YÜKSEL TURİZM
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Hakiki Kabakçı
Mavi gömlek kravat bir de aynalı gözlük.
Şoförler karizmaydı Ferdi'yi de açarsa.
Köroğlu beli bile, olurdu ona düzlük.
Yolda Özkaymak ile Haskaymak'ı geçerse.
Seyahatin olmazsa olmazı cam yanıdır
Buzdolabı üstünde gitmek güzel anıdır.
Sanma koltuk yatınca horlama zamanıdır.
"İnecek var" diyen ses ile uyku kaçarsa.
Önde "lütfen şoförle konuşmayın" yazardı.
Nedense bu yasağı hep şoförler bozardı.
"Yağlı mı yedin" diye muavin çok kızardı.
Şayet kim, ikide bir su isteyip içerse.
Şoför ile muavin molada yemek yerdi.
Yolcularsa simitle çaya talim ederdi.
Sınır yokken Yüksel'ler, yüz seksenle giderdi.
Şimdi sınır doksanda, işte öyle uçarsa.
Davran Gönüllere Taht Kurmuştur
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Haberler
Emirdağlı; ‘’Türkmen Yörük Beyi’’ Muhterem Davran, gerçek bir efsanedir. Efsaneler unutulmuyor. Emirdağlı; ‘’Türkmen Yörük Beyi’’ Muhterem Davran, ölümünün (vefatının) ardından 21 yıl geçmesine rağmen gönüllerde taht kuran, saygı ve sevgi duyulan, yokluğu aranan, her daim anılan bir isimdir. Mert, yardımsever ve cesur kişiliğiyle sevenleri tarafından ‘’BABA’’ lakabını alarak Emirdağ ve Eskişehir’in ‘’BABASI’’ olmuştur
Emirdağlı; ‘’Türkmen Yörük Beyi’’ Muhterem Davran, Emirdağ ve Eskişehir’e her yönden katkıları çok olan önder kişiliği, vizyonu, yardımseverliğiyle gönüllerde taht kurmuştur. Emirdağ ve Eskişehir’de cesurluğuyla, mertliğiyle nam salmıştır. Kapısına dertle, sıkıntıyla geleni geri çevirmemiştir ve derdine, sıkıntısına çözüm bulmadan da göndermemiştir. Mutlaka olumlu yönden çözüm bulmuştur. Yüzlerce kişiye iş imkânı sağlamıştır. İşçiye, öğrenciye, fakire, garibana kol kanat germiştir. Yıllarca Eskişehir Otobüsçüler ve Yazıhaneciler Dernek Başkanlığı yapmıştır. Eskişehir’de yolcu taşımacılığında bir çığır açmıştır.
Aynı zamanda gerçek bir vatansever olan ‘’Türkmen Yörük Beyi’’ Muhterem Davran; Emirdağ geçmişine, örflerine, kültürüne sahip çıkarak Türkmen ve Yörük ruhunu canlandırmıştır. Geleneklerini yaşatmak adına gerek yurt dışından gerek yurt içinden, sanat ve siyaset dünyasından katılımların olduğu binlerce kişiyi ağırlamış ve misafir etmiştir. Emirdağ Yaylaların da Türkmen Yörük Şölenleri düzenleyerek bir ilke imza atmıştır. Türkmen ve Yörük Beyi olarak da gönüllerde taht kurmuştur. Eskişehirspor’a yaptığı maddi ve manevi yardımlar asla unutulamaz. Yıllarca Eskişehir sporda yöneticilik yapmıştır. Maddi manevi gücünün kapılarını, Eskişehirspor’a sonuna kadar açmıştır.
KOMADAYIZ
- Ayrıntılar
Camiler yapılır ibadet için,
Ezanlar namaza çağırır.
Saf olunur bir saf, ikinci belki ?
Ne caminin hakkını veriyor, ümmet !
Hac ve umre için
Kâbe’ye yüz sürülür,
Ahlak , maneviyat unutulur,
Ne Kâbe’nin hakkını veriyor, ümmet !
Kapanacaksın Allah’ın emri !
Yarı açık ,yarı kapalı.
Tesettüre riayet eden yok,
Ne tesettürün hakkını veriyor, ümmet !
Selâlar,ezanlar uyarıyor,
Ölüm var, gel hazırlık yap diyor,
Duyanda duymaz oluyor,
Ne selalar ne de ezanlar uyarıyor ,ümmeti !
Tabaklarlı Tefçi Akkı
- Ayrıntılar
Emirdağında Tefçi Saniyeden önce Tabaklarlı Akkı vardı. 1940’lı yıllar kızbaşı, nişan yapacak aileler rahmetli babama gelir “Adil Ağa Tabaklardan Akkı’yı bi getiriver.” derlerdi. Babamla birlikte Tabaklara varıp Akkı’yı alır, taksinin ön tarafına bindirir, Emirdağına doğru yola çıkardık. Akkı koca kafalı esmer bir kadındı.
Rahmetli babam yolda Akkı söyle bi bakalım der; Akkı da tefi eline alıp;
Otomobil harılar,
Altın dişi parılar,
Ayağına dökülür,
Seni duyan karılar.
AKYAZILI SULTAN (H.Z)
- Ayrıntılar
Anadolu erenlerinden,
Akyazılı Sultan Efendi,
Boyu posu uzun,heybetli,
Kar gibi beyaz tenli.
