Gambur Bekir (Bekir Vanli)
- Ayrıntılar
Bir dönem Emirdağında nerde gariban, deli (veli), abdal kimler varsa onlarla oturup kalkıyodum. Arabama alıp gezdiriyom. Herkesin acayibine mi gitti ne? Beni “kimlerle arkadaşlık yapıyo” diye, nedenini bilmeden yargıladılar. Belki dalga geçtiler. Bilmiyolar ki hepsi bir derya, kitap. Herşeyden önce onlar da insandı. Memleketimin elinden tutulmamış garipleri idi.
Takside hafiften demleniyorum. Baktım Gambur Bekir geçiyo. Benimle yaşıttı. İçki insanın kafasını çalıştırır. İğneyinen kuyu kazdırır. Kendi kendime:
-“Babam buna çarpmasa, bu da benim gibi sapa sağlam olacaktı, bunun sebebi vebali Babam.” dedim.
Korna çaldım, baktı. Çağırdım, geldi. Kapıyı açtım, buyur ettim, bindi oturdu.
-“Bekir bundan sonra benim kardeşimsin, ne dersen o olacak, ölene kadar kardeşim olarak kalacaksın.” dedim.
-“Sağol Halis gardaşım.” dedi.
Öyle de oldu. Epey samimi olduğum zaman:
YUNUS EMRE VE MOLLA KASIM
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Ahmet Urfalı
İşitin Ey Yarenler adlı Yunus Emre’ye ithaf ettiğim şiir kitabımda Molla Kasım bendinde;
‘’Bir ikindi vaktidir Sakarya’nın Porsuk’u konuk aldığı zaman
Gölgelerin ötesinden gelir sancılı doğuşların müşfik sesleri
Evcil hüzünler dolaşır Anadolu yaylasının duygu arılığında
Muradını alamamış girdaplarda ince sızılar döner durur
Münzevi karanlıkların içinde kaybolur insan çoğu kez
Bir isyan çığlığı kırılır inkârın çukurunda kör fitnenin kanadı
Mahcup pişmanlıkların içinde depreşir kayıp hüviyetli şehirler
Şüphen kurtuluş müjdesi olsun kuşa balığa ve insana
Ey Molla senin elindeyse dört kapının ışıktan anahtarı
Durma dört kapıdan gir içeri sırasıyla ve ürkmeden’’ demiştim.
Burada imgesel bir anlatımla Molla Kasım’ın kendi anlayışına göre Yunus Emre’nin aykırı, haram ve sakıncalı bulduğu şiirleri yakmasını ve suya atmasını ifade etmiştim.
Karayolları Trafik Haftası Etkinliklerle Kutlandı
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Haberler
Emirdağ’da ‘Karayolları Trafik Haftası’ çeşitli etkinliklerle kutlandı. Haftanın kutlanmasından sürücüler memnun oldular.
1-7 Mayıs 2021 tarihleri arasında kutlanan ‘Karayolları Trafik Haftası’ etkinlikleri kapsamında; Emirdağ İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri ve İlçe Jandarma Trafik ekipleri tarafından Emirdağ’da çeşitli etkinlikler yapıldı ve Trafik kurallarına uyulması çağrısı yapıldı. ‘Karayolları Trafik Haftası’ kapsamında; Emirdağ İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Büro Amirliği ve İlçe Jandarma Trafik ekipleri, bir dizi etkinlikler planladı.
Tam kapanmaya denk gelen hafta kapsamında; ‘Evdeyim Ama Trafik Kuralları Aklımda’, ‘Trafikte Her Yıl Daha İyiye’ ve ‘Emniyet Kemerimi Unutmam’ sloganlarıyla sürücülere trafik kuralları ile ilgili broşürler dağıtıldı. Emirdağ Belediyesi hoparlöründen vatandaşların duyarlı hale gelmesi ve trafik konusunda bilinçlendirilmesi amacıyla anonsların yapıldı.
Devamını oku: Karayolları Trafik Haftası Etkinliklerle Kutlandı
RAMAZAN EDEBİYATI
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Ahmet Urfalı
Edebiyat toplumun aynasıdır. İnsan ve toplumu ilgilendiren herşey edebi-estetik disiplin dikkate alınarak edebiyatın konusu olabilir. Din, insan ve toplum hayatında önceliği olan bir kurumdur. Oruç tutmak,İslâm’ın şartlarından farz olan bir ibadettir. Ramazan, Kameri ayların dokuzuncusu olup oruç bu ayda tutulur.
