GÖLGELER
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Ahmet Urfalı
Gölgenin varlığı ışığa bağlıdır. Işık kaynağı kesildiği anda gölge de biter. Gölgeyi meydana getiren kitle, ışığa yaklaştıkça büyür. Bazen gölge bu cüsseli durumu kendisi zannederek etrafına çalımlı bakışlar atar. Gölge bilmez ki, ışık çekildiğinde kendisi de kaybolacaktır. Gölgede kalanın gölgesi olmaz. Meşhur türkünün sözü; ‘’Kötülerin dalı gölgesi olmaz:’’ Bir cismin gölgesi ışık uzaklaşınca büyür, yakınlaşınca küçülür. En büyük gölgeler sabah saatlerinde ve akşam hava kararmadan hemen önce oluşur. Gölge, ışık kaynağının nesnenin aydınlanan yüzünün tersinde oluşan karanlıktır. Evet, gölge bir karanlıktır. Karanlık; insanlara, itici, korkutucu, şüphe verici gelir. Ama onun mahiyetini bilenler için bunlar katiyen etkili olmaz.
Gölge bir metafor olarak, mutasavvıfların âlemin gerçeğin gölgesi olduğuna yönelik düşüncelerini ortaya koymaları bakımından önemli imkânlar sunmuştur. Mevlana, Divan-ı Kebir’de; ‘’ “Nur, sebebi yaratandır. Ne kadar sebep varsa hepsi de onun gölgesidir. Allah, sebepsizliği her şeye sebep kılmıştır. Sebebi yaratan ile sebep birbirinin aynasıdır. Kim ayna gibi tertemiz değilse, aynayı ve aynadakini göremez.” diyerek varlık-yokluk konusunu açıklar O.’’ Gölgeleri ancak güneş giderebilir. O bir gölgeyi uzatır, kısaltır. Sen
gölge ile oynamak hünerini güneşte ara.’’ sözüyle de hakikatin güneşte olduğunu belirtir.
BATTAL GAZİ DESTANININ AMORIUM VE EMİRDAĞ ANLATIMLARI
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Ahmet Urfalı
Battal Gazi; Emevîler devrinde (661-750) Anadolu’da Bizans’a karşı yapılan savaşlarda şöhret kazanmış, Türk halkı tarafından büyük bir gazi-veli kimliğiyle tanınan bir destan kahramanıdır. Battal Gazi, alp-erenler gözünde gazilerin serdarıdır. Asıl adı Abdullah olan Seyit Gazi’nin ‘Battal’lığı kahramanlığın dolayı verilen bir lakaptır. O, destanda kendi dilinden, ‘ Hüseyin Gazi oğlu Cafer’im ben.’’ diyerek künyesini belirtir. Battal Gazi’nin 717-740 yılları arasında Bizans’a karşı verilen mücadelenin başkahramanıdır. Battal Gazi, Bizanslılarla daha çok Afyon, Eskişehir bölgesinde savaşmış, Seyitgazi’de yer alan antik Akroinon mevkiinde 740’ta şehit düşerek buraya defnedilmiştir.
Battal Gazi Destanı, Danişmendname ve Saltukname; Anadolu Türklüğünün Ulu Türkistan atalarından miras olarak aldıkları ‘’Türk Ülküsü’’nü yaşattıklarını ifade etmektedir. Ulu Türkistan’da mayalanan “Türk Ülküsü”nün Anadolu’da yeniden canlanmasının bu eserlerde yansıtılması bir kültürel değer olarak belirginleşmektedir. Bizans Edebiyatındaki Akritas Destanında geçen akrit (sınır muhafızları) ve apelatlara (akıncı) karşı, alp-erenlerin verdikleri mücadele anlayışlarının farklılığını bilmek önemlidir. Bir yanda dünyalık peşinde koşan Bizans savaşçıları, öbür yanda ise şehadeti gaye edinen Türk gazi dervişleri bulunmaktadır.*
Anadolu’da yeni bir destanlar çağı başlamış, alp-erenlerin, gazi dervişlerin fütuhat gayelerinin, ‘kafiri kara yerden ağ toprak açmak, ıssız viranelikleri abad etmek, adalet ve huzuru sağlamak…’’ olduğu belirtilmiştir. Böylece yeni bir ‘’Türk Çağı’’nı başlatmanın ön hazırlıkları tamamlanmıştır.
