EMİRDAĞ BELEDİYESİ VATANDAŞINA KALİTELİ YAŞAM SUNUYOR
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Haberler
Afyonkarahisar yöresine meşhur olan Emirdağ Salı Pazarı yenileniyor.
Yapılan ihale sonucunda 23 Şubat 2021 tarihinde yer teslimi yapıldı. Yaklaşık 5 milyon Türk Lirasına mal olacak olan yeni Pazar için çalışmalar 2 Mart tarihi itibariyle başladı.
150 günde tamamlanacak olan yeni modern Pazar yerinde yöresel ürünler için 28 adet, Yoğurt pazarı için 56 adet, Meyve Sebze satışı içinde 58 adet alan hazırlanacak.
Mevcut Pazar da yapılacak çalışma nedeniyle Emirdağ Belediye Başkanı Serkan Koyuncu Sebzeciler Derneği Başkanı Kadir Bilal ,Doğan Dağ, Suat Gözel, Arif Gürbüz sebzeci esnaflarla görüşerek proje tamamlanıncaya kadar geçici kurulacak pazar yeri hakkında fikir alışverişinde bulunarak geçici olarak Salı günleri kurulan Pazar Atatürk Ortaokulu yanındaki yola kurulacak.
Devamını oku: EMİRDAĞ BELEDİYESİ VATANDAŞINA KALİTELİ YAŞAM SUNUYOR
EMİRDAĞ UZUN ÇARŞI
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Ahmet Urfalı
Emirdağ; Cırgın 1691, Muslucalu 1740, Aziziye 1886, Emirdağ 1931 adlarıyla tarihi süreçlerden geçerek günümüze gelmiştir. Çarşı Camii 1750’de Musulıcalu döneminde yapılmıştır. Cırgın karyesi döneminden sonra Muslucalu nahiyesine geçişle birlikte Emirdağ’ın nüfusunda önemli bir artış meydana gelmiştir. 1885’te ilk nüfus kaydında 16.575 kadın-erkek kişi tespit edilmiştir. Bu devrede gayr-i müslim olarak da 61 kişi mevcuttur. Bu ilk sayımdan 1970’li yıllara kadar Emirdağ’ın nüfusu sürekli artmıştır. Yurtdışına yapılan göçler, iç göçler ile yeni idari yapılanma sonucunda bazı köy ve nahiyelerin Emirdağ’dan ayrılmasıyla nüfus sürekli gerilemiştir.
Emirdağ’ın kuruluş aşamasında yoğun bir iskan faaliyeti yaşanmış, Boz-ulus Türkmenleri yöreye yerleştirilmiştir. Eskişehir-Han ilçesi gibi önemli bir merkezin nüfusu gitgide azalırken Emirdağ, bölgenin yıldızı olmuştur.
Nüfus yoğunluğu beraberinde ticaret hareketliğini getirmiştir. Emirdağ, kuruluşundan itibaren de çarşı ve pazarıyla yörenin en hareketli cazibe merkezi olmuştur. Dönemin şart ve imkanları dahilinde Emirdağ halkı çalışkanlığıyla hayvancılık ve tarımda büyük miktarda üretim gerçekleştirmiştir. Buğday, arpa, burçak, afyon, pamuk, nohut, mercimek, mısır, haşhaş, afyon sakızı, palamut ve kereste gibi tarım ürünleriyle koyun, keçi, tiftik keçisi, sığır, at, eşek ve deve hayvanlar yetiştirilmiştir.
Bu üretim ve yetiştiricilik beraberinde pazar ve çarşı kurulması hususunu gündeme taşımıştır. Önceki yazılarımızda pazar konusunu işlemiştik. Bu yazımızda da Emirdağ Uzun Çarşı’yı tarihi, kültürel ve sosyal yönden ele alacağız.
Çarşı, alıcı ve satıcıların fiziki olarak karşılaştıkları, dükkânların bulunduğu açık veya kapalı alışveriş yeridir. Pazar, belli gün ve zamanlarda açılırken, çarşı, dükkânların bulunduğu sürekli açık olan mekânlardır. Çarşı, kentleşmenin bir göstergesidir. Bir yerleşim merkezinde çarşının bulunması, o mahallin ticaret hareketliliğini gösterir. Dolayısıyla üretimi ve yetiştiriciliği yapılan tarım ve hayvancılık ürünleri çarşı ve pazarda yoğun bir alış-veriş hareketini doğurmuştur.