Ramazan inanç, kültür ve gelenek olarak Türk millletinin önemli bir değeridir. Teravih, iftar, sahur, Kadir Gecesi inancın toplum üzerindeki yansımalarını gösterir. Öte yandan atasözleri,deyimler, maniler, ilahiler ve şiirlerle dopdolu geçen ramazan, edebiyat alanına da farklı etkiler yapmıştır. Ramazan gecelerinde yapılan eğlenceler toplum tarafından beğenilerek izlenmiştir. Yardımlaşma duygularının zirve çıktığı bu ayda suçun her türlüsünde azalma olduğu bir gerçektir. Oluşan manevi hava, her kesimi çekim sahasına alarak sevgi ışıltılarının gönülleri aydınlattığı, davranışlarda görülmektedir. İnsanların ruhlarında yanan mahyalar, fazilet ve hikmetin güzellikleriyle çorak bozkırları çiçeklendirmektedir. Türk kültür ve medeniyetinin mühim bir öğesi olan ramazan, yüzyıllardan beri Türk milletini ortak değerlerde birleştirip bütünleştirmektedir.
Türk edebiyatı bünyesinde bir ramazan edebiyatı doğmuş, Ramazaniye adıyla bir edebi tür oluşmuştur. şık, tasavvuf ve divan edebiyatnda yoğun olarak işlenen Ramazaniyeler günümüzde de örnekler vererek geleceğe doğru uzanmaktadır.
Enderunlu Fâzıl’dır. Sâbit, Nazîm, Edirneli Kâmî, Nedîm, Koca Râgıb Paşa, Şeyh Galib, Enderunlu Vâsıf, Sünbülzâde Vehbî gibi isimler ramazâniyye şairleri arasında sayılabilir.
Yakın zaman şairleri de ramazan şiirleri yazmıştır. Mehmet Akif Ersoy, ramazanı dizelerine şöyle aksettirir:
YUNAKLI TİFTİK TÜCCARI
- Ayrıntılar
Eski adliye binasının merdivenlerini çıkıp Hakim Bey'in olduğu kattaki koridorda, Hakim Bey'in odasına doğru yürüyorum. Emniyet amirinin odasının kapısı açık. Odada biri ağlamaklı bir isyan sesi ile amire, "Amirim bu yaşa geldim, yaz kış demeden çoluk çocuğumun rızkı için pazar pazar dolaştım, namusumla, şerefimle yaşadım, suçsuz yere hırsız derler içeri atarlarsa, ailemin çoluğumun çocuğumun yanına Yunak'a gidemem. Yüzlerine nasıl bakarım. İnanın intihar ederim. Vallahi ben hırsız degilim. Cebimde şu kadar param var, vereyim bırakın gideyim. Kulun kölen olayım hırsız damgası vurdurmayın." diyo. Mağduriyet yaşadığını, haksızlığa maruz kaldığını, iftiraya kurban gittiğini anlatıyo. Ben de yaşamım boyunca haksızlığa karşı mücadele ettim. Vazifem olmadığını biliyorum, içimden bir ses, “Dön, işin aslını bi öğren. Hakikaten günahsız biri ise gerekirse hakimlerle konuş.” dedi. Geri dönüp amirin odasına girdim. Baktım adam gözünden bir bir döküyo, çocuk gibi ağlıyo. Yüzünü silmişler ama darp izleri, yara bere silinmemiş gözüküyo. Üstü başı yırtılmış. Amir, benim hakimle, savcıyla, kaymakamla çok samimi olduğumu biliyo. Amir, "Halis Bey hoşgeldin." dedi. Ben de "Hoşbulduk Amir Bey. Ne oldu bu adama? Kim dövmüş?" deyince Amir, "Halis Bey bizim ağaların tiftigini çalmış. Ordaki esnafla mal sahipleri biraz hırpalamış, polis çağırıp polise teslim etmişler." deyince. "Amir Bey kim bu tiftigi çalınan ağalar?" diye sordum. "CM in" dedi. Ben de "Ağa dediklerini iyi biliyom. İşin içinde onlar varsa bu kesin doğru değildir." dedim emin bir şekilde ve "Peki esnaf görmüş mü? Şahitleri varmıymış?" diye sordum. İmzalı bir tutanağı gösterip, "Var var, imzası olan şahit Kaldırımlı Lal Oğlan diye tanınan şu kişi imiş." dedi. Adam beni ne sandıysa bana döndü, "Ağbi yukarıda Allah var, çocuklarımın ölüsünü göreyim tamamen iftira." dedi. "Amir Bey bu Lal Oğlan nerde şimdi?" dedim. Amir "Polislere sordum, Kaldırım Köyü'ne gitmiş." dedi. "Amir Bey şimdi minibüsümle Kaldırım Köyü'ne gidip O Lal Oğlan kimmis alıp karşınıza çıkaracam, ben size işin aslını, asıl hırsızın kim olduğunu göstereceğim. Bu arkadaş sizin yanınızda dursun." deyip. Aşağı indim minibüsü çalıştırıp yola çıktım.
