MİLLİ ÜLKÜLER
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Ahmet Urfalı
Tarih aynı zamanda bir milletler mezarlığıdır. Binlerce toplum, tarihin tozlu sayfalarında kaybolup gitmiştir. Varlığını sürdüren toplumlar, kutlu ülküler etrafından birbirine kenetlenmiş insanlardan oluşur. Topluluktan topluma, toplumdan milletleşme aşamasına geçebilmek milli kültür sayesinde gerçekleşebilir. Milletleşme sürecine geçememiş topluluklar, hâliyle devlet de kuramamışlardır. Devlet, milletin teşkilatlanmış yapısıdır. Devlet, milletlerin ana cevheri olan milli kültürden tezahür eder. Milleti meydana getiren insanlar, maddi çıkarları için bir araya gelmiş, anonim şirket üyeleri değildir. Onları gönül ve ruh birliği bir araya toplar, birleştirir, yüce hedeflere ulaştırır.
Avusturyalı bilim insanı Oswald Menghin’in yeryüzünde ilk siyasi kadroları Türklerin meydana getirdiğini ifade eder: “Savaşçılık kabiliyetini iyice güçlendiren demirciliği yanında, otlak ve su için mücadeleler dolayısıyla metaneti artan bozkırlı, aynı zamanda, huzur içinde yaşayabilmek için insanların karşılıklı saygı hissi ile donanması gerektiğini de öğrenmiş ve insan kütlelerini sürekli olarak barış halinde tutabilmek için toplulukta herkes tarafından zaruri bir hukuk düşüncesine ulaşmıştır. Bu devlet fikrinin doğuşudur. İşte savaşçılığına, hukuk fikrine ilavaten yine at sayesinde sağladığı uyuşuk yerli kütleleri zihin durgunluğundan kurtararak, insan iradesine sonsuz faaliyet ufukları açan sürat kavramı ve maddi araç olarak sahip bulunduğu demir vasıtası ile Türkler, kendilerine bağladıkları insanları idare etmek üzere yeryüzünde ilk siyasi kadroları vücuda getirmiş, ilk kanun koyucu millet olmuştur.”
Türkler erdemli millettir. Onların yöneticileri acun beyidir. Dünyadaki gelişmeleri onlar takip eder, yönlendirme ve yönetme onların işidir.
Türk devleti; din ü devlet mülk ü millet esasına dayanır. "Dini Devlet, Mülkü Millet Muhafazası için Rızaenlillah Nöbetteyim Komutanım” sözü Türk askerinin yeminlerinden biridir. Türk devleti; Devlet-i Aliyye, Devlet-i Hümayun’dur. Devletin kutlu yüceliği
Hemşerimiz Ahmet Urfalı'ya Diasporadan Teşekkür
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Haberler
Şair – yazar Ahmet Urfalı, Azerbaycan Devleti Diaspora Bakanı Fuat Muradov tarafından ‘teşekkürname’ ile ödüllendirildi. Eskişehir’de sivil toplum kuruluşlarında çeşitli görevlerde bulunan şair – yazar Ahmet Urfalı;
Türk dünyası kültür, sanat ve sosyal konularda yazar ve şair olarak da araştırmalar yapmış, yazı ve şiirleri yayınlanmıştır. Ayrıca Azerbaycan’la ilgili olarak Eskişehir ve Emirdağ’da çeşitli etkinlikler düzenledi ve konferanslar verdi. 2016 ve 2018 yıllarında Eskişehir üniversitelerinde okuyan Azerbaycanlı öğrenciler; Azerbaycan’dan gelen konuklarla Emirdağ Davulga’da ‘Karabağ Buluşması’ etkinliği düzenledi. Buluşmaların anısına Davulga Belediyesi tarafından iki caddeye ‘Karabağ’ ve ‘Gence’ adları verildi. Bütün bu çalışmalar; Azerbaycan devlet yetkilileri tarafından yakından takip edildi. Şair – yazar Ahmet Urfalı; gayret ve hizmetlerinden dolayı, Azerbaycan Devleti Diaspora Bakanı Fuat Muradov tarafından ‘Teşekkürname’ ile ödüllendirildi.
