksulluğun yaşandığı ama geleceğe umutla bakılan ,adet ve törelerin taviz verilmeden yaşandığı;büyüklere saygı,küçüklere ve yoksullara sevgi ve şefkatin bir görünmez el gibi uzandığı bereketli bayramları yaşamaya can atardık.
Arefe günleri geçmişimizin yad edildiği mezarlık ziyaretleri, bayrama gideceğimiz evlerde bizlere ikram edilecekleri zamanı bekleyen çeşit çeşit elvan şekerlerinin yanı sıra cicili kağıtlara sarılmış çukulatalı şekerler uzun çarşıda kurulan bayram tezğahlarında yerlerini çoktan almışlardı bile.
Alışverişlerde hep Bayramlar beklenirdi .Temiz ve yeni elbiselerin yanı sıra cilalı iskarpinlerle tanışma zamanıydı bayramlar.Yörük lastiklerinin yüzüne bakılmazdı artık bir hafta.
Toplanacak harçlıklarla yapılacaklar zaten kararlaştırılmıştı çoktan mahalleli arkadaşlarla;önce mahalle bakkalından bir kutu mantar tabancası ile mantar ve çıtırpıtır,ardından uzunçarşıda taka yener’in üç tekerlekli bisikletleri ile tur atmak,pamuk helvası,macun almak,renk renk plastik toplar arasından takımımızın rengine uygun top alıp çayderesinin kenarındaki top sahasında yeni ıskarpinlerle top oynamanın zevkine varmak;paramız artarsa birde şınğırdaklı rüzğargülü bizleri gelecek Bayrama kadar avutmaya yeterdi artık.
Bayramlar yine aynı Bayramlar bizler büyüdükçe dünyamızla beraber bizler değiştik. Eski bayramları özlemekle beraber;yeni nesillere Bayramlarımızı ve törelerimizi unutturmamak dileklerimle Bayramınız Kutlu olsun.
Şükrü SAĞLAM
Bizde Bayramlar
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Hakiki Kabakçı

Akrabaya hısıma ziyarettir
Eşe dosta verilen ziyafettir
Esnafa tüccara ticarettir
Bizde bayramlar
Beynamaza kıbleye dönüştür
Mahkumlara açık görüştür
Dargınlıklar için barıştır
Bizde bayramlar
Sabiye sübyana şekerdir
Öksüze yetime kederdir
Turizmciye ekstra seferdir
Bizde bayramlar
Çocukların topladığı paradır
Öğrencinin eğitimine aradır
Gurbetçinin içindeki yaradır
Bizde bayramlar
Deliye her gün bayram bizde
Oruçluya ödüldür dinimizde
Zengine tatildir Akdeniz’de
Bizde bayramlar
Yaşlılar için, öpülen elidir
Kimsesizin kapıdaki çalan zilidir
Trafikte onlarca ölüdür
Bizde bayramlar
HAKİKİ KABAKÇI
İşsizlik Denen Canavar
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Haberler
Ülkemizdeki İş sizlik Sorununun Temel Nedenlerini şu şekilde sıralayabiliriz.
İleri teknolojinin üretim sürecine girmesi nedeniyle otomasyon yaygınlaşması ile azalan istihdam.
Talep yetersizliğine bağlı işizlik sorunu da ciddi boyutlara ulaşmıştır.
Kamu kesimindeki istihdamın daralması
Türkiye’de birim i ş gücü maliyetleri artışı dünya bazından oldukça fazla olması
Vergi ve SSK primleri OECD ülkelerine göre oldukça yüksektir, Ülkemizde asgari ücret AB’ye yeni üye olan ülkelere göre oldukça yüksek olması
Ülkemizde verimlilik-ücret dengesizliği olması gibi sıralayabiliriz.
İş sahibi olmak Özellikle Büyükşehirlerde çok önemlidir. Her şeyin Para karşılığı elde edildiği bu gibi yerlerde tek yol iş bulup para kazanmaktır ki karnını doyurup ihtiyaçlarını giderebilsin. Bundan dolayıdır ki, İşsiz kalan bir kişinin, Memleketin en önemli sorunu olarak işsizliği görmesini anlayabileceğinizi sanıyorum.