Kaldırım Köyü'nde kahvehaneye vardım. Köyden tanıdığım birkaç sima, "Halis Efendi hoşgeldin. Otur bi çayımızı iç, yolcu mu getirdin?" diye sordular. Ben de "Sizin köyün bi Lal Oğlanı varmış ona geldim." deyince. Bana hoş geldin diyenlerin içinden biri "Ağbi gene ne bok yedi? Benim biraderim olur." diye cevap verdi. Ben de konuyu anlattım. Ağbisi "Ah be ağbim, bu ilk değil. Yakın ilçelerde pazarın kurulduğu günleri bilir. O gün benim kardeşim orlarda olur. Esnafın bir kısmı bizim biraderi kötü işleri için kullanırlar, karnını doyurup cebine de 3-5 kuruş para koyup yalancı şahitlik yaptırırlar. Bu it de bizi heryerde küçük düşürüyo." dedi. Ben de "Senin biraderi nasıl buluruz? Alıp Amir'in karşısına çıkaralım da, hemşehriniz sayılır boşu boşuna ceza yemesin." dedim. "Ağbi evde yatiyodur. Eve gidip alıp gidelim. Doğru ifade versin." dedi.
18 Günlük Kapanmanın Detayları
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Haberler
29 Nisan ve 17 Mayıs tarihleri arasında Koronavirüs nedeniyle ülke genelinde yapılan tam kapanma da acık olan yerler. Tam kapanma öncesi sonkez pazar yeri 29 Nisan perşembe günü tekrar kurulacak. Kapanma esnasında muaf olanlar Bakkal, market, manav, kasap, kuru yemişçi, tatlıcılar ve online sipariş firmaları evlere/adrese servis şeklinde de satış yapabileceklerdir.
TBMM üyeleri ve çalışanları,
Kamu düzeni ve güvenliğinin sağlanmasında görevli olanlar (özel güvenlik görevlileri dâhil),
Zorunlu kamu hizmetlerinin sürdürülmesi için gerekli kamu kurum ve kuruluşları ile işletmeler (Havalimanları, limanlar, sınır kapıları, gümrükler, karayolları, huzurevleri, yaşlı bakım evleri, rehabilitasyon merkezleri, PTT vb.), buralarda çalışanlar ile ibadethanelerdeki din görevlileri,
Acil Çağrı Merkezleri, Vefa Sosyal Destek Birimleri, İl/İlçe Salgın Denetim Merkezleri, Göç İdaresi, Kızılay, AFAD ve afet kapsamındaki faaliyetlerde görevli olanlar ve gönüllü olarak görev verilenler,
Kamu ve özel sağlık kurum ve kuruluşları, eczaneler, veteriner klinikleri ve hayvan hastaneleri ile buralarda çalışanlar, hekimler ve veteriner hekimler,
Zorunlu sağlık randevusu olanlar (Kızılay'a yapılacak kan ve plazma bağışları dahil),
İlaç, tıbbi cihaz, tıbbi maske ve dezenfektan üretimi, nakliyesi ve satışına ilişkin faaliyet yürüten iş yerleri ile buralarda çalışanlar,
Üretim ve imalat tesisleri ile inşaat faaliyetleri ve bu yerlerde çalışanlar,
Bitkisel ve hayvansal ürünlerin üretimi, sulanması, işlenmesi, ilaçlanması, hasadı, pazarlanması ve nakliyesinde çalışanlar,
Yurt içi ve dışı taşımacılık (ihracat/ithalat/transit geçişler dâhil) ve lojistiğini yapan firmalar ve bunların çalışanları,
Ürün ve/veya malzemelerin nakliyesinde ya da lojistiğinde (kargo dahil), yurt içi ve yurt dışı taşımacılık, depolama ve ilgili faaliyetler kapsamında görevli olanlar,
Oteller ve konaklama yerleri ile buralarda çalışanlar,
RUKİYE CİGLİ
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Haberler
Emirdağlı Rukiye Cigli; Belçika’da 1997’den bu yana rehber öǧretmen ve tercüman olarak, Gent Belediyesi’nde görev aldı ve bu görevine devam etmektedir.
Rukiye Cigli, Emirdağ doğumlu olup, 1971’den beri Belçika’da yaşamaktadır.
Cigli; politikaya da atılarak önemli görevler üstlendi. 2018 Belçika Belediye, ilçe ve il seçimlerinde 11. sıradan aday oldu. Toplam 3.049 tercih oyu elde ederek büyük bir başarı sağladı. Partisi tarafından Ghalemco arenasında yönetim kurulu üyesi olarak atandı
Belçika’da; politika ve dernek çalışmalarına yoğunlaşmıştır. Bir anne olarak çocuklarının eğitimiyle yakından ilgilenmektedir. Kendini sosyal ve kültürel yönden daha da geliştirmek için araştırmalar yapmaktadır.
Rukiye Cigli; eğitimin devam eden bir süreç olduğuna inanmaktadır. Çevresine yararlı bir insan olmaya gayret eden Cigli; dil sorunu yaşayan insanlara, tercüman olarak yardımcı olmaktadır. Belçika’da 1997’den bu yana rehber öǧretmen olarak, Gent Belediyesi’nde görev aldı. Bu görevde çalışmak, tercümanlık yapmak insanlara büyük fayda sağlamaktadır. Çünkü okulda yönetici, öğretmenler ve veliler arasında işbirliği sağlama görevi büyük bir önem taşımaktadır. Cigli; bu alanda oldukça gelişmiş bir yeteneğe sahiptir.