Şair – yazar Ahmet Urfalı konu ile ilgili yaptığı açıklamada, ‘’Çocukluk yaşlarımızdan başlayan Turan Ülküsü; Türklük dünyasını tanımamıza vesile oldu ve elimiz kalem tuttuğundan beri Türk dünyasının birlik ve beraberliği hayâlimiz oldu. 2014 yılında
Devamını oku: Hemşerimiz Ahmet Urfalı'ya Diasporadan Teşekkür
Kamu Sen Üyelerine İndirim Anlaşması
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Haberler
Bölgenin önde gelen kurumsal saglik kuruluşu Acibadem Eskisehir Hastanesi ile Türkiye Kamu-Sen Emirdag temsilciliği arasında indirim anlaşması yapıldı. Hastane direktörü Mevlüt Yıldırım, Türk Eğitim-Sen Emirdağ başkanı Yavuz Öztuncer'in katılımları ile işbirliği protokolü imzalandı. Emirdag ilçesinde bulunanTürkiye Kamu-Sen üyeleri ve 1. derece yakınları bu indirimden faydalanabilecekler.
Yavuz Öztuncer "Üyelerimizin özlük haklarını korumak adına verdiğimiz mücadelenin yani sira sosyal haklar kazanmak adına da çalışmalarımız devam ediyor. Kaliteli sağlık hizmetleri ve uzman kadrosu ile birçok arkadaşımızın tercihi olan Acıbadem Eskişehir Hastanesi yönetimine bizlere göstermiş oldukları yakin ilgiden ötürü ve üyelerimize sağladıkları imkanlardan dolayi camiamız adına teşekkür ediyorum. İlce düzeyinde Emirdag Kamu-Sen ile anlasma yapmalari da bizler icin ayrıca onemlidir. Tüm üyelerimize
“Ey Nazlı Hilal”
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Ahmet Urfalı
Türk kozmogonisinde güneş, hilal ve yıldızın önemli bir yeri vardır. Bu yüzden güneş, hilal ve yıldız, proto-Türklerden başlayarak Göktürk, Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde Türk sembolleri arasında kullanılmıştır. Kaya resimlerinde ve Göktürk paralarında bu üç timsali görmek mümkündür. Oğuz Kağan destanında geçen;
“Daha deniz daha müren
Güneş bayrak gök kurıkan” söyleyişi bunun kanıtıdır. Oğuz Kağan burada, “Daha deniz, daha ırmak. Güneş bayrağımız, gökyüzü çadırımız olsun.” demiştir.
Eskiler, düzensizlik ve başıbozukluk karşısında; “Baş yok, batrak yok.” diyerek liderin ve birlik beraberliğin simgesi olan bayrağın gerekliliğini vurgulamışlardır. Batrak, bayrak kelimesinin ilk şeklidir.
Şurası muhakkaktır ki, hilal ve yıldız hem İslam öncesi hem de İslami dönemlerde Türk milletinin temel simgesi olmuştur. Günümüzde pek çok Müslüman ülkenin bayrağında veya armalarında hilâl sembolü kullanılmaktadır. Hilâl edebiyatta sevgilinin kaşlarını sembolize etmek için de kullanılır.
Hilal motifinin bir sembol olarak VII. yüzyıldan itibaren İslâm dünyasında kullanıldığı görülmektedir Sultan Alpaslan 1064’te Ani’yi fethedince camiye çevrilen katedralin kubbesindeki büyük haç indirilip yerine Ahlat’tan getirtilen büyük bir hilal konulmuştur.
Selahaddin Eyyubi, Kudüs’ü haçlıların elinden geri aldığı zaman Kubbe-tu’s-sahra üzerine yerleştirilmiş bulunan haçı indirip yerine hilal şeklinde bir alem koydurtmuştur. Eski kültürler de yer almış bulunan hilal, Türkler nezdinde İslâmi bir simge olarak kabul edilmiş, minarelerin alemine takılmıştır. Hilal, daha çok Türklerin etkisinde olan ülkelerin bayrağında mevcuttur.