Birincisi; Ev ve İşyeri sahibi olmak kolaylaştırılmalı toprak zengini olan memleketimizde Kirada oturanların kiradan kurtarılması için hükümetin desteklediği kredilerle kolayca ev sahibi olunması sağlanmalıdır. Elektrik, Su, Doğalgaz ve telefon gibi temel ihtiyaçlardan alınan vergiler sıfırlanmalı ve bu sektörün kar marjı minimize edilmeli. İşyeri kiralarından Stopaj uygulaması kaldırılmalı ve Vergi oranlarında indirime gidilmelidir
İkincisi; Bütün vatandaşların iş sahibi olması için en önemli çözüm yolu üretim yapacak fabrika sayısını arttırmaktır. Nüfus planlaması adı altında yapılan nüfus artışının frenlenmesi faaliyeti yeni iş imkanları üzerinde olumlu değil olumsuz bir etkisi olduğu kanaatindeyim. Şöyle ki Gelişmesini tamamlamış ülkelerde eğer nüfusta artış olmuyorsa yeni hiç bir şey yapmaya gerek duyulmamaktadır. Yol, Okul, Cami, Stadyum, Araba vs… Bunların hiçbiri eğer nüfus artışı gerçekleşmez ise gerekli değildir. Üretilen gıda maddelerinin ve ihtiyaç duyulan diğer her türlü tüketim maddelerinin de miktarını artırmak gerekmez. Eğer Nüfus sabit hale gelir ilerleme ve artış olmaz ise bütün üretim ve tüketim de sabit hale gelir ve ilerleme durur. Bir başka açıdan şöyle düşünmek gerekir Piyasa ve Ekonomi, bisiklet üzerinde hareket etmeye benzer eğer bisiklet üzerinde durur isen düşersin, pedal çevirir isen hareket edersin. İlerlemek için gelişmek ve üretimi, tüketimi, nüfusu artırmanın bir çözüm olduğunu düşünüyorum.
Üçüncüsü; İşe alma ve işten çıkarma koşulları kolaylaştırılmalı, İşveren üzerindeki prim ve vergi yükü azaltılmalı, Ayrıca işçi ücretlerinden kesilen gelir vergisinin kaldırılması veya düşürülmesi gerekmektedir. Kayıt dışı istihdamın önüne geçebilmek için en önemli sorun işveren üzerindeki vergi yükü ve sosyal güvenlik primleridir. Öyle ki işçiye 500 Tl civarında bir ödeme yapan işveren, Devlete Sosyal Güvenlik primi ve Vergi olarak 340 Tl civarında ödeme yapmaktadır. Bu kadar yüksek vergi ve Sosyal güvenlik primi ödemesi İşverenlerimizin kayıt dışı olarak işçi çalıştırmasına yol açmaktadır.
Bütün bunların yanında; Kısa vadeli çözümler üretilmesinden ve halk yardakçısı yaklaşımlardan vazgeçilmelidir. istihdam politikaları, küresel hareketlerin de etkisi temel alınarak düşünülmelidir, İstihdamda başarı için istihdam öncelikli politikalar izlenmelidir. Ülkemizi esas olarak yeni iş alanları ortaya çıkaracak istihdam politikaları uygulamalıdır, Bu nüfusun eleman açığının çok fazla olduğu sektörlerde değerlendirilmesi gereklidir, İzlenecek makro ekonomik politikalarda toplam talep yetersizliğine bağlı işsizlik sorunu dikkate alınmalıdır, Ülkemizin genç nüfusa sahip olması iyi değerlendirilmelidir, Bilgi ve iletişim teknolojilerine yatırım yapılmalıdır, Tarıma dayalı sanayi geliştirilmelidir, AR-GE’ye önem verilmelidir, İstihdamı yaratan yatırımların önündeki girdi maliyetlerinin kısılması yoluna gidilmelidir…..
Bu önerilere daha eklenecekler var ama şimdilik bu kadar yeter.
Muhabbetle Kalın














