YEREL TARİH YAZIMINDA EMİRDAĞ
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Ahmet Urfalı
Tarih, milletlerin önemli kuvvet kaynağıdır. Halkın ortak karakter ve değerlerini tarih gösterir. Toplumlar, millet olarak yarlıklarını devam ettirebilmek için tarihlerine
dayanmak zorundadırlar. Tarih, millette kök duygusunu uyandırır. Bu duygu, birey veya toplumda bir millete mensubiyet bilincini canlı tutar ve onu derinleştirir. Birey ve toplum, en uzak geçmişten sonsuz geleceğe doğru akıp giden zaman içinde var olduğu ve var olacağı duygusuna ancak tarih bilinci ile ulaşabilir. Geçmişten, yaşanılan zamana doğru kesintisiz geliş, her devri ile perde perde açılır. Düşünce hâlihazırın dar çerçevesinden çıkıp, yeni bakış ve yorumlar aralığından yeni ufuklara yönelir. Bunu tarih bilinci sağlar. Tarih bilincine tarih bilgisi olmadan ulaşılamaz. Tarih bilinci kendiliğinden ortaya çıkmaz; zaman, mekân ve şartlara tarih bilgisi ile bakmak, görüleni yaşanılan anın değerleri ile yorumlamak suretiyle doğar.
Milletlerin ortak ruhunu dokuyan, besleyen ve zenginleştiren kuru tarih bilgisi değil, tarihteki olaylara ve geçmişten kalan her şeye, anın ihtiyaçlarına göre getirilmiş yorumlarla oluşmuş; hayata ve tarihe, varlığı ve ruhu ile iştirak etmekten doğan tarih bilincidir. Tarih bilinci geçmişten beslenmekle beraber ileriye doğru giden düşünceye dayanır ve geleceğe yön vermede belirleyici yer tutar. Geleceği kurgulamak tarih bilinci ile oluşur. Tarihin biriktirdiği her şey; bütün bir medeniyet, yaşama şekli, maddî ve manevî değerler buna yardımcı olur. Tarih bilinci, tarih bilgisi yanında, geçmişle doğrudan temasa geçmeye de ihtiyaç duyar. Geçmişle teması ise ancak tarihten bugüne kalan eserler sağlayabilir
İşte burada yerel tarih devreye girer..Yerel tarih,genel tarihin anahtarıdır.Tarihçi-gazeteci Orhan Koloğlu;”Yerel tarih, genel tarihten çok daha önemli.
Diyorum ki
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Sizden Gelenler
Toplasak tası tarağı
Kapatsak telefondaki tüm hesapları
Hiç kimsenin bilmediği bir köye yerleşsek.
Küçük bir bahçesi
Bahçesinde köpeği
Yemişler dikelim fidandan
Biraz da domates falan.
Aksam erken yatıp
Sabah ezanıyla uyansak
İlk önce bahçeye inip
Çiğ düşmüş biberleri toplasak
Ağaçları sulayıp fesleğenleri okşasak
Ayağımız toprağa bassa
Gelen geçenle selamlaşsak.
Etrafımızda kuş sesleriyle
Balkonda bir kahvaltı
Kahvaltıda tereyağlı köy yumurtası
Doktor Kızları, Babasının Mezuniyet Törenine Katıldı
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Haberler
Emirdağlı doktor kızları, Eskişehir Açıköğretim Fakültesi lisans programını bitiren babasının mezuniyet törenine katıldı ve duygulu anlar yaşandı.
Açıköğretim, İktisat ve İşletme Fakülteleri Mezuniyet Töreni; Eskişehir Anadolu Üniversitesi Yunus Emre Kampüsü’nde, Çim Futbol Sahası’nda yapıldı. Törene; halen Eskişehir Milli Eğitim Müdürlüğü’nde Eğitim Uzmanı olarak görev yapan Behçet Uyanık, 2’nci Üniversite kapsamında, Eskişehir Açıköğretim Fakültesi Sosyoloji bölümünden mezun olan öğrenci olarak katıldı. Kendisi ile birlikte doktor olan kızları da törene katılarak babalarını yalnız bırakmadı.
Eskişehir Milli Eğitim Müdürlüğü’nde Eğitim Uzmanı Behçet Uyanık, ‘’Okumanın, öğrenmenin, eğitimin yaşı yoktur. Beşikten mezara kadar ilim anlayışı ile biz yetişkinler çocuklarımıza gençlerimize örnek olmalıyız.