Hz. Peygamber’e vahiy güneşinden akseden ilahî mesaj ışıklarını insanlık camiasına yansıtan bir ay mesabesindedir. Hakikatin güneşine âşık olan İslam aleminin ay sembolüne karşı gösterdiği ilgi dikkate değerdir.
İstiklal marşımızın birinci dörtlüğünde konu edilen “al sancak” tır. Al sancak, Türk milletinin sembolüdür. Burada şair fikrini anlatırken onun uyandırdığı hayâl ve çağrışımlardan da faydalanmıştır. Türk bayrağının al rengi şairde bir alev izlenimi
YEMEN’E AĞIT
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Ahmet Urfalı
-1914’te Yemen 117. Nizamiye Alayı, 2.Tabur, 2. Bölük Çavuşu Dedem Ahmet Urfalı’nın aziz hatırasına armağan olsun.-
A-Anadolu’da Yürek Burkuntusunun Adı Yemen’dir
Bir ağıt gidip de gelmeyenlerin hâzin hikâyesi
Buruk hatıralarla yüreklere kazınmış
Adı Yemen’dir
Kimsesiz yetimlerle anaların feryadı
Kara bir yazgı alınlara yazılmış
Adı Yemen’dir
Bir çığlık gözyaşlarıyla ıslanmış
Acısı her acıdan büyük ve dayanılmaz
Adı Yemen’dir.
Anadolu’da yeşeren nadide goncaların
Çöl rüzgârlarında açmadan solmasının
Adı Yemen’dir.
Bir başka gökyüzü bir başka dünya
Tanımı içinde kavuran çölün ve acı kahvenin
Adı Yemen’dir
Recep Tuncer Sarı'ya teşekkürname belgesi takdimi
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Haberler
Belçika’da ikamet eden Emirdağlı Recep Tuncer Sarı’ya; Azerbaycan Diaspora Bakanı Fuad Muradov Sadr’dan teşekkürname belgesi takdim edildi. Aynı zamanda Recep Tuncer Sarı; Türkiye’ye geldiğinde Eskişehir’de ve Emirdağ’da ikamet etmektedir.
Recep Tuncer Sarı kimdir?
1960 yılında Emirdağ’da doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini Emirdağ’da aldı. 1980’de Eskişehir Eğitim Enstitüsü Matematik Bölümünden mezun oldu. Aynı yıl Belçika Gent kentine gitti. Belçika’da bir taraftan iş hayatına devam ederken bir taraftan da geçtiğimiz yıllarda Türk Ocağı Başkanı olarak görev yaptı. Türk Ocağı çatısı altında Belçika Türkleri, Türk
Devamını oku: Recep Tuncer Sarı'ya teşekkürname belgesi takdimi
Definecilerin Emirdağ'da ki hedefi Türbeler
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Haberler
Emirdağ ilçesinde, defineciler, zemin ve çevresini kazdıkları İsa Dede ve Veysel Karani türbelerini tahrip etti.
İlçeye bağlı Pörnek köyü yakınlarındaki İsa Dede Türbesi ile Veysel köyü yakınlarındaki Veysel Karani Türbesi define arayanların hedefi oldu.
Türbelerin içindeki mezarları tahrip eden definecilerin, birden fazla çukur açtığı belirlendi.
Veysel Köyü muhtar vekili Mithat Palıt, AA muhabirine yaptığı açıklamada, define arayanların türbeye zarar verdiğini söyledi.
Türbenin hem içeriden hem dışarıdan kazıldığını dile getiren Palıt, "Bu olayı gereken yerlere bildirmiştik. Yetkililer, türbenin fotoğraflarını çektiler, en kısa sürede buraya döneceklerini söylediler." diye konuştu.
Veysel köyünde yaşayan Mustafa Karaca, türbenin bu halini gördüğünde üzüldüğünü ifade etti.














