GAZETECİLERDEN, KAYMAKAMLIĞA ZİYARET
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Haberler
Avrupa Press Genel Yayın Yönetmeni ve Emirdağlı olan Gazeteci Bilgin Özçifci ve Emirdağlı Emekli Öğretmen aynı zamanda İhlas Haber Ajansı (İHA) Eskişehir Muhabiri Ertuğrul Altınel, Emirdağ’ına giderek Emirdağ Kaymakamı Osman Bilici’yi makamında ziyaret ettiler ve röportaj yaptılar.
Emirdağlı Gazeteciler Bilgin Özçifçi ve Ertuğrul Altınel; Emirdağ’ın sorunlarını ve Emirdağlıların isteklerini Emirdağ Kaymakamı Osman Bilici’ye makamında dile getirdiler. Emirdağ Kaymakamı Osman Bilici, Emirdağ’ın sorunlarını iyi bildiğini ve sorun ve isteklerle yakından ilgilendiğini belirterek şunları söyledi: ‘’ Emirdağ’ın sorunlarını ve Emirdağlıların isteklerini yakından takip ediyorum ve sorunlarını çözüyorum ve çözmeye devam ediyorum’’ dedi.
Gazeteci Bilgin Özçifçi, ‘’Emirdağ’daki lokantaların masalarında, yemek ve tatlıların ücretlerini içeren bir liste olursa, müşteri hangisini yiyeceğini seçer ve garsona getirmesini söyler’’ dedi. Kaymakam Osman Bilici de bu sorun ve istekle yakından ilgileneceğini’’ dile getirdi. Gazeteci Ertuğrul Altınel, ‘’ Emirdağ ilçesine tam teşkilatlı yeni bir Devlet Hastanesi’nin yapılıp yapılmayacağını ve Emirdağ ilçesinin tam teşkilatlı yeni bir Devlet Hastanesi’ne ihtiyacı olduğunu’’ dile getirdi. Kaymakam Osman Bilici
SA'D BİN MUAZ (R.A)
- Ayrıntılar
Tazecik ömründe tanıdı,
İslamiyetle Şeref'i arttı
Önde gelen lider,genç,
Evs kabilesinin başıydı.
Münevver şehirde doğdu
Evs ve Abdüleshel oğulları Reis-i,
Çok zengin ve itibarlı,
Medine onla müslüman oldu.!!
Mus'ab bin Umeyri,
İslamiyeti anlatsın deyi,
Medine'ye gönderdi,
Allah Resul'ü.
Mus'ab bin Umeyrin,
Konuşmasını dinledi,
Kur'an okudu Umeyr,
Ruhu şâd oldu Sa'd 'ın .
"Ben müslüman olacam "dedi.
Kelime-i şehadeti getirdi.
Reisleri müslüman olan Medine'liler,
Topluca Müslümanlığı seçtiler.
O akşama kadar,
Medine semaların da,
Kelime-i şehadet ve tekbirlerle,
Sedalar yükseldi, çınladı.
Peygamberimiz çok memnun oldu,
621 yılı sevinç yılı oldu,
Mekke halkı sevince boğuldu,
Sa'd 32 yaşında müslüman oldu.