GARA HÜSEYİN TÜRKÜSÜ / AĞIDI (Hikayesi)
- Ayrıntılar
Arif Bey, Karakeçili Milli Alayı Komutanı Harput doğumlu Binbaşı Sinan Bey’in oğludur. Yunanlıların İzmir’e asker çıkarması ile ilk silahlı mukavemeti başlatıp, daha sonra Afyon-Emirdağ’a gelerek Karakeçili Milli Alayını kurmuştur. Ölümüne kadar geçen sürede milli şuuru ayaklandırmak için gece gündüz çalışmıştır. 11 Mayıs 1920’de Gerede’nin Aktaş Köyü’nün Yunak Yaylası’nda faili meçhul, menfur bir suikaste kurban gitmiştir.
Emirdağında İş Bankası’nın bulunduğu yer Çerkez Mehmet’in Han’ı idi. Arif Bey o zamanlar bu Han’ı karargah olarak kullanıyor. Karacalar’dan da Kara Hüseyin ve Kardeşi Goca Mustafa asker kaçağı, Afyon Mapushanesini yarıp kaçıyorlar. Türkmen Köy’ün güneyindeki dağda, Üğü Taşı denen mevkiye karargah kuruyorlar. Çevrede ne kadar asker kaçağı varsa bunları topluyorlar ve kendilerine katılmaya davet ediyorlar. Arif Bey bu durumu haber alıyor. Bir de Kel Hüseyin sınır çiziyor, “Bu dağlar bizim, benden izinsiz hiçbir Muslucalı dağlara eşeğini süremez.” diye tehdit savuruyor. Kel Hüseyin’in karargahının bulunduğu Üğü Taşın arkası sarp kayalık. Bulundukları yerden aşağı baktınmı her tarafı görüyosun. Arif Bey endişeleniyor. Bunlarla çatışmaya girse çok zaiyat vereceğini biliyor. Onun için “En iyisi bu çete ile barış yoluyla anlaşmak.” diyor. Arab Ahmet Oğlu Seyit Ağa ile Çerkez Mehmet “Biz Kel Oğlanı ikna ederiz, Arabistan’da Miskei Amberde beraberdik” derler. Arif Bey, Kaymakam Osman Bey, heyet karar verir. Seyit Ağa ile Çerkez Mehmet Keloğlanın karargahının bulunduğu Üğü Taşı'na varırlar. Keloğlan bunları çok hoş karşılar. “Ağalar buraya keklik vurmaya gelmediniz, bir arzunuz isteğiniz var galiba.” der. Seyit Ağa hemen lafa karışıp, “Aziziye heyeti, Arif bey, Kaymakam karar verdiler. Sizi affedecekler, anlaşmaya geldik.” der. Keloğlan “Bir kalleşlik olmasın Seyit Ağa, öyle birşey olursa önce benim canımı alırlar” der ama sonunda ikna olurlar. Hepsi yola koyulurlar. Türkmen Köy’e geldiklerinde köyde in cin top oynar, ortalıkta kimseler gözükmez. Keloğlanın içine şüphe düşer. Kayaların arasından bir çocuk çıkar, “Ağam köyde Jandarma var” diye uyarır. Koca Mustafa “Yalanısan kafanı koparırım.” der. Meğer Kaymakam Osman, Aziziye Heyeti’nden habersiz işgüzarlık yapmaya kalkar. “Jandarmaya kaçakları ölü diri yakalatırım, ödülünü ben alırım.” diye köyde jandarmayı konuşlandırır. Bunu duyan Keloğlan müfrezesi ile iki yandan köyü kuşatır. Köydeki jandarmalara operasyon yapıp silahlarını alır. Hepsini Camiye doldurur. Kaymakamın tuzak kurduğunu öğrenen Çerkez Mehmet ile Seyit Ağa “Biz de oyuna geldik, yem olacağız.” düşüncesiyle atlarını mahmuzlayıp kaçmaya başlarlar. Keloğlan Müfrezesine ateş emri verir, arkalarından kurşunlar yağmur gibi vızıldamaya başlar. Seyit Ağa sırtından kurşunu yeyip attan düşer.
Prof. Dr. Kürşat Yenilmez’in matematik alanındaki başarısı
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Haberler
Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Eğitim Fakültesi Matematik ve Fen Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi ve Bölüm Başkanı Emirdağlı Prof. Dr. Kürşat Yenilmez; matematik alanında Türkiye sıralamasında 868’nci, ESOGÜ bünyesinde ise 7’nci olarak yer aldı.