Hoca Ahmed Yesevi,
Hacı Bektaş-i Veli ,
Mürşid-i Kâmili,
Öyle oldu,öyle okudu ki,
İcazet verdi Hacı Bektâşi Veli.
Ey oğul icazet diplomanı,
Hak ettin almaya,
Emir verdi padişah,
Gideceksin rum diyarına.
Yanına verdi kırk mürid,
Yollara revan oldular,
O diyar bu diyar derken,
Bugünki Varna şehrine geldiler.
Bulgaristan göç diyarı,
Karamanoğlu dağılmış ,
Konmuşlar Balkanlara,
Yurt salmışlar topraklara.
Kavim göçleri olmuş,
Karadeniz üzerinden,
Gagaus Türkleri
Yerleşmişler bölgeye.
Evlenmiş barklanmışlar,
Karışmışlar bir haylice,
Dini yaşatan hatırlatan ,
İhtiyaç olmuş bölgede.
Din yaşanıp, yaşatılacak,
Dini nasihat yapılacak
Karşıladı halkı,
Hoca geldi diyerek.
Kebap yapmışlar,
Çubukla ateşte pişen kebap,
Misafirler yemişler,
O anda bir ses gelmiş.
Akyazılı Sultana gelen seste,
“Yanmış yağlı çubuğu ,
Toprağa dik “diyerek,
Dikmiş yanmış, yağlı çubuğu toprağa.
Anında yeşermiş,yaprak vermiş,
Meyve vermiş,kestane ağacı işte.
“Ey evlatlarım bu ağaç,
Bu vadinin koruğu olsun.
Halis Erenoğlu'nun anlatımıyla Yeşil ayna TRT de
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Haberler
TRT İstanbul Radyosu Ses Sanatçısı Ulaş Kurtuluş Ünlü'nün hazırlayıp sunduğu "Türkülerde Gizli" programının 09.09.2021 Perşembe günkü yayınında, Emirdağ Türkülerinin Babası olarak anılan Rahmetli Halis Erenoğlu’nun anılarında "Çocukluğumuzda Emirdağında söylenirdi, biz de söylerdik, Emirdağ türküsü idi." diye bahsettiği “Yeşil Ayna” türküsünün Emirdağ’a ait olduğu konusuna değinildi. Daha sonra Ulaş Kurtuluş ÜNLÜ türküyü Halis Erenoğlu’nun "Çarşıdan aldırdım yeşil biberler, bizim elimize Suvermez derler..." diye başlayan sözleriyle çalıp söyledi. Böylelikle TRT repertuarında yöresi Yozgat geçen bir türkümüz Emirdağ türküsü olarak dillendirilip tescillenmiş oldu.
Halis Erenoğlu, 2012 yılında yazmaya başladığı anılarında aşağıdaki sözleri mevcut olan Türkü ile ilgili; “Eskiden ‘Yeşil Ayna’ Türküsü de bizim yörede söylenirdi… Eskiler, Emirdağ Gömü Köyü yakınında Osmanlı iskanı öncesi, Yozgat Ören diye yerleşim yeri olduğunu söylerlerdi. Osmanlı oradaki insanları göçe zorlayınca bunlar Yozgat’ın ilk yerleşim yeri olan Eski Yozgat'a göçmüşler. Bu türkü de onlarla Yozgat’a taşınmış olabilir…” ifadelerini kullanarak türkünün geçmişinin Osmanlı Dönemine kadar uzandığını belirtmiştir.
Devamını oku: Halis Erenoğlu'nun anlatımıyla Yeşil ayna TRT de
Edelere Özel Belgesel
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Haberler
'Ede - Bir Ayrılık, Bir Yoksulluk, Bir Ölüm”
Eskişehirli yönetmen Ersen Çıra'dan çok konuşulacak belgesel... Emirdağ'ın Ede'lerini anlatan “Ede - Bir Ayrılık, Bir Yoksulluk, Bir Ölüm” belgeseli yurt içi ve yurtdışı festivallerde gösterime hazırlanıyor...
Yönetmenliğini Ersen Çıra’nın gerçekleştirdiği Yapımcılığını GAP Film ve Medya’nın üstlendiği “Ede” Bir Ayrılık, Bir Yoksulluk, Bir Ölüm” Yurt içi ve yurt dışı film festivallerinde Eskişehir’i temsil ediyor.
38 dakikalık bir belgesel olarak hazırlanan çalışma; Anadolu genelinde Abdal’lar olarak anılan ve günümüzde Emirdağ bölgesinde yaşamlarını sürdüren Ede’lerin öyküsünü anlatıyor.
Geçimlerini müzisyenlikten sağlayan ve günümüzde sayı olarak azalan Ede’ler; 1960’lı yıllarla başlayan dış göçe rağmen küçük bir mahallede yaşamlarını sürdürmektedir. Mahallelerinden 1960’lı ve 1970’li yıllarda Belçika’ya gidenler yeni bir gelecek umuduyla hayata tutunurken buradan kalanlar ise halen müzikle yaşamlarını sürdürmektedir. Giderek azalan sokak düğünleri, yeni yetişen neslin müzikten bir gelecek ön görmesini zorlaştırmış kültürel olarak müzik hayatlarından uzaklaşmaya başlamıştır. Özellikle son 2 yılda dünya genelinde etkili olan pandemiye bağlı değişimler farklı meslek arayışlarını ve yeni yaşam beklentilerini de ortaya çıkartmıştır.