EMİRDAĞ KARAKEÇİLİ ALAYI
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Ahmet Urfalı
İstiklâl Savaşımızın ünlü Karakeçili Milli Alayı’nın kuruluş yeri Emirdağ’dır. Karakeçili Milli Alayı komutanı Arif Bey, bu ünlü alayı,Emirdağ’da Kaymakam Nuri Bey, Tahir Ünlü Efe ve diğer ileri gelenleri ile birlikte kurmuştur. Karakeçili Milli Alayı’nın ilk yaptığı işlerden birisi yörede eşkiyalığı önleyerek Kuva-yı Milliye’nin hakimiyetini sağlamak olmuştur. İzmir’in işgal edilmesi üzerine Aziziye’ye dönen Arif Bey, hemen Redd-i İlhak Cemiyetinin şubesini açmak üzere faaliyete geçti. Ege bölgesinde kurulan Redd-i İlhak Cemiyeti; Batı Anadolu Bölgesi’nin Yunanistan’a katılmasını önlemek için kurulan derneklerin genel adıdır. İlk önce Balıkesir Redd-i İlhak altında kurulan bu derneğin adı, Redd-i İlhak Hareket-i Milliye’ye çevrildi. İzmir’de de kurulan bu derneğin amacı, Batı
Anadolu’nun Türk olduğunu, Yunanistan’a verilmemesi gerektiğini, yayın yolu ve direnme hareketiyle anlatmaktı. İngilizlerle anlaşan Yunanlılar önce Batı Anadolu’yu işgal
edecek, ardından sözde bir halk oylaması yapıp,bölgeyi Yunanistan’a ilhak edecekti. Bu bakımdan Batı Anadolu halkı teşkilatlanarak Yunanlılara karşı direnişe başlamıştır. Arif Bey, bir taraftan Redd-i İlhak Cemiyeti’nin şubesini açmaya çalışırken, bir taraftan da Seyitgazi Askerlik Şubesi’ni basarak kuracağı Karakeçili Alayı’na silah temin etti. Hakkında tutuklanması için emir çıkarıldı. (23 Haziran 1919) Silahları aldıktan sonra Arif Bey; Kaymakam Nuri Bey, Müftü Sabri Efendi ve ilçenin diğer ileri gelenleri ile Karakeçili Alayı’nı kurdu. (Ağustos 1919)
Kuva-yı Milliye, fiili işgallere karşı asker-sivil milliyetçi/vatansever insanlar tarafından kurulan silahli milis birlikleridir. Bu birlikler; müfreze, milli müfreze, mücahidin,çete, alay ve tabur adlarıyla da anılır. Kuva-yı Milliye’nin asli görevleri arasında; düşmana karşı silahlı direniş yapmak, sabotaj düzenlemek, asker ve kanun kaçaklarıyla mücadele etmek, asayişi sağlamak, iç isyanları bastırmak, halkı düşmana karşı örgütlemek, askere iaşe ve teçhizat sağlamak bulunmaktadır. Kuva-yı Milliye, 15 Mayıs 1919’da kurulmuş, 2 Ocak 1921’de düzenli orduya katılmışlardır. Bu cümleden olarak Emirdağ’da Arif’in önderliğinde Kuva-yı Milliye’nin öncü birliği Karakeçili Milli Alayı, Ağustos 1919’da kurulmuştur. Arif Bey Ankara’yla yazışmalarında ‘Karahisar Havalisi Kuvay-yi Milliye Kumandanı Arif ‘ ünvanını kullanmıştır.
ANDİYE'NİN (GAGA) ÖYKÜSÜ
- Ayrıntılar
Bir adı Andiye'dir, bir adı da Gaga. Rahmetli Tıkıdak Gazinin Abisi. Elektrikler olmadığından ramazanlık günlerde iftar ezanı zamanı halk, onun su deposunun ordan atacağı topun sesini bekler, top atımı sofranın başına geçer, oruçlarını açarlardı. Gaga Emmi, Cırcırların Hacer'e karşılıksız (Platonik) havastı. Günün koşulları fakirlik, bir türlü dikiş tutmaz. O da bağrı yanık ozan olur.
Minarede ezan var,
Dondurmada gezen var,
Karşıdaki haneyde,
Gün görmedik güzel var.
O ara Hacer kızı, Müftüoğlu Çolak Fevzi’ye nişanlarlar:
Çarşıdan Aldım Tuzu,
Müftüoğlunun boynuzu,
Avluda göt baş atar,
Cırcırın Hacer kızı.
Hacer Teyze hamamdan çıkmış, Gaga kolundan tutmuş. Hacı Hüseyin Dede, Eski Hamamın yanında konağı vardı, evine gidiyomuş. Hacı Hüseyin Dede bakıyo biri bir kadını rahatsız ediyo. Bastonla "Terbiyesiz!" deyip üzerine yürüyo. Gaga korkudan olsun, saygıdan olsun bırakıp kaçıyo:
AİLE OLABİLMEK
- Ayrıntılar
Öncelikle şunu kavramalıyız ki, evlilik bağı ile birbirimize bağlı olsak da farklıyız. Bazı konularda farklı düşünebiliriz.
Küçük yaşta evlilik yapan hanımlar.Erkek hegemonyasına boyun eğmeye , eğdirilmeye zorlanan hanımlarımız ,aile hayatında ,iş yaşamında ,egemenlik kurmasına toplum ve geleneklerin egemenlik hakkı verdiği erkeklerimiz.