Battal Gazi’nin ülküsü; ‘’Rum diyarını İslâm dairesine sokmak ve bu uğurda şehit olmaktır.’’ Battal Gazi Destanında tarih, efsane ve menkıbeler birbirine karışmıştır. Ancak temel amaç hiç değişmez.
Devamını oku: BATTAL GAZİ DESTANININ AMORIUM VE EMİRDAĞ ANLATIMLARI
Avrupalı Türklerin bağışları Eskişehir’de yardıma dönüştü
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Haberler
Yurt dışında yaşayan Avrupalı Türklerin bağışları, Eskişehir’de yaşayan ihtiyaç sahibi ailelere gıda yardımına dönüştü.
Avrupa Birliği Türkleri Dayanışma ve Yardımlaşma Platformu Başkanı Eskişehir’de yaşayan EMİRDAĞLI Sebahattin Tetik konu ile ilgili yaptığı açıklamada, “Biz bu platformu Avrupa’da yaşayan Türk arkadaşlarla kurduk. Kurucu üyelerin tamamı Avrupa’da yaşayan insanlardır. Derneğin finansmanı tamamen bize aittir. Eskişehir’de yaşayan ihtiyaç sahibi halkımızın pandemi nedeniyle sıkıntılarını ve zor günlerini paylaşmak istedik. Eskişehir’de ihtiyaç sahibi aileleri tespit yaptık. Bu ihtiyaç sahibi ailelere, gıda erzak kolilerini ulaştırmaya başladık. Biz gönül elçisiyiz. Pilot il olarak Eskişehir ilimizi belirledik.
Devamını oku: Avrupalı Türklerin bağışları Eskişehir’de yardıma dönüştü
KARA YERE KAR BENİ
- Ayrıntılar

Hastalandım üşüyorum sevdiğim,
Elbisemi çıkar yatır yâr beni.
Ecel geldi ölüyorum sevdiğim,
En yakın tabibe götür yâr beni.
Torunlarım yavrularım gelsinler,
O ağlayan gözlerini silsinler.
Ömür boyu mutlu tatlı olsunlar,
Rüzgârlar devirir atar yâr beni.
Mezarımı yüksek yere kazdırın.
Baş taşıma ‘Allah bâki’ yazdırın.
Ölmeden sılamı son kez gezdirin.
Gel de oku satır satır yâr beni.
Yaradan yaratmış yazmış yazımı,
Bozkır ortasında açtım gözümü.
Yitirmedim inancımı özümü,
Kürek kürek örtün batır yâr beni.
Koronavirüs girmeyen köy Camili köyü ‘Örnek Köy’
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Haberler
Emirdağ ilçesine bağlı Camili köyüne; şimdiye kadar hiç korona virüs girmedi ve korona virüsle tanışmadı ve çevrede örnek köy olarak gösterildi. Camili köy halkı; koronavirüse önlem olarak, köye kimsenin girmemesi ve koronavirüs getirmemesi için gönüllü olarak sıra ile köyün girişini kontrol altında tutarak 24 saat nöbet tutmaktadır. Eskişehir’de halen 120 hane Camili köyü halkı yaşamaktadır. Camili köyü halkının; Eskişehir ile sosyal, kültürel, ekonomik ve eğitim yönden bağlantısı vardır.
Camili köyü muhtarı Kenan Kuru konu ile ilgili olarak yaptığı açıklamada, ‘’Bugüne kadar köyümüz halkı, korona virüsle tanışmadılar ve tanışmak da istemiyorlar. Köyümüzde koronavirüs yoktur. Her gün köyümüz halkı; köye koronavirüs ve ziyaretçi girmemesi için 24 saat köyün girişinde sıra ile gönüllü olarak nöbet tutmaktadırlar. Köyümüze dışardan birisi kendi yakınını ziyarete gelecekse, hemen ateşini ölçüyoruz ve HES kodunu kontrol ediyoruz. Köyümüze gelen ziyaretçi olursa, hemen işini gör ve bu köyden ayrıl diyoruz. Ama köyümüze yabancı kişiler gelirse, koronavirüse önlem olarak köyümüze asla sokmuyoruz. Köyümüzde birbirimize gelip gitmiyoruz. Herkes kendi evinde oturuyor. Bu uygulamada taviz vermiyoruz. Köyümüzde koronavirüse
Devamını oku: Koronavirüs girmeyen köy Camili köyü ‘Örnek Köy’
ARABAŞI YUTMAK
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Ahmet Urfalı
Kış aylarında arkadaş gruplarının yaygın sohbet vesilesi olan arabaşının imlası konusunda farklı görüşler olmakla beraber doğrusunun ‘’ara aşı’’ndan geldiği kanaatimi belirtmek isterim. Arabaşı veya Arapaşı, Türkçe’de diftong (bitişik ikiz ünlü) bulunmayışıdır. Araya giren b veya p sesleri bu yüzden kaynaştırma sesi olarak türemiştir.