Devamını oku: Doktor Kızları, Babasının Mezuniyet Törenine Katıldı
KIYMALI PİDE
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Hakiki Kabakçı
Allah gani gani rahmet buyursun,
Komşumuzu geçen toprağa verdik.
Çoluk çocuk bizi Allah doyursun,
Toplandık komşuya yemeğe vardık.
Taziyeler oldu formaliteden,
Muhabbetler yaptık dere tepeden,
Gelince mis gibi koku pideden,
Hemen ilk sıraya kuyruğa durduk.
Kimi beğenmedi "pide sert" dedi,
Kimi "bir ayran az, bana dört" dedi,
Kimi "salatası niye kart" dedi...
Hatta ıslak mendil istedik, sorduk.
Teyzeme
- Ayrıntılar
Çocukluğumda sana bakardım,
Ne kadar güzel benim teyzem derdim,
Kıvırcık dalgalı saçların
Gözlerinde doğal sürmeli.
Sesin tatlı ve sakin,
Burnun hokka gibiydi,
Bakışların manalı,
Ağzın güzel laf yapardı.
Eniştem seni istemeye geldi,
Beni aranıza elçi etti,
Sana dediklerini ,
Bana emanet etti.
Senin siyah papuçların ,
Önü fiyonklu çivi topuklu,
Nede yakışır dantelli tayyörün,
Elindeki çantan ,dantelli eldivenin.
Tam hanımefendisin,
Yeğenin çok sevdi seni,
İnsanlığın merhametin ,
Başlı başına yetti.
MİLLİ MÜCADELE’NİN 100. YILINDA EMİRDAĞ’I YAZMAK
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Ahmet Urfalı
Tarihte önemli günler vardır; milletlerin var olması, yeniden tarih sahnesine çıkması, büyük zaferler gibi… Milletler de insanlar gibi hafızaları ile yaşarlar ve yarınlara emin adımlarla yürürler. Belleğini kaybeden, geçmişini hatırlamayan bir insan bugününü ve geleceğini sağlıklı bir biçimde oluşturamaz Tarihini bilmeyen, tarihine gerekli önemi vermeyen milletler, meselelerine çözümde bulamazlar.
Tarih, insanlara ve milletlere “devamlılık/süreklilik” düşünce ve duygusunu aşılar. Bugün millet olarak sahip olduğumuz bütün değerler sistemi, milli kültür unsurları atalarımızın bize bıraktıkları miraslardır. Bu mirası zenginleştirilerek, işleyerek gelecek nesillere aktarılması önemli bir milli görevdir. Bu görevin idraki içinde olmak ancak tarihi bilmekle mümkün olur. Yoksa toplumların hayatında “devamlılık” düşüncesi oluşamaz. Nesiller arasında kopmalar meydana gelir.
Tarih acı/tatlı hatıraların, önemli başarıların yaşandığı bir zaman dilimini ifade eder. Bu sebeple, birlikte yaşanan bir tarih, insanlar arasında “millî birlik ve bütünlük” fikrini geliştirir. Bu fikir ve duygu milletlerin hür ve bağımsız olarak yaşamalarının güvencesidir. Tarihin bir diğer önemi de kendi kültürünü ve medeniyetini iyi tanıyan, ona sahip çıkma ve onu geliştirme şuuruna sahip nesillerin yetişmesine olan katkısıdır. İyi bir tarih eğitimi almış, kendi milletinin tarihteki başarılarını öğrenmiş genç nesiller, milletlerine güven duyarlar ve başka milletlere hayranlık beslemezler.
Osmanlı İmparatorluğu, 1918 yılının sonlarına gelindiğinde I. Dünya Savaşı’ndan mağlup ayrılmış, Mondros Mütarekesi’ni imzalayarak dağılma sürecinin sonuna gelmiş bir devlet görünümündeydi. Avrupa devletlerince hasta adam olarak nitelenen Osmanlı; imzaladığı ateşkes ile Boğazların hakimiyetini, yeraltı kaynaklarının kullanım haklarını ve donanma ile ordu üzerindeki inisiyatifini İtilaf Devletleri’ne devretmişti.
Devamını oku: MİLLİ MÜCADELE’NİN 100. YILINDA EMİRDAĞ’I YAZMAK
Milli Mücdele de Emirdağ
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Ahmet Urfalı
Eğitimci Yazar Ahmet Urfalı tarafından Emirdağ'ın Milli Mücadele günleri hakkında detaylı yazıları 22 Eylül 2021 tarihinden itibaren sitemizde olacaktır.