Ayrıca eğitimini alıp ,işini kurup ,evlilik yapan hanımlarımız da var.Burada da ekonomik özgürlüğüne güvenerek hareket eden ,tavırlar sergileyen ve aile içi sıkıntılar yaşayanlar var.Her iki model de bizlere misal olması için verilmiştir.
Farklılıkların oluştuğu yerde, zıtlaşma yerine anlaşma esas alınmalıdır. Ortak bir buluşma noktasına gelinceye kadar birlikteliklerimizi öne çıkarmalıyız.
Problemlerinizi birlikte konuşarak çözün. Atanızdan aldığınız terbiye ve görgü size yol gösterici de olabilir tam aksi de olabilir.
Başınız sıkıştığında ailelerinize koşmak yerine, onlardan güç alıp kendi çözümünüzü üretmeli. Aileler son çare olarak görülmelidir. Tartışmaların hakemi Kur’an ve Sünneti Rasûlillah (sav) olursa ,evimiz o zaman;
“Dâru’s Selam” olur.
EMİRDAĞ’DA MİLLİ MÜCADELE HAZIRLIKLARI
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Ahmet Urfalı
Emirdağ halkı, Milli Mücadele’ye mal ve canıyla gönüllü olarak katılmış, bütün gücüyle Kuva-yı Milliye’nin içinde yer almış, düzenli ordunun kurulmasıyla da askeri birliklerde verilen görevleri canı pahasına yerine getirmişlerdir.
Emirdağ’da Milli Mücadele hazırlıklarını şu başlıklarda inceleyebiliriz:
1-Kuva-yı Milliye ve Karakeçili Milli Alayı’nın Kurulması
Kuva-yı Milliye, fiili işgallere karşı asker-sivil milliyetçi/vatansever insanlar tarafından kurulan silahli milis birlikleridir. Bu birlikler; müfreze, milli müfreze, mücahidin,çete, alay ve tabur adlarıyla da anılır. Kuva-yı Milliye’nin asli görevleri arasında; düşmana karşı silahlı direniş yapmak, sabotaj düzenlemek, asker ve kanun kaçaklarıyla mücadele etmek, asayişi sağlamak, iç isyanları bastırmak, halkı düşmana karşı örgütlemek, askere iaşe ve teçhizat sağlamak bulunmaktadır. Kuva-yı Milliye, 15 Mayıs 1919’da kurulmuş, 2 Ocak 1921’de düzenli orduya katılmışlardır. Bu cümleden olarak Emirdağ’da Arif’in önderliğinde Kuva-yı Milliye’nin öncü birliği Karakeçili Milli Alayı, Ağustos 1919’da kurulmuştur. Arif Bey Ankara’yla yazışmalarında ‘Karahisar Havalisi Kuvay-yi Milliye Kumandanı Arif ‘ ünvanını kullanmıştır.
2- Kuva-yı Milliye’ye Çetelerin Katılımının Sağlanması
Zühre Çiçeği
- Ayrıntılar
Medine..
Sabahın erken saatleri,
Işıltısıyla güneş,sahrada altına dönüyor,
Kuş cıvıltılar etrafı dolduruyor.
Hurmalıkların arasında,
Ak tüylü devesiyle Ali,
Görmemişti böyle bir yiğit ne Mekke ne de Medine,
Heybetli, vakarlı, edepli.
Geçiyordu aklından
Son Nebi ve kızı,
Adını anarken dahi,
Terler boşanır alnından.!
Avuç içleri terledi,
Fırtınaya tutuldu yüreği,
Nasıl bakacaktı Resulün yüzüne,
Nasıl isteyecekti can çiçeğini.
Nebi bahçesinin gülzarı,
Berrak akan çeşmesi,
Sulayıp yeşerten,
Sümbülleyen ve sevindirendi.
Değdiği yerler adeta zümrüttür O’nun,
Hali edep ve hayadır
Onunla sonsuza yürümek,
Yüce bir bahttır.
Kalbi yerinden çıkacaktı,
Önünden diz çöken cengaverler,
Kılıcını bırakıp, teslim olanlar…
Kalbi teslimdi o saklı çiçeğe,
“Zühre Çiçeği Fatıma’ya”.
"Ey sevgili !
Bir geceliğine değiş tokuş
etseydik yüreğimizi,
Taşıyabilir miydin
Acaba bende ki seni"...