Arabaşının yaygın olduğu yörelerde söylenen iki deyişle söze girmek yerinde olacaktır:
“Canım ister bizim elin aşından
Bulgur pilavından arabaşından
Çorbasını yapsak tavuk döşünden
Oy bizim eller gidesim geldi
Anamın aşından yiyesim geldi”
“Arabaşı yaparsan hindiden,
Gelirim ikindiden.
Arabaşı yaparsan tavşandan,
Gelirim akşamdan.
Arabaşı yaparsan tavuktan,
Gelemem belki soğuktan.”
Arabaşı; Karaman, Konya, Kayseri, Yozgat, Kırşehir, Nevşehir, Mersin, Eskişehir, Çankırı, Kırıkkale, Kahramanmaraş gibi illerle, Emirdağ ve Sivrihisar gibi ilçelerde kış aylarında yapılan ve muhabbete, dostluğa, toplanmaya vesile olan, tarihi süreç içinden süzülüp gelerek yaşatılan kültürel bir mirastır.
Arabaşı, bir aş olmanın ötesinde kültürel bir değerdir. Bu aynı zamanda sosyolojik bir olgu olarak da karşımıza çıkar. Dostluğa, kardeşliğe, yardımlaşmaya, sevgi ve muhabbete vesile olan arabaşı, birlik-beraberlik göstergesidir. Türk kültüründe bu tür
ziyafetlere şölen adı verilirdi. Şölenlerde yenilir, içilir, eğlence yapılır, oyunlar düzenlenirdi. Arabaşı, ziyafetleri şölenlerin günümüze gelen kültürel değerlerindir.
Arabaşının adının kaynağı üzerine her ne kadar Araplarla ilgi kurulsa da doğru olanın “ara aşı”ndan ünsüz türemesiyle meydana geldiğidir. Zira mantıksal olarak da arabaşı, uzun kış gecelerinde akşam yemeğinden sonra yutulan bir yiyecektir. Rivayet olunur ki, bir tarihte Emirdağ’a gelen Araplara, arabaşı ikram edilir.’’ Bu aş size ait.’’denir. Araplar, hep bir ağızdan: “Vallah, biz böyle aş bilmeyiz.” derler.
MODİFELİ ARAÇLAR FUARI İLGİ GÖRDÜ
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Haberler
Emirdağ ilçesinde gerçekleştirilen ‘modifiyeli araçlar fuarı’nda; CarTeam Afyon grubu, çeşitli illerden gelen yüzlerce modifiye tutkunu araçlarıyla Emirdağ’da etkinlikler düzenledi.
Grup kurucu başkanı Emirdağlı Kadir Han Çakır konu ile ilgili yaptığı açıklamada, ‘’CarTeam Afyon tarafından gerçekleştirilen modifiye araç etkinliği; bu sene Emirdağ ilçesinde yapıldı. Etkinliğe 500'ün üzerinde modifiye otomobil ve motosiklet katıldı. Farklı illerde düzenlenen fuarlardan davetler almak, ağırlanmak farklı kültür ve farklı araçlar ile bir arada olmak bizleri mutlu ediyor ve özenle katılım sağlıyoruz. Modifiyeli araçları seviyoruz. Araçlarına büyük masraf harcayan ve haberlere dahi konu olan arkadaşlarımız, halkın genellikle olumlu tepkisini kazanıyor. Örnek olarak Antalya ve Türkiye’de sevilen Efe Garage ailesi Murat Tokmak, fuarımıza katılarak modifiye tutkunlarının ilgi odağı oldu.