Emirdağlı Prof. Dr. Kürşat Yenilmez, Türkiye’de en çok atıf alan ve H-index’i en yüksek 6000 akademisyenden birisi olarak sıralamaya girdi. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Alper’in Researchgate.com’da yayınladığı ‘Türkiye’de en çok atıf alan ve H-index’i en yüksek 6000 akademisyen’ başlıklı çalışmada Türk Üniversitelerinde görev yapan yerli ve yabancı akademisyenler içinde Google Scholar profillerine göre en çok atıf alan ve H-İndex’ine sahip ilk 6000 kişi açıklanmış olup, ESOGÜ Eğitim Fakültesi Matematik ve Fen Bilimleri Eğitimi Bölümü Öğretim Üyesi ve Bölüm Başkanı Prof. Dr. Kürşat Yenilmez Türkiye sıralamasında 868’nci, ESOGÜ bünyesinde ise 7’nci olarak yer aldı.
ESOGÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kürşat Yenilmez konu ile ilgili yaptığı açıklamada, ‘’Türkiye sıralamasında 868’nci, ESOGÜ bünyesinde ise 7’nci olarak yer almaktan çok memnun oldum’’ dedi.
Emirdağ Karlar Altında 2021
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Videolar
ÇOCUK SESLERİ
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Ahmet Urfalı
“Oğul atanın yetiridir, iki gözünün biridir.’’
Dede Korkut
Her eğitimci gibi okul bahçelerindeki çocuk seslerini çok özlediğimi belirtmek isterim. Çocuk sesleri, cennet sesleridir. Hiçbir besteci, hiçbir müzikolog bu seslerin sırrına eremez. O sesleri ancak anneler ve öğretmenler anlayabilir. Kimileri gürültü dese de anneler ve öğretmenler için en mükemmel senfoni bu seslerdedir. Okul bahçelerindeki çocuk seslerinin uyumunu, sesler arası geçişleri, ritmi, vurguyu, tonlamayı ve ahengi henüz hiçbir besteci keşfedip notalara dökemedi, hiçbir orkestra çalamadı, hiçbir solist söyleyemedi. Kulağımız çocuk seslerine aşina oldu, o sesleri yadırgamadı, terslemedi, ötelemedi. Kalbimiz, ağlama seslerine gözyaşı, sevinç seslerine tebessüm oldu. Çocuk sesleri içimizde yer edindi. ‘’
Doğan her çocuk, Tanrı'nın insanoğlundan hâlâ umut kesmediği mesajını getirir.’’ diyor Hintli Şair Rabindranath Tagore. İnsan neslinin devamı çocukların doğması ile sağlanır. Onların aile, çevre ve okullarda aldıkları eğitim sayesinde hem ferdi hem de milli gelecekleri düzenlenmiş olur. Tanrı’nın emanet ve armağanı olan çocuklarını iyi yetiştiren aile ve ülkeler kutlu görevlerini de yerine getirirler.
16 Mart’ta salgın sebebiyle zorunlu olarak ara verilen örgün eğitim süreci verilen tarihte de başlatılamamış 21 Eylül’e ertelenmiştir. Okulların açılması konusu salgının tekrar yaygınlaşmasından dolayı hâlen belirsizliğini korumaktadır. Televizyon ve internet üzerinden verilen dijital eğitimin ne oranda yeterli olacağı tartışmalıdır. Zira öğretmen- öğrenci arasında oluşan sinerji ve sevgi ortamını bu tür öğretim araçlarıyla vermek mümkün değildir. Yaklaşık 6 aydan beri ev ortamında bulunan çocukların
Emirdağ da Göç Durdu
- Ayrıntılar
- Üst Kategori: Haberler
Emirdağ Belediyesine göre Gurbetin Başkenti Emirdağ da 1960 larda başlayan göçün önüne geçildi. Organize sanayinin büyümesi, insanların 2020 yılına ait Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemine esas nüfus sayım sonuçları Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklandı. Tuik sonuçlarına göre Emirdağ ilçe merkezi 2020 aralık ayına göre ilçe merkezi 1.116 kişi arttı. Emirdağ’daki nüfus artışı dikkatleri çekti.
Belde ve köylere nazaran bakıldığında 2020 yılından bu yana Emirdağ’a bağlı belde ve köylerde de artış oldu ve Emirdağ'a merkez ve bağlı belde-köylerin nüfusu 2.157 kişi arttı. Emirdağ merkez ve köyleriyle birlikte Afyonkarahisar’ın ilçeleri içerisine en hızlı nüfus artışı olan ilçe oldu.
Gectiğimiz yıl 19.059 ilçe merkezi 1116 kişi artarak 20.175 kişi ikamet etmeye başladı.
Köylerde de Emirdağ En Fazla Nüfusu Artan Olan İlçe 2020 yılında Emirdağ’a bağlı köylerde 18.930 kişi ikamet ederken; 2019 yılında ise 18.302 kişi ikamet etmeye başladı. 2019 yılında Emirdağ belde ve köylerine göçen sayısı ise 628 kişi oldu.














